İlk Göz Ağrım

1 Ağustos 2019

Talia’m, 15 yaşında, kocaman bir genç kız oldu. Talia. Başka isimleri de var tabii; Taliş, Tati, Taliş Hanım… Doğumu dün gibi, sırtıma orurtup parklarda dolaşmalarımız, sokaklarda kedi okşamalarımız da…

 

Zaman geçmiyor artık, akıyor. Hatta kayıyor. Bakıyorum arada çok çok yıllar, anıların hepsi geçmiş zamanlar, çoktan masala karışmışlar. Hepsi benim aklımda, canlı, renkli, detaylı oysa.

Zamana kanıt: Talia 15 yaşını tamamladı. Onların okulunda ortaokul dört yıl, mezun oldu. Liseli bir genç kız olarak üniversite planları yapmaya, gelecek hayalleri kurmaya başladı.

Benim ilk göz ağrım o. Doğumunu gün gün, saatleri sayarak bekledim. El yazımla hayatını yazdım, tüm önemli günleri not ettim. Altı kocaman metot defter bitirmişim. Gak dedi, yaptık; guk dedi, uçtuk. Mutlaka hatalarımız vardır, fazla pimpirikli anlarımız olmuştur; ama çoğunlukla iyilik sanırırm.

Ah, sadece üç sene sonra, o bir yetişkin. Üniversite, stajlar, belki de başka şehirler…

Anne ve babaların çocuklarından kopmaları ne zormuş. Çocuk büyüdükçe, doğal olarak uzaklara uçmaya başlıyor. Her sene biraz daha. Kendi kendine önce mahalle içinde, sonra bütün şehirde dolaşmaya başlıyor. Arkadaşlar, planlar, programlarla hayatını başka türlü dolduruyor. Derken birkaç günlük seyahatler; okulla, arkadaşlarla… Oysa ebeveyn aynı yerde, aynı rolde. Yavrunun sandalyesi boş, sesi evi doldurmaz olunca, işler fena karışıyor. Hatta durumun bir başka vahim tarafı da, anne baba her geçen gün biraz daha çöküyor. Gitgide gözler daha yaşlı, omuzlar daha çökük, sesler daha cılız çıkıyor.

Abarttım, biliyorum. Ahhh! Olayı iyice dramatik bir kadraja oturttum yine. Ne bileyim, onu öyle elinde diploması, genç kız haliyle, 15 yaşını bitirdiği günde görünce, bir fena oldum.

Kızı evlenirken kendini yerlere atan babalardan olmayacağım derdim bir de. Bugün bile kendimi atasım var. Kızlarımı yanımdan, yamacımdan hiç bir yere bırakmayasım var…

Biliyorum. Dede Korkut’un o güzel deyişini hep hatırlıyorum: Eyegülü ulanır / kaburgalı büyür. İyi ki de büyür, orası ayrı mevzu. Bahtı açık, alnı açık, sırtı hep dik olsun.

Ama benim yanımda olsun.

Talia’m, Tati’m, ilk göz ağrım. Benim için her zaman ilk yavru. Hep bebeğim, canım, kızım…

Canım Taliş’im, iyi ki doğdun, iyi ki seni böyle güzel bir genç kız olarak gördüm. Bakma bana, böyle oluyorum bazen işte, ama bil ki seni hiçbir zaman bırakmam!