Frida Cahlo 

13 Mart 2020

Bizim evde her gün neredeyse anılan bir isim: Frida Cahlo. Hayatını neredeyse gün gün biliyoruz. Giyim tarzı, yürüyemediği yıllardaki bile sağlam duruşu, yorulmadan üretişi, kısacık yaşamına beş hayatlık anı sığdırması…

Mimi geçenlerde bir proje hazırladı yine. Sınıfta herkes birini anlatacaktı. Beş yaşından beri hakkında onca film seyredip, kitaplar okuduğu Cahlo’yu seçti. Ve harika bir ödev hazırladı. Fotoğraflarla, anılarla, bütün ana hatlarıyla, Frida, bir kez daha ölümsüzdü.

Şimdiki çocukların dünya kültürüne bu kadar hakim olması çok hoşuma gidiyor. Evet, sosyal medyanın çok büyük etkisi var; dünya dediğimiz yer bir küçük köy artık. Bir mesajla uzak ülkelerdeki tanımadığımız insanlarla tanışmamız mümkün. Bir emojiyle en ulaşılmaz kişiye dokunmamız da.

Yine de hoşuma gidiyor işte. Ben Frida’nın adını yirmili yaşlarımda mı duymuştum acaba? Okuyan, yazan, gezen, meraklı bir genç olarak hem de. İyi okullara giden, çalışkan bir zamane çocuğuydum. Başkaydı herşey. Bilgi daha kısıtlı, kültür daha yereldi. Klasik kabul edilen en büyük birkaç isim dışında, renkler daha soluktu.

Bu devrin hızı, her noktaya cesaretle ulaşma olanağı, bütün dünyayı anında sahneye döküş beceresine bayılıyorum. Çocuklarımız nasıl da “herşey mümkün” inancıyla büyüyor. Bilemezsen google’a sor, anlamazsan youtube’dan seyret. Doğru kullanılırsa, ne kadar güçlü bir kolaylık. İnsanın kendine koyduğu, çoğu zaman farkında olmadan yerleştiriverdiği engelleri yok eden bir bakış açısı. Kısacası: Yeni Dünya, Yeni İnsan.

Bilgi bu kadar yakın, tehlikeler de. Bir kötü niyetli elin yolladığı mesaj, hayatları karartabiliyor. Seyahatlerin bu kadar hızlı ve kolaylaştığı dünyamızda, gözle görülemeyen bir virüs, binlerce kişiyi anında etkileyebiliyor…

Güzele bakalım, iyiye odaklanalım. Devrinin çok çok ilerisinde yaşamış, üretmiş bir sanatçı Frida. Geçen aylarda, Meksika seyahatimde, evini gezdim. Mimi’ye onun dolaştığı, hastalığında yıllarca yattığı odalardan fotoğraflar getirdim. Frida Cahlo, hayatları, zamanları, sınırları aşan enerjisiyle, yine bizimleydi…