O ne istediğini bilir, yeter ki dinleyin

11 Nisan 2019

-Doğan Kitap’ın katkılarıyla-

Bir bebeğin doğumu hiç kuşkusuz mutluluk verici bir olaydır. Hal böyle olunca yeni anne baba olmuş birçok kişi, çocuklarına karşı olağanüstü bir sevgi ve şefkat hisseder. Ancak bir bebek dünyaya gelirken ebeveynler için de yeni soruları beraberinde getirir. Bir bebek neden ağlar? Ağlayan bebek nasıl susturulur? Ağlamak her zaman bebeğin bir ihtiyacı olduğunu mu gösterir? Bir bebeğin ihtiyaçları nedir ve anne babasına bunları nasıl ifade eder? Bebekle nasıl konuşulur? Bebeğe sevildiğini ve bir birey olarak isteklerine saygı duyulduğunu göstermek için ne yapmalı?Bu soruların yanıtını ise İsviçre Cenevre Üniversitesi’nde insan biyolojisi mastırı, Kaliforniya Üniversitesi’nde psikoloji doktorası yapan bir gelişim psikoloğu olan Aletha Solter, Bilinçli Bebek kitabıyla veriyor. Solter, bilinçli ebeveynlik üzerinden giderek kültürel dinamikleri de göz önüne alan yeni bir yaklaşım sunuyor: Çabuk çözümler ya da basit yöntemler yerine güvene, empatiye ve saygıya dayalı tümüyle yeni bir ilişki yöntemi öneren “Bilinçli Ebeveynlik” yaklaşımı, bebeğinizle nasıl derin bir duygusal bağ kuracağınızı içeriyor. Bu yaklaşım aynı zamanda bebeğinizin gerçek benliğine bağlı kalmasına, sağlıklı ve bütünlüklü bir insan olarak büyümesine nasıl yardımcı olacağınızı da kapsıyor.

Bırakın bebeğiniz ağlasın

Aletha Solter’ın Bilinçli Bebek kitabı, gebelikten 2,5 yaşa kadar anne ve babalığı kapsamlı olarak anlatıyor. Bebeklerin ağlama, uyku, beslenme ve oyun gibi ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağını tartışan kitap, anne babalar ile çocukları arasında sağlıklı bir bağın nasıl kurulması gerektiği konusunda somut tavsiyelerde bulunuyor.

Solter, bebeğin davranışını anlama ve ona cevap verme, zekâsının gelişmesine rehberlik etme, cezalandırmadan ve ödüllendirmeden disiplin verme ve kendine güvenen sağlıklı bir birey olması konularında araştırmalarla desteklenmiş pratik çözümler sunuyor. Örneğin Solter ağlama konusunda: “Aslında bir bebeğin ağlama nedeni çok basittir; ya acil ihtiyaçları karşılanmıyordur ya da streslidir ve ağlayarak bunu dışa vuruyordur” diyor. Peki, böyle bir durumda anne babalar ne yapabilir? Solter’ın bu soruya yanıtı ise çok basit: “Bebeğiniz stres altında olduğu için ağlıyorsa sakın onu susturmaya çalışmayın; bırakın ağlasın, stresini boşaltsın.”

Kitabında disiplinle ilgili ödül ve cezalandırmanın neden işe yaramadığının detaylarına inen Solter, anne babalara limit koyma konusunda önerilerde bulunuyor. Kitapta; öfke nöbetleri, paylaşma, saldırgan davranışların altında yatan ihtiyaca inerek çözümlerinin bulunacağı yine örneklerle anlatılıyor. Kitabın her bölümün sonunda ebeveynin kendi çocukluğuna inerek kendi davranışlarını anlamasına yardımcı olacak pratik egzersizler de mevcut. Üç temel bileşenden −güvenli bağlanmaya dayalı ebeveynlik, cezalandırıcı olmayan disiplin ve duygusal boşalmaların kabulü− oluşan bilinçli ebeveynlik yaklaşımı başka kitaplarda okuduklarınızdan ya da çocuk yetiştirmenin “normal” ya da “doğru” yöntemlerine ilişkin kültürel varsayımlarınızdan oldukça farklı olabilir. Ancak unutmayın ki bu yaklaşım yalnızca, siz ve aileniz için neyin en iyi olduğunu yaratıcı bir biçimde düşünmenizi sağlayacaktır.