Neden süt içmeliyiz?

21 Mayıs 2019

Yazan: Dyt. Aslı İçingür Güler

Dünyaya gözlerimizi açtığımız ilk andan itibaren bizi yaşama bağlayan, karşımıza ilk çıkan en temel besin kaynağı olan anne sütüyle başlar insanoğlunun beslenme serüveni. Süt insan vücudu için gerekli olan karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineral gibi besin öğelerini içerdiğinden oldukça değerli bir besin kaynağı. Özellikle büyüme çağındaki çocukların beslenmesinde mutlaka yer alması gerekiyor. 

Süt konusunda toplumu bilinçlendirmek ve tüketimini artırmak amacıyla her yıl 21 Mayıs, “Dünya Süt Günü” olarak kutlanıyor. Birleşmiş Milletler Uluslararası Sütçülük Federasyonu, 1956 yılında tüm üye ülkelerde bugünü kutlama kararı almıştır. Türkiye’de de 1991 yılından beri 21 Mayıs günü, “Dünya Süt Günü” olarak kutlanıyor.

Türkiye, süt üretiminde dünyada 8., Avrupa’da ise 3. sırada yer alıyor. Süt üretimi son 10 yılda yüzde 70 artarak, 20.7 milyon tona ulaşmıştır. Türkiye süt üretimi konusunda öncü ülkeler arasında olmasına rağmen, kişi başı tüketim sıralamasında diğer Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında alt sıralarda yer alıyor. Bugün İzlanda’da yılda kişi başına yaklaşık 100 litre, İspanya’da 80 litre, Fransa’da 50 litre süt tüketimi tespit edilmişken, bu miktar Türkiye’de ancak 34 litre olarak bildirilmiştir. Sütün yetersiz tüketilmesi sonucunda toplumlar bodurluk riskiyle karşı karşıya kalabiliyor.

Kalsiyum, fosfor ve B2 vitamini (riboflavin) açısından oldukça zengin bir besin kaynağı olan süt, vücut için yaşamsal önemi olan amino asitleri ve yağ asitlerini bünyesinde bulundurur. Sadece sütte bulunan bileşenler; laktoz, süt yağı, kazein, laktoalbümin ve laktoglobülindir. Sütün enerji değeri, bileşimine göre farklılık gösterir. 1 litre yüzde 3 yağlı içme sütü 615 kcal enerji verir. Laktoz, sütün tek karbonhidratıdır; glikoz ve galaktozdan oluşan bir disakkarittir. Sadece sütte bulunur. Beyin ve sinir gelişimi için büyük önem taşır.

Tüm vücut fonksiyonlarının çalışmasında büyük öneme sahip mineraller olan sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, klor ve fosfat, sütteki temel mineral maddeleri olarak sıralanıyor. Bunlar genel anlamda kemik gelişimi, kalp sağlığı, kas iskelet sisteminin sağlıklı bir şekilde görevlerini yerine getirebilmesi ve beyin gelişiminde oldukça önemli minerallerdir.

Süt tüketiminin yararları

  • Sütün içerisindeki laktoz vücudun kalsiyum ve fosfordan daha iyi yararlanmasını sağlar. Bu nedenle kemik ve diş sağlığının korunması ve desteklenmesinde önemli rol oynar.
  • Süt yağı, laktozun en iyi şekilde kullanımını ve vücudumuz için gerekli olan A, D, E, K vitaminlerinin taşınmasını sağlar.
  • Süt içerisindeki yağda bulunan fosfolipitler, beyin ve sinir hücrelerinin hayati önem taşıyan kısımlarını oluşturur.
  • Vücut için gerekli olan doymamış yağ asitlerini bünyesinde bulundurmasından dolayı süt yağının beslenmede önemli fonksiyonları bulunmaktadır.
  • Hayvansal kaynaklı olan süt proteininin biyolojik değeri bitkisel proteinlere göre daha yüksek olduğundan, vücut diğer proteinlere oranla süt proteininden daha iyi yararlanmaktadır. Bu proteinler büyüme ve gelişmeyi desteklemektedir.
  • Süt proteini saç ve tırnakların oluşumunda büyük rol oynar. Buna ek olarak, kasların kasılmasına yardımcı olur.
  • Kalsiyum alımının en kritik öneme sahip olduğu yaş, 25-30 yaş arasıdır. Bu dönemde kalsiyumdan zengin besinleri tüketmek kemik yoğunluğunu artırmaktadır. 30 yaşından sonra kemik yoğunluğu artmamakta, ancak yoğunluğun korunması sağlanabilmektedir. Süt içmenin kemik yapısına olan olumlu etkisi en fazla çocukluk ve gençlik yıllarında görülmektedir. Bu dönemlerde yeterli süt tüketimi, dolayısıyla kalsiyum alımı tüm yaşam boyunca kemik sağlığı için önemlidir.
  • Özellikle zeka gelişiminde etkili olan, deri ve göz sağlığında gerekli B2 vitamini (riboflavin) için süt en iyi kaynaktır.
  • Laktoz enzimi yetersizliği nedeniyle laktoz intoleransı gösteren kişilerin süt yerine fermente süt ürünlerini tüketmeleri önerilmektedir.

Sağlıklı bireylerin yeterli ve dengeli beslenmesi için tüketilmesi önerilen süt miktarı yaş, cinsiyet, fizyoloji, büyüme ve gelişme dönemi, gebelik ve yaşlılık durumuna göre değişiklik göstermektedir. Ulusal Süt ve Süt Ürünleri Konseyi’nin yayınladığı Beslenme Rehberi’nde, 2-4 porsiyon (400-800 ml) ve Türkiye’ye Özgü Beslenme Rehberi’nde yetişkin bireylerin 2 porsiyon, çocuklar, adölesan dönemi gençler, gebe ve emzikli kadınlarla menopoz sonrası kadınların 3-4 porsiyon (600-800 ml) tüketmeleri önerilmektedir (1 porsiyon = 1 orta boy su bardağı – 200 ml)