Pandemi döneminde okul taksitleri ne olacak?

8 Haziran 2020


Covid-19 ile birlikte çok fazla kelimeyi günlük hayatımıza dahil ettik. Neydi bunlar? Covid, entübe, pandemi, filyasyon, sosyal izolasyon… Bir de bir kelime daha var ki o da “Mucbir hal” Peki bu mucbir hal durumunda önceden ödediğiniz okul taksitlerini ne yaptınız? Ya da aylık olarak ödediğiniz servis ve yemek ücretlerini… Konuyu bir bilene danışalım istedik. Av. Gülen Hidayetoğlu’na sorduk: Okul ücretlerinde ödemediğimiz kısmı ödemezsek ne olur?

Hazırlayan: Aslıhan GÜNDÜZ

CORONA’NIN ÖZEL OKUL ÜCRETLERİNE ETKİSİ  

Yaşamakta olduğumuz bu olağanüstü zaman birçok hayat alışkanlığımızı değiştirdiği gibi hukuki anlamda da daha önce hiç aklımıza gelmeyen sorunları gündeme getirirken hayatımıza yepyeni bir kavram ekledi; mücbir durum! Nedir peki bu yeni kavram ne anlama geliyor ve bizler için önemi nedir?

Mücbir hal, hukuki açıdan önemli bir kavram olup, özetle şu şekilde tanımlamak mümkün; “Hukukta görevin, taahhüdün ve sorumluluğun yerine getirilmesine engel teşkil edebilecek nitelikte bulunan durumlar bütünüdür”. Buna kısaca doğal afet, yangın ve salgın hastalıkları bu grupta sayabiliriz.

Mücbir hal diğer bir deyişle, aslında içinde bulunduğumuz süreci kapsıyor ve bu akıllara takılan en önemli sorunun cevabının temelini oluşturuyor; okulların durumu ve okula ödediğimiz ücretler ne olacak?

Ebeveynliğin tabiatında yatan endişe hali, Covid-19 diğer bir değişle Corona’nın hayatımıza girmesiyle kat be kat artmış durumda. Üstelik sadece çocuğumuzun ve sevdiklerimizin sağlığı için endişelenmiyor, aynı zamanda ekonomik anlamda da büyük kaygılar yaşıyoruz.

Özellikle çocukları okul çağında olan ve onları özel okula gönderen ebeveynlerin aklında binlerce soru dönüp dolaşıyor.

Okulun kalan taksitlerini ödeyecek miyiz?

Servis ve yemek ücretlerini ödemeli miyiz?

Okul ücretlerinden ödemediğimiz kısmı ödemezsek ne olur? Gibi gibi…

Bir veli ile özel okul anlaştığında; veli ücret ödemeyi kabul ederken, özel okul ise ücret karşılığında çocuğa kaliteli eğitim ve çeşitli aktivite imkanları sunmayı taahhüt eder. Bu hukuki anlamda bir sözleşmedir. Ancak yukarıda anlamından kısaca bahsetmiş olduğumuz mücbir hal, sözleşmelere doğrudan etki etmektedir.

Çocuklarımızın okul dönemlerini 2’ye ayırarak bu konuyu incelemek daha doğru

  • Okul öncesi eğitim veren eğitim kurumları

Ebeveynlerin de bildiği üzere, okul öncesi eğitim veren okullar ve anaokulları, daha çok aktivite ve çocukların el becerilerini, sosyal ilişkilerini geliştirmeye yönelik kurumlardır. Yani veli ücret öderken, okulda bu hususlarda çocuğun gelişim sorumluluğunu üstlenmektedir. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okulların kapatılması ile okulların bu sorumluluklarını yerine getirme imkanı kalmamıştır. Okul ücretini almadıysa, ortada zaten bir problem yoktur, eğitim verilemediğinden okulun bu ücreti talep etmesi hayatın olağan akışına aykırı olacaktır. Ancak ödeme peşin olarak yapıldıysa; telafi eğitiminin mümkün olmadığı ve uzaktan eğitimin de tam anlamıyla gerçekleşmesi olanaklı olmadığından borç ilişkisi sona erecek, ödenen para okuldan iade alınabilecek veya çocuğunuz önümüzdeki dönem aynı okulda devam edecekse o dönemin ücreti yerine sayılmasına karar verilebilecektir.

  • İlkokul, ortaokul ve lise eğitimi veren eğitim kurumları

Her ne kadar uzaktan eğitim yolu ile çocuğunuz okulda alması gereken temel bilgileri şu dönemde de alabiliyorsa da özel okulların tek mahiyeti temel eğitim vermek değildir. Sosyal aktiviteler, özel eğitimler de özel okulun yükümlülükleri arasındadır. Uzaktan eğitimle bu gibi eğitimleri sağlaması mümkün değildir. Bu durumda okul kısmen sorumluluğunu yerine getirdiğinden ödeme oranında indirim talep edilebilmesi veya okul ücretinin tamamı ödendi ise fazla ödenen kısmın iadesinin talebi mümkün olacaktır.

Servis ve yemek ücretleri

Hem anaokulu hem de ilkokul-ortaokul ve lise eğitimi veren kurumlarda, servis ve yemek ücretine ilişkin sorunlarda Covid-19 ile gündeme geldi. İçinde bulunduğumuz şartlar doğrultusunda yemek ve servis şirketlerinin bedel talep etmesi mümkün değildir.

Aslında mantık basittir. Hizmet alınamıyorsa, ücret alınamayacaktır. Ücret alındıysa ama karşılığında hizmet alınamıyorsa, ücret iade alınacak veya daha sonraki eğitim dönemine sayılacaktır.

Sonuç olarak; uygulamada henüz bir kesinlik bulunmasa da dava yoluna gitmeksizin bu durumun çözüme kavuşacağını, hayatın durakladığı bu günlerde, çocuklarının gelişimini en iyi şekilde desteklemeye çalışan ebeveynlerin Türk Medeni Kanununda kabul edilen ve tüm sözleşmelerin temelinde bulunan “iyi niyet” ilkesi gereği mağdur edilmeyeceğini umuyor ve öngörüyorum.

 

 

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir