Dış gebelik anne olma hayallerinize gölge düşürmesin

16 Mayıs 2019

Pek çok anne adayı bebeğinin sağlıkla dünyaya gelmesini diler. Ancak mutlu başlayan gebelik hikayeleri bazen istenildiği gibi sonuçlanamayabilir. Buna örnek olan en önemli sorunlardan biri de dış gebelik. Normal gebeliğe benzer belirtilerle gelişen dış gebelik, anne adaylarını “Bir daha çocuğum olmayacak mı?” gibi sorulara iterken, doğru teşhis ve tedaviyle dış gebelik problemi çözülebiliyor.

Döllenmiş bir yumurtanın rahim içi dışında bir yere yerleşmesi şeklinde tanımlanan dış gebelik, döllenmiş olan yumurta herhangi bir nedenden dolayı tüplerden rahim boşluğuna kadar olan geçişini tamamlayamadığında ortaya çıkıyor. Belirtilerin normal hamilelikle karıştırıldığını söyleyen Memorial Şişli Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Koray Özbay, dış gebelik belirtileri, düşükler, erken dönem normal hamilelik, apandisit, yumurtalık torsiyonu, yumurtalık kisti yırtılması, idrar yolu taşları, sindirim sistemi problemleri ve genital enfeksiyonlar ile benzediği için ayırıcı tanıda dikkatli davranılması gerektiğini belirtiyor. Adet gecikmesi, gebelik testlerinin pozitif olması, bulantı, kusmalar, memelerde hassasiyetin normal gebelikte olduğu gibi dış gebelikte de görüldüğünü ifade eden Op. Dr. Özbay, bu nedenle dış gebeliğin anne adayları için en fazla normal hamilelikle karıştırılabilecek bir olgu olduğunu kaydediyor.

35 yaş üstü olmak da risk
Dış gebeliğin en belirgin risk faktörleri arasında; anne yaşının 35 ve üstü olması, sigara kullanımı, düşük öyküsü, endometriozis hastalığı, sadece progesteron içeren doğum kontrol haplarının kullanımı, doğurganlık ilaçlarının kullanımı, anne adayının kısırlık ya da tüp bebek tedavisi görüyor olması, rahim-yumurtalık iltihapları, başarısız tüp bağlama işlemi, karın içi cerrahi, spiral kullanımı ve tubal cerrahi yer alıyor.

Enjeksiyonla dış gebelik tedavisi
Dış gebelik tespit edildiğinde üç tür tedavi yaklaşımı olabilir. Uygun kişilerde bekleme yolu seçilebilir. Hastanın durumu dengeli ve uygun şartlar mevcut ise “Metotreksat” enjeksiyonu ile tedavi seçeneği denenebilir. Metotreksat ilacı, hızla bölünen gebelik hücrelerinin büyümesini durduran, öldüren bir ilaçtır. Doktorunuz bu ilacı enjeksiyon olarak verecektir, kullanım için hastaneye yatırılmanız gerekebilir. Ayrıca ilacın etkili olup olmadığını anlamak için düzenli kan testleri yaptırmak ve yakın takip gerekir. Eğer ilaç tedavisi başarılı olursa cerrahi tedaviye ihtiyaç kalmaz.

Cerrahi işlem başarı sağlıyor
İlaç tedavisi veya bekleme tedavisine uygun olmayan veya ilaç tedavisine cevap alınamayan kişilerde seçeneğin cerrahi tedavi olduğunu belirten Op. Dr. Özbay, “Cerrahi yaklaşım olarak çoğunlukla kapalı yöntem denilen laparoskopik yöntem tercih edilir. Patlamamış bir tüp mevcut ise tüpe uygulanan küçük bir kesiden dış gebelik materyali boşaltılıp tüp iyileşmeye bırakılabilir. Buna salpingostomi adı verilir, böylece tüp alınmadan tedavi gerçekleştirilir” diyor.

Dış gebeliğin tehlikelerinden korunmanın en kolay yolu, adet gecikmesi olduğunda vakit kaybetmeden doktora gitmek. Bu sayede en erken zamanda saptanan dış gebelik kadına ve tüplere zarar vermeden tedavi edilebiliyor.

En az üç ay sonra bebek denemesi yapılabilir
Eğer metotreksat tedavisi yapıldıysa en az üç ay ara verilmesi gerektiğine dikkat çeken Op. Dr. Özbay, “Ama daha kısa bir süre içinde hamilelik oluştuysa bebekte kesinlikle bir sorun olur anlamına gelmez. Kapalı ameliyat yöntemiyle müdahale edildiyse iki adet dönemi sonrası gebelik için uygundur. Açık yöntemle ameliyat yapıldıysa yaranın iyileşmesi için yaklaşık 4-6 ay beklenmesi yerinde olacaktır” şeklinde bilgi veriyor.

Dış gebelik sonrası hamilelik
Dış gebelik geçiren kadınlar bu durumdan hem fiziksel hem de emosyonel olarak etkilenerek  akıllarında çok çeşitli sorular oluşur. Tüplerden en az biri duruyorsa, sağlıklıysa ve ek bir problem yoksa tekrar gebelik mümkündür. Ancak dış gebelik geçirildiğinde tekrar dış gebelik oluşma olasılığı artmaktadır ve sayısıyla doğru orantılıdır. Bu oran geçirilen tek bir dış gebelik için yüzde 5-20 iken iki kez geçirildiğinde yüzde 32’ye çıkmaktadır.

Rahim içi gebelik oranları tüp alınan yani salpenjektomi yapılan ve yapılmayan cerrahiler sonrasında benzerdir. İstisna olarak, dış gebeliğin tekrarlama olasılığı tüpteki hasarlı kısım çıkarılıp uç uca dikildiyse anlamlı olarak artmaktadır. Anastomoz yapılanlarda gebelik oranları da diğer cerrahi seçeneklerine oranla daha azdır.

Tek tüpün alınması gebelik olasılığını etkiler mi?
Yapılan araştırmalarda sağlık sorunu olmayan genç çiftlerde düzenli ilişki ile bir yılın sonunda gebelik elde etme olasılığı yüzde 85, iki yılın sonunda yaklaşık olarak yüzde 90 olarak bildirilmiştir. Tek taraflı tüp alınmasından sonraki iki yılın sonunda rahim içi gebelik olasılığı yaklaşık olarak yüzde 55-68 arası. Bununla beraber, tek tüpü alınmış ve diğer tüpü sağlam olanlar ile her iki tüpü de sağlam olup hiç tüp ameliyatı geçirmemiş olan kadınların gebelik oranlarının karşılaştırıldığı spesifik bir çalışma bulunuyor. Bu değerlerin yaş ile birlikte değişiklik gösterdiği unutulmamalıdır. Sonuç olarak, dış gebelik geçirilmesi bir daha gebelik olmayacağı anlamına kesinlikle gelmiyor.