Kardeş şart mı? – Ece Kumkale

30 Ekim 2017

Tek çocuk-çok çocuk konusu çok hassas bir konu. Tek çocuk isteyenler ve çok çocuk isteyenler fikirlerini deliler gibi savunurlar ve kendilerini en haklı görürler. Bu da çok normal çünkü psikolojide  bilişsel çelişki (cognitive dissonance) diye bir kuram vardır. Bu kuramı ortaya atan Leon Festinger’e göre, kişiler değişik konular hakkındaki inançlarını korumak için, gelen karşı görüşleri sansür ederler ve o fikrin iyice savunucusu olurlar. Sadece inandıkları değerleri seçerler ve onları korurlar. Karşıt görüşler arasında seçmek zorunda kalırlarsa en doğrusunu değil, kendisiyle en uyumlusunu seçerler. Yani tek çocukta kalanlar da çok çocuk yapanlar da bu fikirlerini sonuna kadar savunurlar. Benim için de durum farklı değil kendim üç çocuk yaptığım için her gördüğüm tek çocukluya mutlaka ona kardeş yapın diye tavsiye veririm. Biliyorum bu bir hata ama kendimi tutamıyorum. Tek çocuk olduğum ve çok sevgi dolu bir ailede büyümeme rağmen hep tek başına hissettiğim için tek çocuk olmak bana çok kötü bir şeymiş ve bir haksızlıkmış gibi geliyor. Bu nedenle kalan tek yumurtalığımda kanser başlangıcı (borderline) bir tümör olmasına rağmen oğluma kardeş yaptım. Hala üç çocuğum keyifle oynarken onlara bakar tek çocuğa göre ne kadar şanslı olduklarını düşünür ve belki de hafifçe kıskanırım. Tek çocuk olmayı çok seven insanlar da vardır eminim ama benim gördüğüm kadarıyla tek çocuklar hep çok çocuk yapıyor. Yine de biliyorum ki insan severek, kırmadan ve belli bir ekonomik düzeyde büyütebileceği kadar çocuk yapmalı. Allah herkesin gönlüne göre versin.

Bir de üstüne kardeş gelen çocuk tarafından bakarsak…

Ah ne zordur evin tek çocuğu olma tahtını bırakmak. Bir de üstüne bir değil iki tane bebek gelmesi… 1,5 yaşında iki cimcimenin abisi olmak. Her an seninle olan anneciğinin günde 8 kere süt pompalaması ve günde 16 kere alt değiştirmesi… Bu fotoğraf aslında herşeyi anlatıyor. BENİM diyor sıkı sıkı tutarak. Seninim oğlum, seninim kızım, seninim kızım. Her birinize yetecek kuvveti, sabrı, zamanı ve akıl sağlığını Allah veriyor. “Nasıl Yaparım? ” dediğin anda bir gülümseme, bir kelime veya bir bakışla yeniden şarj oluveriyorsun. Hiç bitmiyor mu o şarj? Tabii ki bitiyor işte o zaman anneliğin ve kadınlığın sana verdiği güçle yeniden ayağa kalkıyorsun. O güç içinizde biliyorum. Dünyayı yerinden oynatacak ve değiştirecek güç sizin içinizde. Sadece buna inanın.

‘Kardeş Şart’ demesi kolay da tek çocuğun pratikliğini, rahatını ve çocuğunun büyümüş olmasının hoşluğunu terkedip yeniden anne olmak o kadar da kolay değil. İkinci çocuğunu doğuran ve birdenbire kendini hiç kimseye yetemez halde bulan annelerden çok fazla mesaj alıyorum. Lütfen kendinize çok yüklenmeyin. Düzeniniz bozuldu, hormonlarınız altüst, siz uykusuz ve yorgunsuz. Her şeye yetmek zorunda değilsiniz. İkinci çocuğunuzun gelmesiyle tabii ki her şey karışacak ve ilk aylar çok zor geçecek.Hem kendinize hem eşinize hem de ilk çocuğunuza biraz zaman verin. Herkes yeni düzene alışacak ve çok yakında her şey yine tıkır tıkır işlemeye başlayacak. İlk çocuğumu ihmal ediyorum düşüncesinden doğan suçluluk duygusu sizin iki çocuklu hayatınızın ilk aylarını mahvetmesin. Siz çocuğunuza hayat boyu tadını çıkaracağı bir kardeş verdiniz daha ne olsun? Suçluluk duygusunun yerine şükür duygusunu koyun. Bunu yapabilirsiniz.

Anne olarak kendinize güvenin, siz çocuğunuz için dünyanın en iyi annesisiniz. Kendi içinizdeki gücü keşfedin ve onu kucaklayın.  İşinizi kolaylaştıracak bir kaç tavsiye

Panik yok

Tadını çıkarın

Nefes alın

Bol bol anı biriktirin
Kendinizi ve aşkınızı unutmayın özen gösterin
Bol bol fotoğraf çekin, bastırın
Koşulsuz sevgi, kesintisiz iletişim ve güvenli ortam çocukların mutlu ve sağlıklı büyümesi için yeterli
Çocuklar büyüyecek ve bu günleri özleyeceksiniz kesin bilgi.

Prematüre anneleri burada mı?

Sizin işiniz evet biraz daha zor ama yukardakiler sizin için de geçerli. 17 Kasım Dünya Prematüre Günü’nde Prematüre bebekler konusunda farkındalık yaratmak çok önemli. Biri erken doğum  nedeniyle vefat etmiş üç prematüre bebeğin annesi olarak bu konunun çok önemli olduğunu biliyorum.Türkiye’de her yıl 150,000 bebek erken doğuyor ve bunların 50,000 kadarı 1 kilonun altında. El Bebek Gül  Bebek Derneği (elbebekgulbebek.org ) çok güzel işler yapıyor ve ben de onlara etkinliklerle ve duyurularla destek oluyorum. Her hastanede yeterli sayıda küvöz olması gerekiyor ve yetkililerin buna önem vermesini rica ediyorum. Ayrıca Prematüre doğan bebekler için yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde anne-babayla yapılan kanguru bakımı çok faydalı. Biz de eşimle her gün saatlerce ikiz kızlarımla kanguru bakımı yapmıştık ve böylece çok kısa sürede geliştiler. Türkiye’de bazı hastanelerde anne-babanın prematüre bebeklerine aylarca dokunmalarına izin verilmiyor ve bu çok zararlı. Bu süreçte annenin üzüntü nedeniyle sütü de bitiyor ve prematüre bebek için ilaç gibi olan anne sütü de verilemiyor. Tüm hastanelerde yeterli sayıda küvöz ve süt pompası olması dileğiyle…

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir