İklim krizi var, 11 yılımız kaldı!

1 Haziran 2019

Geçen hafta sonu Açık Radyo Kurucusu Yazar Ömer Madra’nın verdiği iklim krizine dikkat çeken oldukça etkileyici ve iç karartıcı bir konferans dinledim. Konu çok ciddi, iklim sorunu değil iklim krizinin eşiğindeyiz. Bilim insanları sürdürülebilir bir dünya düzenine geçmezsek son 11 yılımızın kaldığını, 1-2 yıl içinde harekete geçmezsek geri dönülmeyecek yola gireceğimizi ve bunu takip eden 20-40 yıl içinde 7.5 milyar insanın yok olarak sayımızın 1 milyara düşeceğini söylüyor! Konu bu kadar önemli olmasına rağmen hiçbir şekilde ana akım medyada duyurulmuyor. Ne yazık ki bazı insanlar sanki Hitler Nazilerinin ekmek vererek ölüm kamplarına giden trene binmeye kandırdıkları Yahudiler gibi paralel bir evrende “yok canım bize bir şey olmaz, buna cesaret edemezler” şeklinde yaşıyor.

Her sabah çocuklarımızla birlikte kendimize şu soruyu soralım lütfen “Ben şimdi daha yaşanabilir ve sürdürülebilir bir dünya için geçmiş nesiller, gelecek nesiller ve dünyanın 10 bin yıl sonraki hayatını etkileyecek hangi seçimleri yapabilirim, dünyaya nasıl katkıda bulunabilirim?” (10 bin yıllık seçim adıyla Başak Pirtini youtube kanalımdaki videoma bakın lütfen) “Doğal Annelik Yolunda” kitabımda da ekolojik yaşama geçiş yöntemlerini anlatıyorum.

Konferanstan aldığım bazı dehşete düşüren notlar şöyle:

*İklim krizine karşı çocuklar greve başladılar, başını Greta Thunberg’in çektiği bu harekete katılan çocuklar her cuma okulu kırarak iklim krizine karşı protestolar yapıyor. Son greve tüm dünyadan 1.2 milyon çocuk katıldı. Greta gibi çocuklar bize ümit veriyor. Greta, “Umut bekleyerek gelmez, umut siz harekete geçince etrafınızı sarar” diyor.

* Böcekler ekosistemi bir arada tutan tutkal gibidir ve yüzde 40 kayboldular. Onlardan iğrenip öldürmeyi seçmek yerine, 1-2 yıl içinde onları koruyacak kararlar almazsak ekosistemin bozulmasının geri dönüşü yok.

*Güney kutbunda buzulların erimesinden dolayı denize ulaşamayan anne imparator penguenleri yavrularını besleyemeyince 100 bin yavru öldü.

*Avustralya kıtası kuraklık içinde, 1 günde 1 milyon balık boğuldu, aynı anda havadan binlerce yarasa yere düştü. Kangurular yavrularını sıcaklıktan keselerinden atmak zorunda kaldılar. Orman Bakanı ise “Ormanlar kesmemiz için değil mi, nasılsa tekrar büyüyorlar” dedi!!!

*Afrika’da bir hafta arayla vuran iki büyük imkansız hortum 500 bin kişiyi öldürdü.

*Uzak Doğu’da sel basınca ağaçlara tırmanıp günlerce yiyecek ve yardım bekleyenler arasında hamileler de vardı. Bu hamile kadınlar ağaçlarda doğurunca bebekleri sele kapılıp boğuldu.

*Dünyada medeniyetten uzak okyanus ortasındaki 600 nüfuslu Cocos adalarına; 700 bin plastik ayakkabı, 380 bin diş fırçası ve sayısız kola kutusu ve pet şişe vurdu.

Şimdi bazılarınız bu kadar çok veriyi görünce iyimser tarafta kalmayı seçerek, nasıl olsa bir sürü akıllı ve çalışan bilim insanı var, onlar bir şeyler yapar diyecek. Bazılarınız da karamsar tarafta kalıp bu konu beni aşar, bir şey yapamam ki diyerek yine harekete geçmeyecek. Ancak gerçekte hepimizin yapabileceği bir şey var. Toplu olarak iklim krizi konusunda bilinçlenebiliriz. İklim krizi yaratan sanayilerin başında özellikle et üretimi geliyor. Dünyada insan nüfusunun hepsi her gün et yeseydi üç tane daha dünyaya ihtiyacımız olurdu. 1 kilogram et için 15 bin litre, 813 damacana yani bir insanın 14 yıllık su ihtiyacı harcanıyor. 1 kilogram havuç üretmek için 133 litre, 1 kilogram domates için 184 litre su harcanıyor.

Eğer herkes hayatında eti haftada bir gün yemese, bitkisel ağırlıklı beslense, plastik günlük kullanılan bardak, pet şişeleri almayı seçmese bu bile bir değişim yaratır. Biz şimdiden çocuklarımızı iklim krizi ve geçmiş nesillere, gelecek nesillere ve dünyaya karşı sorumluluklarımız konusunda eğitirsek 10 yıl içinde yetişkin olduklarında gerekli düzenlemelerde onların da söz hakkı olacak.