Aman Allahım yaz tatili başladı!

1 Temmuz 2019

Yaz tatili başladı, çalışan anneleri bir telaş kapladı. Çalışan anneler hem çocukları için hem de kendileri için en güzel planı yapmaya koyuldu. Çocuklar, okul bittiği için tatili hak ettiklerini ve tatilin sadece eğlenmek olduğunu sanırken, bizler de uygun ve düzenli planlar peşindeyiz. Gençler de yaşları itibarıyla yazı arkadaşlarıyla geçirmeyi umut ediyor. Seneye sınava girecek olanlar da sınavdan önce son yaz tatilim diye düşünüp, sadece istedikleri tatili geçirmek istiyor. Her kafadan bir ses çıkınca, yaz tatili planlamak zorlaşıyor.

Yaz tatili planlamak bir yana, tatilin dışında çalışan annenin bir de bakım sorunu ortaya çıkıyor.

Çocuklarımızın yaş grubuna göre güvenli bakım seçenekleri değişiyor. Her seçeneğin artı ve eksileri var. Yaz tatili deyince ilk akla gelen aile büyükleri oluyor.  Aile büyüklerinin yanında kendimizi diğer seçeneklere göre daha güvende hissediyoruz. Bununla birlikte anneanneler ya da babaannelerin yaşadığı yer, bizim izin planımız, çocuğumuzu hangi aralıklarla göreceğimiz önemli kriterler arasında yer alıyor. Oh çocuğuma annemler bakacak deyip arkamıza yaslanamıyoruz. Bir yandan da acaba ile başlayan sorularda bizi kemiriyor. Acaba evin kurallarını orada işletirler mi? Acaba çocuğumun her istediğini yaparlar mı?

Bu iki soru bazı çalışan anneler için güvenli bakılmaktan daha da önemli olabiliyor. Evimizdeki bakıcı baksın, iki saat parka çıksınlar, evde oynasın veya yaz okuluna gitsin yeter ki düzenimiz bozulmasın diyebiliyorlar.

Bazıları da (ben bu gruba dahilimJ ) her evin bir kuralı var.  Ben, çocuklar anneanne, babaanne sevgisini yaşasınlar, bazı konularda esneme olabilir diye düşünüyorum. Ben ve benim gibiler kontrol alanları dışındakilerde daha rahat olabiliyorlar. Tabii ki bununda bize maliyeti var. Yaz sonu, çocuklarımızın huyu değişebiliyor. Bu sürecin maliyetine katlanabilenler kuralların bozulmasına da göz yumabiliyor.

Birinci gruba dâhil olan çalışan anneler spor olanaklarının olduğu yaz okullarını tercih ediyor. Basketbol, futbol, voleybol gibi takım oyunları paylaşmayı, paslaşmayı, arkadaşlarıyla iyi geçinmeyi öğrettiği için bir taşla iki kuş vurmuş oluyorlar.

Herkesin çalışan annelik tarzı farklı olsa da; çocuğum tatili nerede yaparsa yapsın günde en az bir saat kitap okusun, derslerine göz atsın. Tatil demek, yan gelip yatmak değildir. Her çocuğun kendi sorumlulukları vardır, dertlerinden müzdaribiz!  

Tatil deyip geçmeyin! Her detayı planlamazsak, aklımızdakine göre plan yaparsak, çocuklarımızla sürece katılmazsak kendilerini değersiz hissediyorlar. Özellikle ergenlik döneminde, artık yaz okuluna da gitmek istemeyen, evde tek başına kalabilen genç, bıraksanız bütün tatili bilgisayar ya da telefon başında geçirebilir. Bu yaş grubuna yönelik yaz kampları, dil okulları, çocuklar için hobiler yaratmak, bazı çocukların bildik yerlerde çalışmasını sağlamak seçenek olabilir.

Eğer birden fazla çocuk sahibi iseniz, hatta biri çocuk diğeri ergen ise farklı planlar yapmak zorunda kalabilirsiniz. Çocuklarınızın yaş farkı, koşullarınız, çocuklarınızın ihtiyaçlarını kriter olarak aldığınızda en doğru planlamayı yapabilirsiniz. Bu planlama sürecinde baba ile ayrıysanız, çalışan anneler olarak sorumlulukları paylaşmalısınız. Çalışan annenin en önemli yetkinliğinin delegasyon, organizasyon, esneklik olduğunu hatırlayın.

Bu üç yetkinliği kullanamadığınız her anda bir problem yaşayabilir ya da yetersiz/ suçlu hissetme psikolojisi ile karşı karşıya gelebilirsiniz.

Alt tarafı bir yaz tatili deyip geçmeyin. Her plan kendi içinde bir kaosu, her kaos kendi içinde bir düzeni getiriyor. Bu düzenler de bize yaşam içinde yol almayı, ilerlemeyi sağlıyor.