Resimli çocuk kitabı seçmenin püf noktaları

16 Nisan 2019

-Timaş Yayınları’nın katkılarıyla-

“Bir buçuk yaşımdan beri hayatımı safha safha hatırlarım.” Yazar Samiha Ayverdi’ye ait olan bu cümle, insanı çocukluk ve çocuklar üzerinde düşünmeye yönlendiriyor. Gerçekten nasıl mümkün olabilir? Bu, belki de kimi insanlara verilmiş özel bir yetenek. Çoğu çocuk bir buçuk yaşını hatırlayamaz belki fakat inkâr edilemez gerçek şudur: Hatırlanan ya da hatırlanmayan her şey insanın özünde bir maya olarak durur. Karakter o yıllarda yaşanan “her şey” ile oluşmuştur.

Yaşananlar çocukluk evreninde bir yerde saklı durmakta ve ihtiyaç duyulduğunda bilgi/davranış/duygu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durum, doğumdan kendini bildiği ana kadar çocuğun yaşadıklarının, gördüklerinin öneminin altını çizer. Her gün önemli, her an değerlidir. Bilimsel veriler de bunları destekler. Çocuğun en hızlı öğrendiği, gelişiminin en hızlı olduğu zaman, okul öncesi dönemdir. Çocuk çevreyle bu dönemde etkileşime girer. Okula başlamadan önceki zamanda çocuğun ilgilerinin gelişmesi, teknik deyimiyle nitelikli bir eğitim alması, gelişimini hızlandırır. Çocuk bu yaşlarda çevredeki uyarıcılara çok açıktır. Dolayısıyla bu dönem minik bireyin potansiyelini en üst düzeye çıkarması için elverişlidir.

Bu, önce anne-babaların ulaşması gereken bir bilinç düzeyidir: “Okul öncesi dönemde çocukların öğrenmesini kolay ve kalıcı kılmak için çevredeki uyarıcıların çok sayıda duyu organına hitap etmesi gerekir. Günümüzde çocukların sadece duyarak değil; görerek, dokunarak, konuşarak, paylaşarak öğrenmelerini esas alan eğitim modelleri kabul görmektedir.” Ve hemen arkasından şu soru gelecektir: “Yapılması gereken ne?” Okul öncesi dönemde özellikle görme duyusunun öğrenmede etkili olması, görsel edebiyat ürünlerini ön plana çıkarır. Yani “gerekenler” maddesinin en önemlilerinden biri resimli çocuk kitaplarıdır.

Bu noktada söylenmesi gereken en önemli şey şudur: İçinde resim olan her kitap, çocuk kitabı değildir. Çocuk kitabında, hem biçimsel özellikler hem de resimlerin nitelikleri çok önemlidir. Kitabı oluşturan unsurların “çocuğa görelik” ilkesine uygun kurgulanmış olması kitabın kalitesini belirleyen birinci noktadır. Dolayısıyla resimli çocuk kitaplarının bu ilkeyle çerçevelendirilmesi gerekir.

Peki “çocuğa göre” olan kitapların nitelikleri nelerdir?

  • Çocuğun hayal gücüne seslenir.
  • Çocuğun tat alarak rahatça okuyabileceği dil ve anlatıma sahiptir.
  • Çocuğun ilgisini çekebilecek konuları işler.
  • Çocuğu duygu ve düşünce yönünden besler.
  • Kurgusu ve olay örgüsü karmaşık değildir.
  • Dikkat dağıtıcı ayrıntılardan arındırılmıştır.

Okumayı sevmeyen çocuğu doğru yöntemlerle ve doğru kitaplarla tanıştırmak, onun kitaba bakışını tamamen değiştirebilir. Bu noktada herkesin aklına gelen soru, nasıl kitap seçeceğiz? Çocuklarımıza hangi kitapları okutacağız? İşte doğru kitabı seçmek konusunda birkaç ipucu:

Çocuğun seçimi:  Kitap seçimi öncelikle çocuğun zevkine göre yapılmalıdır. “Çocuk nasıl seçecek?” sorusu ve bunun cevabı bu noktada önemli. Önce kabul edelim: Çocuk da bir bireydir. Nasıl yetişkinlerin birbirinden farklı zevkleri varsa, çocuklar için de durum aynı. Bazen anne babaların çok öğretici ve doğru bulduğu bir kitap, çocuk tarafından kabul görmez. Bu durumda çocuğun zevklerini ve ilgilerini takip etmek ve çocuğu buna uygun kitaplarla karşılaştırmak gerekir.

Yalın anlatım, yetkin dil: Resimli kitaplar, okul öncesi dönemde çocuğun bilişsel gelişimini doğrudan etkiler. Kitap okumak onun sözcük dağarcığını zenginleştirir ve dil gelişimini destekler. Bu yüzden kitabın yalın bir anlatıma, yetkin ve edebi bir dil ile yazılmış olması önemdir.

İllüstrasyonlar:  Okul öncesi kitaplarında, sayfanın ortalama yüzde seksenini illüstrasyonlar oluşturur. Bunları incelemek, anlamaya çalışmak, üstüne düşünmek ve yorum yapmak çocukların hem yaratıcılıklarını hem de sanat algılarını geliştirir. Dolayısıyla kitabın iyi resimlenmiş olması, iyi bir metne sahip olması kadar önemlidir. Ayrıntıları iyi düşünülmüş resimler çocukların ilgisini çeker, her bakışta yeni bir şey keşfetmelerini sağlar.

Kurgu: Küçük çocuklar karmaşık kurguları takip edemez. İç içe geçmiş birden çok hikayeyi zihninde ayrıştıramaz. Bu yüzden hikaye/masal kitaplarında olay kurgusu iç içe geçmiş hikâyelerden oluşmamalı ve olaylar kronolojik zaman çizgisinde ilerlemelidir. Gereğinden fazla karakterin bulunması da yine okul öncesi çocuklar için kafa karıştırıcı olabilir.

İçerik:  Okul öncesi dönemde soyut düşünme yeterince gelişmediği için soyut kavramlara yer veren kitaplardan kaçınmak gerekir. Çocukların kitapla olumlu ilişkiler kurabilmesi için edebi yönünün güçlü olması, eğlenceli olması, yaratıcılığı ve hayal gücünü geliştirmesi gibi özelliklere de sahip olmalıdır. Kitaplar elbette evrensel değerler, öz bakım becerileri, insan ilişkileri gibi birçok konuyu çocuklara aktarmak için iyi araçlardır ama sadece öğretici yönüyle ele alınmamalı; sanatsal ve edebi zevk vermesi, eğlendirmesi, yeni ufuklar açması ve hayal gücünü geliştirmesi yönüyle de değerlendirilmelidir.

Malzeme Kalitesi: Okul öncesi dönemde çocuk beğendiği bir kitabı defalarca okur. Bazı kitapları aylarca elinden düşürmeyebilir. Kitabı yanında taşır, onunla oyunlar oynar, tekrar tekrar karıştırır ve inceler. Bu yüzden her ne kadar maliyetleri daha yüksek olsa da kitabın malzeme kalitesine dikkat etmek aldığınız kitapların daha uzun ömürlü olmasını ve kolay yıpranmamasını sağlar.

Bu saydıklarımız belki bir bakış açısı verebilir. Fakat unutmamak gerekir ki her çocuk farklıdır. Çocuk ile kitapların ilişkisini kurgularken bu farklılıklar da gözetilmeli.

Kitap Tavsiyesi: Timaş yayınlarından çıkan resimli çocuk kitabı “Sarılalım” bir kaplumbağa ve kirpinin dostluk hikâyesini anlatıyor. Çift taraflı olan kitabın bir tarafı kaplumbağanın, diğer tarafı ise kirpinin ağzından anlatılıyor. Yalın dili, sıcak hikâyesi ve eğlenceli illüstrasyonları ile güzel bir resimli çocuk kitabına örnek.