Neden?

31 Ekim 2019

-Timaş Yayınlarının katkılarıyla-

Çocuklar için bu dünyada karşılaştıkları her şey, yeni ve ilgi çekicidir. Doğuştan meraklıdırlar ve konuşmaya başladıktan kısa süre sonra, soru sormaya da başlarlar. Sordukları sorulara aldıkları yanıtlar sayesinde dünyayı keşfeder ve birçok şey öğrenirler. Yaşamak için temel bir ihtiyaç olan öğrenmeyi tetikleyen merak duygusuyla hareket ederler.

Doğuştan gelen merakları, çocukları bir tür doğal araştırmacı haline getirir. Etraflarında olup bitenleri gözlemler ve gözlemledikleri arasında ilişkiler kurmaya çalışırlar. Merak ettikleri, kendilerince bağlantılar kurdukları, ancak tam anlamadıkları ve bazen de kaygı duydukları konular hakkında sorular sorarlar. Çocukların sordukları sorular, yaş düzeyine, çocuğun içinde yaşadığı kültürel ortama ve çocuğun o güne kadar olan deneyimlerine göre değişiklik gösterebilir. Özellikle “Neden?” diye başlayan sorulara oldukça sık rastlanır:

Çocuklar akıllarına gelen soruları doğrudan sordukları için zaman zaman anne ve babalarını şaşırtabilir ya da utandırabilirler. Bazen de ebeveynler bu sonu gelmez sorulardan yorulup bıkabilirler. Ancak, çocukların bu saf merak duygusu ile sordukları sorularına verilen yanıtlar oldukça önemlidir. Soruları aileleri tarafından yanıtlanan çocuklar, okulda da anlamadıkları şeyleri daha rahat bir şekilde sorar. Sorularına cevap alamayan, geçiştirilen çocuklar ise kendilerini değersiz hisseder, daha az soru sormaya başlarlar ve böylece okulda da soru sormaya çekinirler. Ayrıca soruşturmaya, merak etmeye, düşünmeye değil, çoğunlukla ezbere dayalı olan eğitim sistemi de çocuklardaki merak duygusuna zarar vermektedir.

Bir çocuğun çok fazla soru sorması, zihinsel kapasitesinin genişliği ile de ilgili olabilir. Sorduğu sorulara, yaş düzeyine uygun ve gerçek cevaplar alması ise bilişsel gelişimine büyük bir katkı sağlar. Sorularına uygun cevaplar alan çocuklar, daha fazla düşünen, sorgulayan, araştıran bireyler olacaklardır.

Yaman ve Onun Bitmek Bilmeyen Soruları

Uzman bir ekip tarafından hazırlanmış olan “Yaman ve Onun Bitmek Bilmeyen Soruları” kitap serisi, 12 konu hakkında Yaman’ın yönelttiği sorular ve aldığı cevaplardan oluşuyor. Eğlenceli çizimlerle renklendirilmiş olan her kitapta Yaman, öğretmenine, annesine, babasına merak ettiği konularda sorular soruyor, yetişkinler de onun sorularına yaşına uygun şekilde cevap veriyorlar.Örneğin; kitaplardan birinde haksızlıkla ilgili sorduğu sorular yoluyla, neyin haksızlık neyin haksızlık olmadığını öğreniyor. Başka bir kitapta “Niye birbirimize benzemiyoruz?” sorusundan yola çıkılarak okuyucu farklılıklarla ilgili düşünmeye yönlendiriliyor. Böylece kitabı okuyan çocuk, insanların farklı renklerde ve görünüşlerde olabileceklerini öğreniyor. Oysa, çocuklar fiziksel engellilik gibi bir durumla karşılaştıklarında ve bunun nedeni hakkında yetişkinlere soru sorduklarında “yaramazlık yapmış, yemeğini yememiş ondan böyle olmuş” gibi cevaplarla karşılaşabiliyorlar. Böyle bir cevap, öncelikle gerçek değildir, çocuğun kafasını karıştırır, anne-babasına olan güvenini