Sisin Arkasındaki Güzel: San Francisco

29 Ağustos 2019

Bir anda çöken sisi, dünyaca ünlü Golden Gate Köprüsü, yokuşlarını süsleyen tramvayları, eklektik mimari yapısı ile San Francisco’yu ailece birlikte gezip görüp keşfedelim!

Yazan: Canan Demiray  @gezgorkesfet

Biz ailece çocukların yaz kampı için geldik, neredeyse San Francisco’nun yerlisi olduk çıktık. Durum böyleyken San Francisco planı yapmak isteyen aileler için öneriler hazır. Havadan sudan başlayalım mı?

Sis, rüzgar ve farklı bir yaz

İstanbul’da nemden sıcaktan bezenleri bekleriz. San Francisco’nun havası, Pasifik Okyanusu’nun serin akımlarından, körfezin kuzey ve doğusundaki sulardan ciddi şekilde etkileniyor. En sıcak yaz günü 24 dereceyi bulsa da rüzgara hazırlıklı olmalısınız. Tshirtle çıktığınız günün sonunda montla eve dönebilirsiniz. Sis ise öyle bir rutin ki San Franciscolular ona isim takmış, Carl diyor.

Nereye nasıl ulaşılır?

San Francisco’yu gezmenin ve keşfetmenin birçok yolu var. Tramvay ve metro gezeceğiniz bir çok yere ulaşım kolaylığı sağlasa da gecikmeleriyle ünlü. Bisikletli taksiler özellikle sahilde güzel gidiyor, üyelikle kiralayabileceğiniz elektrikli scooter ve bisikletler ise ulaşım için  bir başka alternatif. Araba kiralarsanız park ücreti ve yer bulma konusunu unutmayın. Biz mi? Ailece şehir içinde çoğunlukla überle yolculuk yaptık.

Farklı mimariler ve manzaralar

Finans merkezinde Transamerica Piramidi hala şehrin en ikonik yapılarından biri olmaya devam ederken, 326 metre yükseklikteki Salesforce Tower şimdilerde şehrin en yüksek yapısı. Bunlar oğlum Tan’ın ilgi alanına girerken, Melis ve ben farklı renklerde harika peysajlı bahçeleriyle Victoria mimarisi taşıyan evleri hayranlıkla keşfettik. Bu evlerden en bilinenleri, film ve kartpostallar üstünden hatırlayacağınız, Painted Ladies olarak anılan sıra evler.

1960’ların hippie kültürüyle ünlü olan Haight-Ashbury de gökkuşağı bayraklarıyla süslü Castro semti de oldukça renkli. Şehrin en engebeli olarak anılan sokağı Lombard Street’te zigzag yaparak inen arabalara bakmak turistik olsa da keyifli. Şehir manzarasını kuş bakışı görmek için Twin Peaks yani ikiz tepelerin zirvesinde günbatımına kalabilirsiniz.

Bir semtten öte, başka bir ülke: Çin Mahallesi

Kuzey Amerika’nın en  büyük ve en eski Çin Mahallesi’ne yolunuzu düştüğünde San Francisco’da olduğunuzu unutabilirsiniz. Ucuz hediyelik eşya dükkanları, bloklar boyu yolları süsleyen kırmızı fenerler, parkta go ve kağıt oynayan yaşlı sakinler, beni acıktıran yemek kokularının yükseldiği ufak tefek Çin restoranları bu mahallenin kaotik ve renkli bir ortamın parçaları.

Peki şans kurabiyelerinin San Francisco’dan çıktığını biliyor muydunuz? Nasıl yapıldıklarını görmek ve bir torba dolusu alabilmek için Golden Gate Fortune Cookie Factory’i ziyaret etmelisiniz. Bizde tüm falları kurabiye canavarı Melis tüketti elbette.

Atlayın yokuş aşağı gidiyoruz

San Francisco’nun ikonik tramvayları 1873’ten bu yana bol yokuşlu yollarını katediyor. Çalan zilleri, yan raylara asılıp yolculuk yapan misafirleriyle ulaşımdan çok turistik bir deneyim ama çocukların da çok hoşuna gidiyor. Körfeze inen Powell / Hyde hattına siz de atlayın, ister tramvay müzesine uğrayın ister doğrudan inerek renkli sahili keşfedin.

İskeleleriyle renkli sahilde uzun bir gezinti sizi bekler

Açık mavi binası, yükselen saat kulesiyle Feribot Binası başlangıç noktanız olsun. İçinde kafeler ve küçük dükkanlarının olduğu binada gezinin ardından ister bisikletli taksi, ister tramvaya atlayın. İstikamet 39 numaralı iskelede bulunan Fisherman’s Wharf. Buranın kalabalığı yorsa da  karnaval ortamı ailece ziyaret için keyifli.  Piyano tuşları şeklinde tasarlanmış merdivenlerde zıplayarak melodinizi oluşturun, aynalardan oluşan labirentte ailece kaybolun. Alcatraz Hapishanesi buradan daha da yakın görünüyor ama çocuklarla gitmek için çok iyi bir deneyim diyemem.

Garip bir ses duyarsanız buranın sakinleri olan deniz aslanları güneşin tadını çıkarıyor demektir. İskele üzerine onlarcasını sıralanmış bulacaksınız. Arada onları suya atlarken görmek çok keyifli.

Bir sonraki durağınız için çikolata kokusunu takip edin. Ghirardelli’nin dondurmaları da çikolataları da leziz, kapıda uzayan sırada beklerken yorulsanız da sabredin, ailece aldıklarınızla çimenlere yayılabilir,  günün tadını çıkarabilirsiniz.

Golden Gate Köprüsü’nde yürümeden olmaz

Dünyanın en bilinen köprüsünden geçmek yetmez üstünde de yürüyebilirsiniz. Köprüyü hem siste daha belirgin olması, hem de doğal çevreye daha uyumlu görünmesi için bu renge boyamışlar. Adını nasıl almış biliyor musunuz? Amerikalı topograf John C. Fremont bu boğazın kendisine “Haliç”i yani İngilizce adıyla Golden Horn’u hatırlattığını söylemiş. Köprüden Sausalito’ya doğru yürüyün ve şahane bir deneyimi ailece hafızalarınıza kazıyın.

Bu müzede herşeyi kurcalamak serbest: Exploratorium

Exploratorium, çocukların dokunarak keşfedeceği uygulamaları olan şahane bir bilim müzesi. 6 galeriden oluşan müzede, insan sosyal davranışlarını incelemekten tutun da doğa olaylarının nasıl gerçekleştiğine, ışığın ve sesin etkisini anlatan farklı fizik deneylerine kadar farklı eğlenceli deneyimler sunuluyor. Biz doyamadık, çocukların en sevdiği yerlerden biri olduğu kesin.

İyi ki varsın Disney diyenler buraya buyursun: Walt Disney Ailesi Müzesi

Golden Gate Köprüsünün kapı komşusu olan Presidio Parkı bir gününüzü hak ediyor. Orman ve manzara harika ama  burası aynı zamanda yaratıcılığı ve vizyonuyla günümüze birçok çizgi karakteri sokan Walt Disney ve ailesinin yaşamını anlatan müzeye de ev sahipliği yapıyor. Mickey Mouse’tan, Pamuk Prenses’e, 50’den fazla çizgi karakteri yaratan Walt Disney’in ilham verici hikayesi interaktif bir şekilde müzede anlatılıyor. ‘Dünyanın en mutlu yeri’ Disneyland’in maketleri, 1930’lardan kalan ilk Mickey çizimleri, kazanılan Oscar heykelcikleri göreceklerinizden sadece bir kaçı.

Rengarenk ve kesinlikle çok tatlı: Museum of Ice Cream

Kapıdan girmeden kendinize bir dondurma ismi bulun ve girdikten sonra pembe bir kaydıraktan kayarak birbirinden leziz dondurmalar tatmaya hazır olun. Dondurma Müzesi fenomen bir sergiden San Francisco’da kalıcı bir müzeye dönüşmüş durumda. Şekerlemeler içinde yüzmeye, dans etmeye, Melis gibi unicorn’a sarılmaya sıcak bakıyorsanız siz de gezi planınıza katın.

Kırmızı pandalar, boz ayılar ve penguenlerle buluşma

San Francisco Hayvanat Bahçesi, huzurlu bir ortamda bahçesinde, 2.000’den fazla egzotik, kurtarılmış ve nesli tükenmekte olan hayvanı bir araya getiriyor. Madagascar filmiyle aşina olduğumuz lemurların ilk kez mavi gözlü siyah bir türü olduğunu gördük. Happy Feet ile daha da çok sevdiğimiz penguenlerle besleme zamanı yakınlaştık, flamingoların arada koyu renk tüyleri olabildiğini burada keşfettik. Ayrıca kırmızı pandalar, California’nın sembolü boz ayılar ve daha da fazlası var. Hayvanlarla her buluşma ayrı keyifli ve öğretici.

Dostum T-Rex, sensiz olmaz!

San Francisco’daki bir başka favori etkinlik ise California Bilimler Akademisi’ni ziyaret etmek.  Planetaryum, akvaryum, yağmur ormanları ve doğal tarih müzesinden oluşan yapıda öncelikle T-Rex sizi karşılıyor. Burada Doğa Tarihi Müzesi enfes ama onunla birlikte zengin bir akvaryum, bir planetaryum hatta bir de  yağmur ormanı var. Golden Gate Park’ta tüm günü geçirmek için harika bir bahane.

Vakit olursa şehirde

AT&T Park’ta  beyzbolla tanışıp Giants’ın bir maçını yakalayabilir, maç olmadığı bir gün çocuklarla buradaki parkta oldukça eğlenebilirsiniz.

Mission Dolares, Alamo Square, Willy “Woo Woo” Wong neşeli oyun parkları. Siz kahvenizi yudumlarken ufaklıklar da sallanıp yuvarlansın eğlensin.

Yürüyüş parkurları, şehrin içinde yakınında her yerde! Dik kayalık ya da orman içinde harika gezintileri programınıza ekleyin. Biz Presidio’da Bay Ridge Trail’i seçtik mutlu manzaralı bir gün geçirdik.

North Beach sahilinde yürüyün, kafelerinde vakit geçirin, butiklerinde alışverişe dalın. Bu tarafa gelince Güzel Sanatlar Sarayı’nın muhteşem binasını ve havuzunu fotoğraflarınızın bir parçası da mutlaka yapın.

Köprünün karşısına, Sausalito’ya geçin, bir nevi Bebek havası alın. Boyu 120 metreye kadar uzanan dev kızıl renkli sekoya ağaçlarıyla buluşma noktanız ise yine bu yakadaki Muir Wood Milli Parkı.

Şarap ve safari çok yakınınızda

Şaraplarıyla ünlü Napa Vadisi ve Sonoma şehirden yaklaşık 1,5 saat mesafede. Çocuklarla bu tarafta ne yapabiliriz ki diyenlere önerim, Sonoma Serengeti Safari West. Bu özel yerde jiplerle gergedanlardan zürafalara, zebralardan lemurlara 90’ın üzerinde tür 900 hayvanla iki saatlik bir turla buluşabilirsiniz. Üstelik özel çadırlarında konaklayarak safari kampı da yapmak mümkün. Size özel safari deneyimleri de tasarlanıyor, aklınızda olsun.

Silikon Vadisinde bir gün

Google’dan Apple’a, Facebook’tan Intel’e bir çok teknoloji devi şirketin merkezi olan Silikon Vadisi şehirden sadece yarım saatlik uzaklıkta. Merak edip turlayabilir, Tech Museum of Innovation ve Computer History Museum’u ziyaret edebilirsiniz.

 

Daha da fazlası var…

Bizim vaktimiz uzundu, hem Pasifik sahil yoluna hem de Yosemite’ye kadar uzandık. Bunlar uzun başka bir yazı konusu ama planınızı siz de uzatmak için öneriler isterseniz her zaman bana [email protected]adresinden ulaşabilirsiniz.