Ebedi şehir Roma’da ailece eğlence zamanı

24 Nisan 2019

Yazan: Canan Demiray

Tarihi, kültürü, sanat mirasıyla zengin bir kent olan Roma’nın sokaklarında dolanmak, leziz yemek kokularının izinden gitmek ve baharda ailece bu güzel şehri keşfetmek kulağa nasıl geliyor?

Siz deyin bir açık hava müzesi, ben diyeyim büyülü bir kent! Sadece sokaklarında uzun yürüyüşler yapmanın bile beni zenginleştirdiğini hissettiğim Roma, çocuklarla seyahat için ideal bir kent. Nereden başlamalı derseniz hadi “Ciao” diyelim çıkalım yola.

Romulus, Remus ve Gladyatörler

Çocukların dikkat ve ilgisini yakalamak için efsaneler iyi bir araç. Siz de bu aracı kullanmaya bir kurt tarafından büyütülen Romulus ve Remus kardeşlerin büyüyünce nasıl Roma’yı kurduklarını anlatarak başlayın. Roma’da ilk durağınız bence en ikonik yer olan Kolezyum olsun. MS 72 yılında yapımına başlanan dev arenanın derinliklerindeki tüneller, zamanında burada gerçekleşen çarpışmaların hazırlık alanı. Kafesler içinde tutulan leoparlar, ayılar, aslanlar, filler, dövüşmeyi bekleyen gladyatörler ve çığlıklarla onları izleyelenleri çocuğunuza anlattığınızda heyecanlanabilir.

Çocuğunuzun bu döneme gerçekten ilgisi olduğunu düşünüyorsanız, Gladyatör Okulu tam ona göre olabilir. İki saatlik eğitimde 6 yaş üstü çocuklar bellerine kılıç kuşanıp kostüm giyerek birkaç kılıç kullanma tekniği öğreniyor, içinlerindeki Maximus’u keşfediyor. (gruppostoricoromano.it)

Kolezyum’a kadar gitmişken vaktiniz varsa Antik Roma döneminin merkezi olan Forum ve Paletino Tepesi’ne de vakit ayırabilir, kadim Roma’da harika bir gün geçirebilirsiniz.

Geçmişe dönüş: Time Elevator

Roma’nın eşsiz tarihini öğrenmenin bir başka keyifli yolu sizi Venezia Meydanı’nda bekliyor. Buradaki Time Elevator simülatörü ailece sizi Roma’nın tarih sayfalarında bir saatlik maceraya sürükleyecek. Bu farklı bir deneyim 4 yaş üstü çocuklarla ideal.

Yukarıdan Roma ayrı güzel

Korint sütunlarıyla yükselen ihtişamlı beyaz yapı ne derseniz, Vittorio Emanuele II Abidesi.  İsterseniz asansörle terasına çıkarak Roma’yı kuşbakışı görebilirsiniz.

Bozuk paraları hazırlayın,

dilek tutmaya gidiyoruz: Trevi Çeşmesi

Trevi yani yaygın bilinen adıyla Aşk Çeşmesi’nin önündeki kalabalık azalır mı diye düşünmeyin, burayı sakin bulmak güç. Verin çocuğunuzun eline bozuk parasını tutsun dileğini. Bu dilek günün ilk dondurmasını yemekse gerçekleştirmesi çok kolay, hemen yamacında bulunan  Il Gelato di San Crispino’nun dondurmalarından alıp, çeşme kenarına yerleşebilirsiniz.

Basamaklar, cadddeler ve kahve kokusu

İspanyol Merdivenleri’ne  pusetle nasıl gideriz diye endişelenmeyin. 138 basamağı tırmanmadan Trinita Dei Monti yönü yerine via del Corso tarafından gitmeyi tercih edebilirsiniz. Basamakların hemen altında bulunan Fontana della Barcaccia, Bernini’nin eseri. Şık butikleriyle Via Del Corso ve Via Del Via dei Condotti, buranın kapı komşusu. Her daim yerli yabancı ziyaretçilerin akınına uğrayan caddelerde kahve molası için şehrin en eski kahvecisi Antico Caffe Greco’nun şık atmosferini görmelisiniz.

Dünyanın en küçük ülkesine doğru

Vatikan yüzölçümüyle, dünyanın en küçük ülkesi. Çevresindeki yapılarıyla St. Peter Meydanı’nın, kendi başına bir sanat eseri olduğunu düşünürseniz, Vatikan müzelerinde sizleri nelerin beklediğine dair bir fikriniz olabilir. Çocuklarla uzun sıraları bertaraf etmenin yolu, rehber eşliğinde girmek. Ancak zamanınız az ise bu seferlik müzelerin tamamını gezmek yerine Sistina Şapeli’ne doğrudan gitmek isteyebilirsiniz. Michalengelo’nun muhteşem eseri Adem’in Yaratılışı’na hayranlıkla bakarken, Tan yatarak mı yapmış acaba diye sormuştu, sizin çocuğunuz da sorabilir. Aklınızda olsun yatarak değil oturarak yapmış. Vatikan’daki gezinizi Castel Sant Angelo ve önündeki Hadrian Köprüsü’nden çekeceğiniz fotoğraflarla tamamlayabilirsiniz.

Çeşmeler ve meydanlar

Roma demek, çeşmeler ve elbette ki meydanlar demek. Biz ailece yaptığımız şehir gezilerinde, çocuklarımız için hazine avları hazırlıyor, gezileri daha da eğlenceli hale getiriyoruz. İsterseniz siz de çeşmeler üzerinden böyle bir kurgu yapabilir, yürüyüşleri kolaylaştırabilirsiniz.

Dört Nehir Çeşmesi’yle buluşacağınız Navona, ressamları, sokak sanatçıları ve karikatüristleri izleyerek mola vermek için güzel bir seçenek. Güzel bir pizza yemek için bir  bir klasik neresi derseniz, Roma’nın en sevimli meydanlarından Campo dei Fiori’deki Il Fornaio’ya doğru yönelebilirsiniz.

Navona’dan kısacık bir yürüyüşle “tüm tanrıların tapınağı” anlamına gelen, daha sonra kiliseye çevrilen Pantheon Tapınağı’na ulaşabilirsiniz. Rafael ve bazı İtalyan krallarının mezarları da bulunan yapı, çocukların ilgisini çekecek türden. Zamanının en yüksek kubbesine sahip yapının tepesindeki açıklığın tek ışık kaynağı olması ve buradan gelen ışığın dev bir saat gibi güneşin devirlerini göstermesini çocuğunuz ilginç bulabilir. Yapının dışındaki kolonlar ise sıkı durun, o yıllarda 2 bin 800 km ötedeki Mısır’dan getirilmiş.

Bir başka popüler meydan derseniz, Piazza del Popolo’yu atlamamak gerek. Adını aynı yerde bulunan Santa Maria del Popolo Kilisesi’nden alan bu meydan, dikilitaşı, Neptün Çeşmesi ve Obelisk ve trafiğe kapalı alanıyla görmeye, koşup enerji atmak isteyen küçüklerle uğramaya ideal.

Seni gidi Pinokyo

Oyuncak dükkanlarına girmek çocuklar için her zaman zevkli ama Bartolucci bir başka. 1936’dan beri ahşap işleme işindeki ailenin ürettiği ahşap oyuncakları görmeden geçmeyin. Pinokyo’nun maceralarından bahsedin, özel Pinokyo koleksiyonlarından bir tane sevdiğinizi seçin. Pantheon’dan birkaç adım ötede dükkan sizi masalsı atmosferine sokarken, İtalyan tasarımının yansımalarını keşfetmeye davet ediyor.

Müzelere doyamayanlara

Explora Müzesi, animasyon laboratuvarı, bilim atölyesi gibi ilginç köşeleriyle çocuğunuzun hoşuna gidebilir. Zengin içeriğiyle Zooloji Müzesi, teknoloji tutkunu çocuklara yönelik Technotown, evrenin derinliklerini keşfetmek isteyen minik astronomlar için Astronomi Müzesi şehirde ailece uğramaya değer yerlerden. Zaha Hadid’in elinden çıkma MAXXI Müzesi ise, keskin açıları ve kıvrımlarıyla Roma’daki antik yapılara modern bir tezat oluşturuyor. Yenilikçi sanat ve mimariye meraklı aileler ziyaret etmeli.

Biraz da park vakti

Pincio tepesinde göreceğiniz Villa Borghese’e ister basamaklardan isterseniz de ağaçlı rampayı tırmanarak çıkabilirsiniz. Villa Borghese ve bahçeleri için en az yarım gününüzü ayırmalısınız. Burada park içinde gezen mini trenle bir tur yapabilir, hayvanat bahçesini ziyaret edebilirsiniz. Yukarıdan bakınca manzara da ayrıca nefis.

Haydi nehrin karşısına

Roma’nın en renkli bölgelerinden biri olan Trastevere, turistik noktaları tamamladıktan sonra gerçek bir Roma mahallesinde dolaşmak isteyenler için biçilmiş kaftan. Labirenti andıran dar sokakların görüldüğü Trastevere, yeme içme konusunda harika seçeneklerle dolu. Ristorante Velavevodetto’nın kızarmış enginarları, Antica Trattoria da Carlone’nın makarnaları, Trapizzino Trilussa’nın kornet şeklinde sarılı pizza dilimleri, Fior di Luna’nın meyveli ve çikolatalı dondurmaları tadılmaya değer.

Roma’dayken..

  • Roma bir günde inşaa edilmedi siz de kendinizi her yeri görmek için yıpratmayın. Hedefiniz herkesin rahat olacağı ve keyif alacağı bir günü tasarlamak olsun.
  • Sıra beklememek için RomaPass edinebilir, ailece kalabalıktan nispeten sıyrılabilirsiniz.
  • İhtiyacınız varsa yanınıza hafif bir puset alın. Binaların basamaklarından metro iniş çıkışlarında böyle yaptığınıza şükredeceksiniz. Ayrıca imkanınız varsa yanınızda sling bulundurun, örneğin St.Pietro Basilikası’nda pusete izin verilmiyor. Scooter ise büyük çocuklar için kurtarıcı önerim.