SABIR SABIRSABIR…

5 Aralık 2014

Kimse bekletilmekten hoşlanmaz. Ama özellikle bu yaştaki çocuklar için sabırlı olmak gerçekten güç olabilir.

Üç – dört yaşlarında çocuk sahibi olan her anne baba bu durumu mutlaka yaşamıştır. Durmak bilmeyen gözyaşları, yükselen çığlıklar ve sinir krizleri. Hepsi de bir şey için beklemek söz konusu olduğunda ortaya çıkar; sebep hava alanında uçağın kalkmasını beklemek de olabilir, anneannesinin ziyarete gelme saatini beklemek de. Ama her ne kadar bu surat asmalar ve sızlanmalarla başa çıkmak sizin için zor olsa da, uzmanlara göre sakin kalabilmeniz büyük önem taşıyor. Uzmanlar anne babaların çocuklarının sabırsız davranışları karşısında anlayışlı ve sabırlı davranmaları gerektiğini belirtiyor. Çünkü bu yaşlardaki çocuklar halen kendileri üzerinde kontrol sahibi olabilme becerisini geliştirmeye çalıştıklarından, istedikleri şey her neyse onu anında elde edemedikleri zaman öfke nöbetlerine kapılabiliyorlar. Buna bir de zaman algılarının henüz tam anlamıyla gelişmediğini de katarsak (Üç yaşındaki bir çocuğa yarım saat beklemesini söylemek ona çok soyut gelecektir. Bir şey için birkaç gün beklemek ise neredeyse sonsuza kadar beklemekle eşdeğer olabilir), çocukların neden bu kadar sabırsız davrandıklarını anlamak o kadar da zor olmasa gerek.
Tabii bunlar, çocuğunuz bu dönemi atlatana kadar dişinizi sıkmaktan başla çareniz olmadığı anlamına gelmiyor. Ona bu durumla başa çıkabilmesi için bazı beceriler kazandırabilir ve böylelikle ikiniz de rahat bir nefes alıp zamanınızın tadını çıkarabilirsiniz.

İyi örnek olun
Bir dahaki sefere marketteki kasa sırasında beklerken önünüzdeki müşteri tüm parayı ödemek için bir torba demir para çıkardığında, ne kadar sinirlenirseniz sinirlenin soğukkanlılığınızı korumalısınız. Uzmanlar durum ne olursa olsun sabırlı kalmayı başarırsanız, çocuğunuzun bu hareketinizi görüp öğreneceğini ve bundan ders çıkaracağını belirtiyor. Sadece sakin kalmaya odaklanın, birkaç derin nefes alın veya esneme hareketleri yapın. Çocuğunuza olumsuzluğa kapılma şansı vermeden, ikiniz de duruma çok sabırlı bir tepki verdiğiniz için hem kendinizi hem de onu tebrik edin. İşi şakaya vurun, olmakta olan olayla ilgili şakalar yapın ve oradan çıktığınız zaman yapacağınız keyifli aktivitelerle ilgili konuşmaya başlayın; parka gitmek ya da biraz alışveriş yapmak gibi.

Vites değiştirin
Anaokulu çocukları sadece anı yaşarlar. Dolayısıyla beklemek onlar için çok can sıkıcı bir durumdur. Uzmanlar bu yaştaki çocukların içinde bulundukları durumun sonucunu düşünebilmek ve hesaba katmak yerine, sadece o an ne istediklerine ve onu gerçekleştirmeye odaklandıklarını söylüyor. İşte oyun alanında ya da bir etkinlikte Mickey Mouse kostümü giymiş kişiyle bir resim çektirmek için sıra beklemek onlar için bu sebeple çok zordur ve öfke nöbetlerini tetiklemesi de gayet muhtemeldir. Çünkü çocuğunuzun beklerken odaklandığı tek nokta ne kadar sıkıldığı olacaktır. Sadece sıkıntısına odaklanmak da onun ileriyi düşünmesine, yani beş dakika içinde sıranın kendisine geleceği gerçeğini görmesine engel olur. Burada şanslı olduğunuz nokta şudur ki, bu yaştaki çocukların dikkatlerini dağıtmak çok kolaydır. Yani eğer bir yol bulup onun dikkatini farklı bir şeye çekmeyi başarırsanız, önündeki uzun sıra ve onun bitmesini beklerken yaşadığı olumsuz duyguları geçici bir süreliğine de olsa unutacaktır.
Her zaman yanınızda, çocuğunuzun yaşına uygun bir takım oyuncaklar bulundurun. Bu sayede çocuğunuz herhangi bir yerde aniden huysuzlanmaya başladığında, onun kafasını dağıtmak için hazırlıklı olmuş olursunuz. Küçük bir boya kalemi seti, çıkartmalar ve biraz kağıt veya parmak kuklaları işe yarayacaktır. Çocuğunuz huysuzlanmaya başlayınca çantanızdan bunları çıkartın ve ona hangisiyle oynamayı tercih ettiğini sorun. Yanınıza oynayacak bir şeyler almayı unuttunuz mu? O zaman sözcük oyunlarına sığının ya da ona bir hikaye anlatın. Siz oynadığınız oyun konusunda yeterince heyecanlı görünürseniz, çocuğunuz da heyecan duyacaktır.

Kendini kontrolde hissetsin
Siz bir yetişkin olarak, bir şey için beklerken geçireceğiniz zamanı kolaylaştırmanın yollarını bulabilirsiniz. Bir arkadaşınızla mesajlaşabilir ya da bir dergi karıştırabilirsiniz. Ama küçük çocuklara sadece oturmaları söylendiğinde, bekleyecekleri sürede ne yapacakları konusunda fazla bir seçenekleri olmaz. Bir dahaki sefer çocuğunuz sizle oynamak isterse ama sizin önce çamaşırları katlamayı bitirmeniz gerekiyorsa, onu kendisini oyalaması için teşvik edin. Hem bu sayede yalnız oynamayı da öğrenecektir. Şöyle diyebilirsiniz: “Birlikte arabalarınla oynamamızı istediğini biliyorum. Ama önce bitirmem gereken bazı ev işleri var. İstersen oyuncak kutunu bir karıştır ve orada ben işimi bitirinceye kadar oynayabileceğin bir şey var mı diye bir bak.” Eğer yine de bir şey bulmakta zorlanırsa, bir puzzle yapmasını önerin.

Eğlencesiz olmaz
Çocuğunuza sabırlı olmanın eğlenceli yollarının da olduğunu göstermek, ona beklemenin o kadar da kötü bir şey olmadığı mesajını verecektir. Mesela çoğu kutu oyunu, kural olarak kişilerin diğerleri oynarken kendi sıralarının gelmesini beklemelerini gerektirir. Ailece bu oyunları oynayacağınız zamanlar ayarlayın. Böylece çocuğunuz oyuna dahil olmak için diğer kişileri beklemesi gerektiğini öğrenecektir. Ancak uzmanlar yine de oyunu hızlıca oynamanızı, işi yavaştan alan üç kişinin sırasını bitirmesini beklemenin yine de çocuk için zor olabileceğini belirtiyor. Biraz da övgünün zararı olmaz. Yani ona “Baban oynarken bu kadar sabırla beklemeni takdir ediyorum” diyebilirsiniz.
Görsellek de beklemeye yardımcı olur. Şimdiki zamanla beklenen bir tatil ya da doğum günü partisi arasında daha haftalar varsa, bir geri sayım tablosu yapın. Tablodaki her güne birlikte gerçekleştireceğiniz kurabiye yapma, bisiklete binme gibi aktiviteler yazın ve her gün bunları yaptıkça bir günün daha üzerine çizgi çekin. Tablodaki günlerin gittikçe azalması çocuğunuza beklediği anın yaklaşmakta olduğuna dair gözle görülür bir kesinlik hissi verecektir.

Tecrübelerden yararlanma
Uzmanlar çocuğunuzun yaşadıkça öğrendiklerini, sabırlı olması için kullanmanızı öneriyor. Yaşanan tecrübenin ardından o konuda konuşun ve “O kuyrukta beklemek gerçekten zordu ama atlıkarıncaya binmenin keyfine değdi değil mi?” deyin. Bir dahaki sefer aynı durumda kaldığınızda, “Atlıkarınca için sırada beklediğimiz zamanı hatırlıyor musun? Beklerken birkaç şarkı söylemiştik. Zaman çabuk geçmişti ve sıramız hemen gelmişti. Hadi şimdi de aynı şeyi yapalım” demeyi deneyin. Geçmişte bir bekleme mecburiyetini nasıl başarıyla gerçekleştirdiğini ona hatırlatmak, onun gözünde sabırlı olmayı bir felaket olmaktan çıkarıp yapılabilir bir şey konumuna getirebilir.

Soru
Annem sürekli kızımın çok zayıf olduğunu ve ona kilo aldırmam gerektiğini söylüyor. Kızıma daha çok yedirmek için onu zorlamalı mıyım?
Cevap
Anneanneler genellikle torunları ne kadar toplu olursa onların o kadar sağlıklı olduğunu düşünür. Ama bu hiç doğru değildir. Tabii siz de böyle düşünüyorsanız ve kızınızda ateş, iştahsızlık, kusma, ishal ve karın ağrısı gibi belirtiler varsa durum farklıdır. O zaman doktora götürmeniz gerekir. Ancak sağlıklı gözüküyorsa, kıyafetleri düzenli olarak üzerine küçülüyorsa ve enerjikse annenizin söylediklerini kulak ardı etmenizde fayda var. Kızınızın doktor kontrollerini de düzenli olarak yaptırdığınız sürece endişelenmenize gerek olmayacaktır.