İsmine duyarsızlaşan çocuklar

10 Mayıs 2018

Hazırlayan: Çocuk Gelişimi Uzmanı Özge Selçuk Bozkurt

Gelişimsel bir problemden mi? İşitme ile olan bir sıkıntıdan mı? İletişim şeklinizden mi? Yoksa çocuğunuz işitsel odaklı değil mi?

Herhangi bir gelişimsel problem (Otizm Spektrum bozukluğu gibi) yokken; Sesleniyorsunuz bakmıyor! Ya televizyona kilitlenmiş ya bir iş üzerinde, ya da size artık kapatmış kendini…

Sebep her ne olursa olsun; bir düşünün size seslenildiği zaman bir irkilmez misiniz? Kulağınıza isminizin seslenildiğini duyduğunuzda, birden iş üzerindeyken bile olsa dikkatiniz dağılabilir. Uyumak üzereyseniz bile irkilirsiniz. Peki ya çocuğunuz? 

2 yaş öncesinde

Dikkatini sadece bir duruma verebilirken görsel uyaran çocukların dikkatini daha çok çektiği için bu renkli hareketli dünyaya kendilerini kaptırabilmektedir. İşitsel uyaran farklı bir frekansta olmadığı sürece dikkatini çekmekte zorlanırsınız. “şişşşşttt”, “cısss” demek; birden dikkat çekici bir uyaran olan işitsel bir ögenin dikkatini dağıtmasını sağlayacak ve size bakabilecektir. İsmine ne kadar aşina da olsa duyarsızlaşabilmektedir.  O yüzden özellikle bu dönemde aşırı görsel uyarana maruz bırakılması, tablet ve televizyon gibi görsel dikkatin daha baskın olmasına sebep olan cihazlara maruz bırakılmaması önemli. Uyaran fazlalığı kadar eksikliği de önemli. Uyaran azlığı duyu gelişimini de olumsuz etkilemektedir. Uyaran almayan çocukta duyu reseptörleri işitsel farkındalık… gibi ögeler yeterli olarak gelişemez. Dolayısı ile farklı bir uyarana ya aşırı tepki verir ya da yokmuş gibi sayar.

Özetle bu dönemde görsel uyaran kadar işitsel uyaran da vermeye gayret gösterilmeli. Aynı anda fazlaca uyarana maruz bırakılmamalı.  

2 yaştan sonra

İki yaştan sonra hem konsantrasyon süresi artıp hem de aynı anda yeni bir duruma adapte olabilmektedirler. Hatta tuvalet alışkanlığı kazanımı bu dönemde daha rahat olur. Çünkü bir işle meşgul olsa dahi bedeninin sesini dinleyerek, tuvaleti olduğunu hissedip doğru zamanda tuvalete gidebilmektedir. Dikkat bakın çift yönlü. Elleriyle bir işle meşgulken, onunla konuşabilirsiniz. Ancak bu yaşta da mı yine ona seslendiğinizde duymuyor(!)

Öncelikle pedagojik bir sorun olup olmadığını düşünmekten önce mutlaka bir KBB uzmanına çocuğunuzu götürün işitsel bir problemin olmadığına emin olun.

İsmini ne şekilde söylediğiniz önemli

Aslında iletişim şekliniz önemli. Sürekli uyaran bir ebeveynseniz; ismini söyleyip arkadan uyarı cümlesini veriyorsanız, çocuğunuz selektif olarak ismi ile başlayan cümlenize dikkat etmeyebilir. Çünkü hep ismiyle beraber ona bir uyarı yapmaktasınız. Onun mantığına göre: Onu oyundan sevdiği işten alıkoymaktasınız. Ee dönüp size bakar mı? Onu mutsuz eden, sınırlayan bir ebeveyn olarak iletişimizi bir gözden geçirelim:

Adını seslendiniz oyun oynarken bakmadı. Peki sevdiği bir şeyle başlayan cümle kurun? Mesela eğer seviyorsa “Çikolata” deyin bakalım bakıyor mu?

Bir danışanım; oyun ofisime geldiğinden beri çocuklarına sürekli uyarı halindeydi; Osman, ayakkabını çıkart, Osman suyunu iç, Osman gel buraya otur, Osman gel bunu abine ver” diyor ama, çocuk tepki vermiyor! Annesi, acaba bir 

sorun mu var diye soruyor. Büyük oğlu da öyle sesleniyor; bakmıyor! Ancak çikolatayı seviyormuş anladık Oyun oynarken çikolata yer misin diye soruyor. İkisi de dönüp bakıyor… Çocuğunuzun ismini çikolata olarak değiştirseniz mi diye önerdim o dakika!

Çikolata tatlıdır hoş duygu verir. Bakın çocuklarınızın kulakları nasıl o kelimeyi seçti? Oysa ki ismine dönmemişti. Demek ki seslenmeniz, seslenme şekliniz aynı tadı verip aynı etkiyi yaratmıyor! O zaman iletişim şeklinde bir değişiklik yapalım dedik. Önce anneyi uyarı cümlelerini kısıtlamasını istedik. Güzel şeyler önermek için ancak çocukları fazla da bunaltmadan, dikkatini bir işe yoğunlaştırmadan ismini söylemesini istedik. “Osman, hadi parka gidelim, Osman suyla oynamak ister misin?” gibi. Bir ay sonraki görüşmemizde, çocukların isimlerine tepki verip anne ile iletişiminin değiştiğini gözlemledik hem de iki hafta öncesinde başarı sağlanmıştı. Ha bir de annenin “tiz” tonda kullandığı seslenme şeklini, kulağa hoş gelir şekilde düzenledik, böylece annenin aklına hiç gelmeyen bir durumu bu kadar basit bir şekilde çözümlemiş olduk.

İşte bu yüzden çocuklarla nasıl iletişim kurduğunuz çok önemli. Söyleyiş şekliniz, onun yaşına uygunluk, kullandığınız kelimeler, jest ve mimikleriniz ve doğru zamanlama…