Her kötü olay travma yaratır mı?

3 Mayıs 2019

Yazan: Ebru Zorlutuna

Her kötü olay travmatik etki yaratır. Travmatik olay ne kadar derinden etkili ya da trajik olursa olsun insan beyni bunu normal anı haline dönüştürür. Eğer bir travmatik olay normal anı haline dönüşememişse beyinde kilitli kalır ve yıllarca etkisini sürdürür. Örneğin ebeveyn kaybı travmatik bir olaydır. Normal koşullarda belli bir zaman diliminde, bizim kültürümüzde “40’ı çıkacak, 52’si geçecek bu zaman diliminde yas tamamlanır ve çocuk normal hayatına döner gider” anlayışı vardır. Ancak bazı durumlarda bu travmatik deneyim normal anı haline dönüşemez ve beyinde kilitli kalır. Eğer bir olayın etkisi zaman içinde kaybolup gitmemişse bu konuda deneyimli bir uzmandan destek almak gerekir.

Çocukların travma yaşaması için illa ki o olaya maruz kalması gerekmiyor. Olayı televizyonda görmesi ya da anne babasından duyması da travmatik etkiler yaratabilir. Yaşanan korku ya da şiddet içerikli oyunlar, izlenen filmler, bu filmleri izlemese bile arkadaşlarından duyması çocuğun kendisini güvende hissetme duygusunu zedeleyip travmatik etki yaratabiliyor.

Kazalar, kayıplar, ciddi hastalık ve kendisinin ya da başkasının yaralanması, fiziksel ya da cinsel saldırı, savaş, doğal afetler büyük “T” ise, bir de küçük “t” ’ler vardır. Küçük “t” travmalar dediğimiz; gündelik yaşamda herkesin başına gelebilecek travmalardır. Küçük “t”’ler; yetersizlik, başarısızlık, kıyaslanma, dışlanma, ihmal edilme, terk edilme, aşağılanma, cinsel taciz gibi kişiyi çok etkileyen ancak bir başka kişiyi hiç etkilemeyen olaylardır. ‘‘Büyük ‘T’ mi yoksa küçük ‘t’ mi kolay temizlenir?’’ diye sorarsanız ilk akla gelen büyük ‘T’ olsa da gerçek şu ki küçük ‘t’ ler daha zor temizlenmektedir. Çünkü hepimiz binlerce küçük ‘t’ olayları yaşarız. Bilmediğimiz ya da farkında olmadığımız bir sürü küçük ‘t’ travmalarımız vardır. Uzmanlar, EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme)  terapisi ile büyük ya da küçük travmaları duyarsızlaştırmak üzere çalışmaktadır.

Çocukların travma yaşadığını nasıl anlarız?

Travmatik olaylar deprem gibi doğal yollarla olabileceği gibi taciz, tecavüz veya şiddet gibi insan eliyle de olabiliyor. Her çocuk travmatik olaylardan aynı şekilde etkilenmez. Örneğin deprem yaşanan bir bölgede bazı çocuklar travmatik olayın etkisinden çabuk çıkamazken bazı çocuklarsa arkadaşlarıyla mutlu bir şekilde oyun oynar. Travmatik olay sonrası açılan yara, bazı çocuklarda zamanla kendiliğinden kapanırken bazılarında ise etkisi yıllar boyunca sürebiliyor. İşte bu aşamada travma terapisine ihtiyaç duyulmaktadır.

Çocuklarda travma belirtileri:

  • Yaşadığı olayın görüntüsünün sürekli aklına gelmesi veya aklından çıkmaması,
  • Kâbuslar görme,
  • Yaşının altında davranmak (alt ıslatma, parmak emme, ayrılma korkusu gibi)
  • Korkular (yeni durum ve kişilerden, bazı objelerden, şiddetten),
  • Nedensiz ağlama,
  • Öfke patlamaları,
  • İçe kapanma,
  • Yaşadığı olayları inkâr etme,
  • Yabancılardan korkma, anne babayı bırakmama, sevdiği nesneye bağlanma,
  • Tekrarlanan oyunlar,
  • Anının tekrarlanarak oynanması,
  • Normalden daha az detaylı ve daha az hayal gücü içeren oyunlar oynaması.

Travma sonrası iyileşme nasıl olur?

Kaza, deprem, ölüm, yaralanma, taciz gibi travmatik olaylardan her çocuk aynı derecede etkilenmeyebilir. Bazı yaralar kendiliğinden iyileşirken, bazıları ise tedavi gerektirir. Travma da böyledir. Deprem yaşayan iki çocuktan birisi travmatize olmuşken diğeri normal hayatına devam edebilir. Birisinin yarası kendiliğinden kapanırken diğeri için destek gerekebilir. Tam da bu aşamada travma terapisi devreye girer. Birçok travma terapisi vardır. EMDR travmatik olaylar sonrası etkin, kalıcı ve hızlı sonuçlar çıkarmaktadır.