Hassas çocuklar nasıl yeşerir?

11 Haziran 2019

Haklarında en fazla endişelendiğimiz çocuklar büyüdüklerinde mutlu ve başarılı yetişkinler olabilir. Çocuklardan ya “dirençli” ya da “hassas” olarak bahsederiz, ama çocuklar aslında sadece çevrelerine nasıl tepki verdikleri açısından farklıdır. Neredeyse her türlü durumda gelişebilen çocuklar karahindiba gibidir: Tohumları çayırlardan, kaldırım çatlaklarına dek nereye konarsa konsun büyüyebilen çiçeklerdir bunlar. Diğer çocuklarsa ortamları söz konusu olduğunda oldukça hassas olan ve nasıl bakıldığına göre ya çiçek veren ya da solan orkidelere benzer.

Orkide gibi dediklerimize dünya korkutucu ve bunaltıcı bir yer gibi gelebilir. Araştırmalar da zorluklar karşısında karahindibalara göre stres hormonu kortizolden daha fazla salgıladıklarını gösteriyor. Dokunma, duyma ve tat alma gibi fiziksel duyular ile samimiyet, kötü niyet ve kayıtsızlık gibi kişilerarası deneyimlerin fazlasıyla farkında olmalarına neden olan biyolojik kavrayış kabiliyetine sahiptirler.  Ancak orkideler hem olumsuz hem de olumlu durumlara daha yoğun bir kuvvetle tepki verir: Kötü bir ortamda acı çekip solma eğilimi en fazla olan çocuklar kendilerini besleyecek ortamlarda alışılmadık biçimde hayat dolu, yaratıcı ve başarılıdır. Bu aslında ebeveynleri, öğretmenleri ve arkadaşları için harika bir haber! Haklarında en çok endişe ettiğimiz çocuklar, aynı zamanda destek ve teşvike en çok karşılık veren ve bunlardan en fazla ölçüde yararlananlardır.

Belki sizin de fevkalade ve ümit vaat eden bir genç olduğuna dair sezinize rağmen okulda ya da genel olarak hayatta zorlanan bir çocuğunuz var. Hassas çocuklara ebeveynlik yapmanın kesin bir formülü yok, ama orkideler o yufka yürekli gerçek benliklerini kabul ve teyit ettiğinizde serpilir. Çocukların ebeveynlerinden beklediği tek şey özen ve bakımdır, ama orkide çocuklar ebeveynlerinin sevgisini her yönden hissetmekten özellikle istifade eder. Bu sevgi daha çok tek bir ebeveynden, anne ve babasından, bir ninesinden veya genel olarak bakım veren kişiden gelebilir. Tek bir destekleyici yetişkinin bile çocuğun üzerinde dönüştürücü bir etkisi olacaktır.

Orkide çocukların ilgi duydukları şeye teşvik edilmeye ve oldukları hâliyle koşulsuz sevilmeye ihtiyaçları vardır. Hayatın iş kısmı nedeniyle çoğu zaman çocuklarımızla “kaliteli zaman” yani birlikte anlamlı sohbet ve faaliyetlerde bulunmak için özel ayrılmış bir zaman yaratma ihtiyacı hissederiz. Ancak bu kaliteli zaman tamamen uydurmadır. Biz ne kadar planlı, programlı olmaya çalışırsak çalışalım, en kıymetli anlar Cumartesi sabahı futbol maçına giden araba yolculuğunda veya çocuğunuzu uyku öncesi yıkamaya çalışırken, yani bunu en az beklediğimiz zamanlarda ortaya çıkar. Olağanüstü iletişim ve samimiyet hayatın olağan akışı sırasında meydana gelir.

Oğlum’la yaşadığımız benzer bir anıyı hiç unutmayacağım. Kuzey Ege’nin engebeli kıyıları boyunca yaptığımız bir yolculuğumuz sırasında, o zamanlar yaklaşık 8 yaşında olan Burak ile birlikte bir patika boyunca yürüyorduk. Gökyüzü günbatımı yaklaştıkça renklenmeye başlamış ve önceki soğuk sis dağılmıştı. Güneşin batışına böylesine güzel bir manzarada denk gelmek, bizi durup Burak’ın iç dünyasına yol almaya yönlendirmişti. “Baba, biliyor musun,” dedi, “Çizim yapmayı ve boyamayı gerçekten çok seviyorum. Sanatla uğraşmayı gerçekten çok seviyorum.”

Burak’ın gelecekteki hayatı veya kariyerinin yönü üzerine hayal kurduğu veya düşündüğü dört-beş saatlik bir süre içerisinde anlık bir es vererek dile getirdiği kayda değer ama umulmadık bir beyandı bu. Ciddi bir sanat yeteneği olduğunu fark ettiğimi ve ömür boyu bu alanda ilerlemenin ve meslek olarak seçmenin mümkün olduğunu söyledim. Sonra, gökyüzünün turuncu kubbesinin neredeyse şeffaf, parlak bir turuncu tonuna döndüğüne dikkat çekerek beni şaşırttı. “Evet,” dedi. “Turuncu en yanlış anlaşılan renk.”

Bu nasıl bir aydınlanma! İşte karşımda bir çocuk (kendi oğlum!) var ve renkler üzerine çoğu kişinin insanlar hakkında düşündüğü gibi düşünüyor. Doğrusu turuncunun yanlış anlaşılabileceği, hatta genel olarak anlaşılabileceği hiç aklıma bile gelmemişti. O parlak zekâlı ve hayal gücü kuvvetli bir sanatçıydı, hâlâ da öyle. Tiyatro Bölümü’nden mezun oldu ve şimdi ödüllü bir tiyatro dekor tasarımcısı ve büyük bir üniversitede ders veriyor.

Pek çok diğer hassas çocuğun fevkalade yetişkinlere dönüşmesine tanık oldum. Bir kısmı en orkide orkideler olan kendi hastalarımdı ve şimdi muhteşem anne ve babalar, yerel hastanelerde hasta ve travma geçirmiş çocuklara bakan doktorlar ve hemşireler, eğitim verdikleri çocukların hayatlarını ciddi ölçüde etkileyen yetenekli öğretmenler ve içinde yaşadıkları toplumun vicdanı hâline gelmiş arkadaşlar ve komşular oldular.

Orkide çocuklar bizim nazik “maden kanaryalarımız.” Talihsizliklerden en kolay etkilenebilecek olanlar onlar, doğru; ama aynı zamanda dünyadaki nezaket ve iyilikten en çok faydalanacak olanlar da bu çocuklar.

Orkide ve Karahindiba: Bazı Çocuklar Neden Zorlanır Ve Tüm Çocuklar Nasıl Serpilir’den alıntı. Tüm hakları Dr. W. Thomas Boyce’a aittir.11