ÇOCUĞUNUZ SİZİ DELİRTİYOR MU?

5 Aralık 2014

Amerikan Parents üç aileye “Çocuğunuz sizi delirtiyor mu?” sorusunu yöneltti. Üç ailenin de verdiği yanıtlar “evet”ti. Ta ki HarveyKarp’ın “Mahallenin En Mutlu Yumurcağı” kitabından ailelere sunulan disiplin tekniklerini uygulayana kadar…

Kızım June’ın birinci yaş gününden sonra sanki ona bir şeyler oldu ve birdenbire fil gibi bir iradeye sahip oldu. Bir müddet onun geçici bir huysuzluk dönemine girdiğini düşünerek yaptığı her şeye “evet” dedik ve şımarıklıklarının üzerinde çok durmadık. Ta ki bir gün gelip de bizi çileden çıkarıncaya kadar!
En son doktor kontrolüne gittiğimde kızım bir canavara dönüşmüştü. İşte o anda doktorumuz bana bir kitap tavsiye etti. Doktorun tavsiye ettiği kitap HarveyKarp’ın yazdığı, birçok ailenin her satırını büyük bir merakla ve ilgiyle okuduğu Mahallenin En Mutlu Yumurcağı idi. Kitabın bir de DVD’si vardı.
Doktorum, DVD’yi seyretmemi ya da kitabı okumamı tavsiye ederken ‘Kitaptaki disiplin tekniklerini uyguladığında emin ol kızının eskisi kadar yaramaz olmayacağını göreceksin’ dedi. Eve dönerken kitabı almıştım ve iki kuzenimle birlikte hemen DVD’yi seyretmeye başladık. Ve kısa bir süre sonra tavsiye edilen teknikleri bir oyun senaryosuna dönüştürerek uygulamaya başladık. Bilin bakalım ne oldu? Çok kısa bir süre içinde taktikler amacına ulaştı. Bu tavsiyeler sizin işinize de yarayabilir.

June 3 yaşında, Cara Birnbaum’ın kızı
Sorun
“June, kendi sandalyesinde kahvaltı ederken, ben de büyük bir özenle ekmekleri kızarttım ve üzerlerine reçel sürdüm. Kızım reçelli ekmek yemeyi reddedip, mısır gevreği yemek istedi. İlk önce ona izin vermesem de mızmızlanıp ağlamaya başlayınca istediğini yapmak zorunda kaldım. Başka bir sefer gittiğim aşçılık kursunda öğrendiğim bir tarifi evde yapmaya çalışıyordum ve kızım da yanımdaydı. Yapacağım kek için kullanacağım yumurtaları, kahvaltısını ederken yediği haşlanmış yumurtalardan zannettiği için onları kırmak istedi. Bense yumurtaların haşlanmadığını anlatmaya çalışsam da birkaç tane yumurta kırmasına engel olamadım.”

Disiplin hatası
*Sızlandığı için her dediğini yapmak

Dr. Karp’ın önerisi
“Çocuklarımız huysuzlandığında çoğumuzun ilk düşüncesi bir mağaraya sığınmaktır. Ben bu gibi durumlarda çocuğunuzun sesini en yüksekten en alçağa nasıl ineceğini ve duygularını daha sakin bir şekilde nasıl ifade edeceğini biliyorum. Bir dahaki sefer sizden bir şey talep ettiğinde, daha sakin bir ses tonuyla yapmasını istediğiniz şeyi söyleyin ve bunu beş, altı kere tekrar ettirin. Normal bir şekilde isteğini belirttiğinde onu anlayabildiğinizi jest ve mimiklerinizle gösterin ama kararlılığınızı da bozmayın. İstediği şey, yapması için uygun değilse bunun olamayacağını ona anlatın.
İlk seferde hemen başarıya ulaşacağınızı beklemeyin. Çocuğunuza sabırlı olmayı ve beklemeyi öğretmeniz gerekir. Kızınızın yumurtaları kırmasını istemediğinizde dikkatini çekecek başka bir şey bulup yumurtaları görmeyeceği bir yere kaldırabilir, hemen ardından ise birlikte yumurta kırmayı deneyebilirdiniz. Yumurtaları kızınızla birlikte tutup, beşe kadar sayıp kek yapacağınız tabağın içine kırabilirdiniz. Beşe kadar saymasının en büyük avantajı bu şekilde beklemeyi ve sabırlı olmayı öğrenecek olmasıdır.
Çocuğunuzun emir verme alışkanlığını frenlemek istiyorsanız onun karşısına seçeneklerle çıkın. Mesela “Kahvaltı için omlet mi ya da tost mu yemek istersin?” veya “Elma mı, muz mu?” gibi… Ancak bu öneriyi bir gece önceden sunmanızda fayda var ki, ertesi sabah uyandığında ne yiyeceğini biliyor olsun.

SPOT: ChandraTurner’ın oğlu Grant 3, kızı Madelyn ise 5 yaşında.
Sorun
“Oğlum üç yaşına girdikten sonra sabahları çok erken uyanmaya başladı. Güneşin doğmasıyla birlikte gözlerini açıyor, odasının altını üstüne getiriyor, dolabındaki bütün kıyafetleri etrafa saçıyor. Odasını toparlarken bazen kızarak bazense yumuşak bir şekilde bana yardım etmesini istesem, ara ara tehdit etsem de hiçbiri bir işe yaramadı. Geceleri de sık uyanıyor ve onu tekrar yatırmaya çalıştığımda banyo dışında hiçbir yerde uyumak istemediğini söylüyor. Bu durumu nasıl sonlandırabilirim?”

Disiplin hatası
*Kısa zamanda çok şey bekliyorsunuz

Dr. Karp’ın önerisi
“Öncelikle gayet soğukkanlı davranışlar sergilemelisiniz. Oğlunuza sizi ne kadar çok üzdüğünü belli edin. Ama onu yatak odasına götürmek için savaş vermeyin. Çocuğunuzun günlük rutinini kontrol edin ve küçük bile olsa gün içinde bir problemle karşılaşıp karşılaşmadığını gözlemleyin. Aradan bir süre geçtikten sonra ufak yapışkanlı kâğıtlara çeşitli aktiviteler yazın: “Bugün kahvaltıda yumurta yiyeceğim,” “Dişlerimi fırçalamayı unutmamalıyım”, “En sevdiğim çizgi filmi seyredeceğim” gibi… Bu kâğıtlardan iki tanesini çocuğunuza seçtirin. Bu yaştaki çocuklar renkli, yapışkan kâğıtlara bayılır. O günkü görevlerini çocuğunuzun ellerine yapıştırın ve üçüncü kâğıdı çekip çekmek istemediğini sorun. Akşam yatmadan önce gün içinde ne kadar çok eğlendiğinizden, bir sonraki gün neler yapabileceğinizden bahsedin. Eğer beş gün üst üste bu yöntemi devam ettirir ve başarıya ulaşırsanız, çocuğunuzun sabah karşı uyanıp kıyafetlerini yere atmayı bıraktığını göreceksiniz.
Çocuğunuz inatçı biri olabilir. Bu yüzden hemen sonuca ulaşamadınız diye üzülmeyin. Bir sonraki sefer dağıttığı eşyalarını toplamak için size yardım ettiğini göreceksiniz. Bir süre sonra birlikte bunu bir yarışa çevirebilirsiniz. 60 saniye içinde en çok eşyayı kim toplayacak şeklinde bir oyun oynayabilirsiniz.
Ertesi gün kâğıtlara neler yazacağınıza karar verin ama bunların içinde çocuğunuzun seveceği aktiviteler olmasına özen gösterin. Eğlenceli günler geçiren oğlunuzun psikolojisi tamamen değişecek ve gece uyanmaları sona erecek. Bu süreç her çocuğa göre farklılık gösterebileceğinden sabırlı olun.”

2 sevimli kural daha
Dr. Karp disiplin kurallarının mutlaka negatif olması gerekmediğini söylüyor.
1. Çocuklarınızın isteklerini gerçekleştirin. Dr. Karp, “Demek bugün okula gitmek istemiyorsun. Aslında fena fikir değilmiş. Eğer bir an önce hazırlanıp evden çıkarsak önce oyun parkına gideriz” şeklindeki tutumların çocuklarla aranızdaki çekişmeleri en az indirdiğini söylüyor.
2. Zamansızlık. Kendinize daha çok zaman ayırmak istiyorsanız gün içinde çocuğunuzla bolca vakit geçirin, oyun oynayın, parka gidin. Akşam olduğunda yorgun düştüğünden erkenden uyumak isteyecek.

SPOT: Laura Kalehoff’un kızı Julian 5, oğlu Celeste 3 yaşında.
Sorun
“Julia, iPod’umla oynarken Celeste de ablasının yanına yaklaşıp oynamak istediğini belirtti. Aralarında çıkan tartışmada iPod’um çekiştirme sırasında yere düştü ve kırıldı. Bir oran vermek gerekirse yüzde 75 yumuşak huylu ve sakin bir anneyimdir. Ne zaman bir şey kaybolsa ya da kırılsa çileden çıkmama rağmen çocuklara çok belli etmemeye çalışırım. Birkaç defa sert ifadeler kullanmış olmama rağmen kısa sürede yelkenleri suya indiririm. Dolayısıyla çocuklarım beni genellikle ciddiye almazlar. Önce halime şaşırır, sonra birbirlerine bakıp taklidimi yapmaya başlarlar. Bolca gülüşmeler eşliğinde tabii…”
Disiplin hatası
*Çocuğunuz sizi tam olarak hissedemiyor
Dr. Karp’ın önerisi
“Kendinize karşı direnç göstermeniz gerekiyor. Bu gibi durumlarda çocuğunuza karşı kullandığınız ses tonunuza dikkat etmelisiniz. Her zamanki ses tonunuzu kullanarak onları işe yaramaz. Kendinden emin ve sert bir ses tonu kullanmalısınız. Çocuklarınız bu tarzınıza alışkın olmadığı için, dikkatleri dağılacak ve sizinle dalga geçme teşebbüsünde bulunmayacaklar. Onlara karşı olan sevginizi disiplin kurallarınızla öyle bir kombine etmelisiniz ki onları sevmediğiniz gibi anlamlar çıkmasın. Olayın üzerinden biraz zaman geçtikten sonra karşılıklı oturup konuyla ilgili konuşarak birbirinizi daha iyi anlayabilirsiniz.
Bu yaştaki çocuklar teknolojiye karşı aşırı ilgili olduğundan benzer durumları sıklıkla yaşayabilirsiniz. Ayrıca çocuklar için en iyi öğrenme yolu deneme-yanılmadır. Parçaları çıkarıp takmayı, her tuşa gerekli gereksiz basmayı severler. Siz de onların bu ilgilerinin farkında olarak ‘iPod’ları çok seviyorsunuz biliyorum, birazda salona gidip orada birlikte müzik dinlemeye ne dersiniz?’ gibi yaklaşımlarda bulunabilirsiniz. Bu teklifi reddeden çocuklarınıza karşı ısrarcı olmayın. ‘O zaman birazdan benimle birlikte bilgisayarda oyun oynamak istersiniz belki?’ gibi birlikte yapacağınız farklı seçenekler sunun. Emin olun ki tekliflerden biri mutlaka ilgilerini çekecek ve birlikte bir şeyler yapacaksınız.”

İpucu
Yetişkinler beyinlerini daha kontrollü kullanır. Beyinlerinin bir küresinde mantık ağır basarken diğer yarım küresinde duygu daha ağır basar ancak bu durum çocuklarda biraz farklıdır. Çünkü onlar beyinlerine tam olarak hükmedemezler. Mesela çocuklar öfke nöbeti geçirdiği sırada beyinleri onları frenleyemez. Bu yüzden çocuğunuza karşı empati yapmayı ihmal etmeyin. Onu anlayabilmek için ses tonu ve beden dili çok iyi işaretler verir. Çocuğunuzu daha iyi anlamak için bu ipuçlarını takip etmelisiniz.