80’lerde çocuktuk

26 Haziran 2019

Değişen yeni dünya düzeni ve teknolojinin de son yıllarda hayatımızın merkezine yerleşmesi ile birlikte artık çocukların oyunları ve de hayalleri değişiverdi. Çok değil, henüz 80’li yılları görebilmiş çocuklar yerine artık 3-4 yaşından itibaren kreşle başlayan bir koşturmacanın içerisine dahil olan çocuklarımız var. Hangisi daha güzel? Bunun takdirini okurlarımıza bırakmak en güzeli. Ama biz yine de 80’li yıllarda çocuk olmak ne demekti hatırlatalım istedik. 80’lerde çocuk olmak bir kuşağın özlemlerini, yaşanmışlıklarını içinde barındıran yolculuğun en güzel adı olsa gerek. Susam Sokağı ile alfabeyi sökmek, Barış Abi ile adam olmaya çalışmak, belki de gülen gözlerle “iyi bayramlar” diyebilmekti 80’lerde çocuk olmak.

Barış Abi demekti

Pazar günleri ekran karşısına geçip Barış Abi ile adam olmaya çalıştık.

Saklambacı yanlış anlamaktı

Müziplik olsun diye mi bilinmez ama girilen yerden saatlerce çıkmayıp, mahallede ufak çaplı bir heyecana sebep olabilmekti.

Alf dizisini kaçırmadan izlemekti

TRT’nin yayınladığı efsane dizilerinden biri olan Alf için pazar gününü iple çekmek demekti.

Kasetlere kaydedilen sesti

Anne ve babanın en çok sevdiği kasetler üzerine konuşmalar ve şarkılar kaydetmek, kayıtlar ortaya çıkınca da üstüne fırça yemekti.

Anten ayarı demekti

Pazar günleri babanın çatıya çıkıp anten ayarı yaptığı sırada, ekran karşısında pencereden babaya “oldu-olmadı” diye bağırmaktı.

Susam Sokağı demekti

Birçoğumuz izlerken alfabeyi söktüğü ya da sayıları yiyen canavarlar sayesinde sayı saymayı öğrendiği Susam Sokağı, belleğimize kazınan kült çocuk dizilerinden biri oldu. Kermit’in şarkılarıyla deliler gibi eğlendik. Belki de bu yüzden üzerinden yıllar geçse de, kalbimizdeki yerini asla kaybetmedi.

Kumanda olmak demekti

Büyüklerin çay keyfi yaptığı sırada sürekli kalkıp televizyon üzerinden ses ve kanal ayarı yapmaktı.

Misket, taso ve gazoz kapağıydı

Birikimi gazoz kapaklarıyla yapmak, elde avuçta ne kadar misket varsa bir günde kaybetmek, kazanmak uğruna neler yapabileceğimizi görmek adına güzel bir oyundu.

Walkman ile gezmekti

Müzik tutkusu olanların pili bitene kadar tüm gücüyle can sıkıntısını bir kenara atan walkman’lerle gezmeleri demekti.

Neşeyle iyi bayramlar diyebilmekti

Arefe gününden yeni elbiselerini başucuna koyup uyuyan çocukların, bayramlarda kapı kapı dolaşıp şeker toplaması demekti.

BMX bisikletti

Karne hediyesi olarak alınan bir BMX’ti.

Birdirbir

“Birdirbir,

İkidir iki, olur tilki,

Üçtür üç, yapması güç,

Dörttür dört, kuş gibi öt,

Beştir beş, aldım bir eş,

Altıdır altı, yaptım kahvaltı,

Yedim yedi, elim sırtına değdi, sekizim seksek,

Dokuzum durak” diyerek, dünyanın her tarafında sevilerek oynanan bir oyun olan birdirbir oynamaktı.