PEKİ BEBEKLE KİM İLGİLENECEK?

30 Kasım 2014

Ailenizin minik ferdini bağrınıza bastınız ve onu çok seviyorsunuz. Doğum izni bitti bitiyor ve iş yaşamına geri dönmek zorundasınız. İyi de, bebeğe kim bakacak? Endişelenmeyin ve yazıdaki tavsiyelere kulak verin.

“İlk bebeğimiz dünyaya geldiğinde bir dostumuzun yönlendirmesiyle bebek bakıcısı da bulabileceğimiz bir şirkete başvurmuştuk. Hatırlıyorum da, bu bakıcının kalıcı olmasını gerçekten istiyorduk ve açıkçası bazı tehlike sinyallerini de göz ardı etmiştik. Bir gün bakıcımız telefon açtı ve oğlumun ağlamasını son derece “rahatsız edici ve üzücü” olarak niteleyip şikâyette bulundu. İkinci denememizde biraz daha titizlendik ve karşılığını da aldık. Bu kez eve bir bakıcı almak yerine, bebeği bir kreşe bıraktık. Bu durum bir yıl devam etti ve oğlum Erkin de orayı çok sevdi.”
Nilüfer Hanım’ın anlattıkları aslında son derece önemli. Çünkü iyi bir bakıcı bulmak gerçekten çaba gerektirir ama bu emeğe de değer. Uzmanlara göre çocukların duygusal, bilişsel ve fiziksel gelişimleri için bebeklik dönemi son derece önemli ve bu dönemde gördükleri ilgi (ya da ilgisizlik) ileriki yaşlarda eğitim hayatlarının ve toplumsal yaklaşımlarının nasıl olacağını belirliyor. Hatta yapılan bir araştırma kreşlerde bakılan bebeklerin solunum yolları ve kulak başta olmak üzere daha sık enfeksiyona maruz kaldığını ancak bağışıklık sistemlerinin de bu sayede daha güçlü olduğunu ve okula başladıklarında da arkadaşları kadar hastalanmadıklarını ortaya koydu. Yapmanız gereken şey aslında basit: Eksizsiz bir bakıcı arıyorsanız aramaya da erkenden başlayacaksınız! İpuçlarını da yazının devamında bulacaksınız…

Kreş mi ev mi?
Yaptığı işe ciddiyetle yaklaşan kreşlerde bakılan çocuklar üç ayrı grupta toplanır: Bebekler, yeni yürümeye başlayanlar ve okul öncesi dönemde bulunan çocuklarla ayrı ayrı ilgilenilir. Pek çok kreş de bebeklerin enken bırakılmasına ve geç alınmasına karşı hazırlıklıdır. Üstelik kreşte bebeğinizle ilgilenen kişi hastalandığında ya da izne çıktığında daima yedek bir elemanları da ellerinin altında bulunur.
Tam zamanlı kreşlerin aile bütçesine getirdiği yük ebeveynleri zorladığı için bazı anne babalar, Türkiye’de pek yaygın olmasa da, kendi evinde çocuk bakan aileleri tercih edebilir. Bu tercih gündeme geldiğinde fazla seçim şansı yoktur ve bebeklerle 4 yaşındaki çocuklar aynı ortamda bulunabilir ve günü birlikte geçirebilir. Yine de en sık başvurulan yöntem, bebeğin özel bir bakıcıya teslim edilmesidir.

Kontrolü elden bırakmayın
Bebeğinizle her kim ve her nerede ilgilenecek olursa olsun, öncelikle bu minik masum varlığı kimlere teslim ettiğinize dair içiniz rahat olmalı. Bunun için de ilk sormanız gereken şey, bakıcınızın bebek bakma konusundaki deneyimi olsun. İkinci olarak, bebeğinizin başka çocuklarla bir arada bulunup bulunmayacağını öğrenin ve bebeğin gün boyu kalacağı ortamdaki çocuk-yetişkin sayısını sorun. Türkiye’de ne yazık ki bu konuda kanunlar ya da yönetmelikler pek yeterli değil. Hatta öyle kreşler var ki bir bebeğe karşılık 6-7 çocuk aynı ortamda bulunuyor ve bunların tümüyle de tek bir bakıcı ilgileniyor. O yüzden bebeği bırakacağınız kreşteki bakıcının mesleki olarak eğitim almış olması çok önemli. Ayrıca kreşteki iş hacmini öğrenmeniz hatta kreşteki personel sirkülasyonu ve yeni gelen elemanların işe uyum süreçleriyle ilgili olarak dahi bilgi sahibi olmanız gerekebilir.

Sorun ve öğrenin
Araştırmalarınızı tamamladıktan sonra, gözünüzün tuttuğu merkezlerle ikinci tur görüşmelere başlayın. Bu kez elinizde sorular da olsun. Yöneticilerden, örneğin, bebeklerin tüm günü nasıl geçirdiğini anlatmalarını isteyin. Mesela bebeklere her gün kitap okunuyor mu? Mamalar ve yemekler kreş bünyesinde mi hazırlanıyor? Bebeği “sizin için” uygun saatlerde bırakmanızı ve almanızı sağlayacak “esnek çalışma saatleri” var mı?
Kreş yöneticisini ve bebeğinizin bakımından sorumlu olacak kişiyi dikkatle dinleyin ve verdikleri cevapların, sizin gözlemlerinizle paralel olup olmadığını da anlamaya çalışın. Sonra kreş içinde küçük bir tanıtım turuna çıkma isteğinizi dile getirin ve bebeğiniz o kreşte kaldığı sürece her nerede bulunacaksa, mutlaka yakından inceleyin. Altının değiştirileceği oda, üstünün giydirileceği yer, diğer bebeklerle bir arada bulunacağı mekân, yatıp uyuyacağı oda, hatta üzerinde oyun oynayacağı, ellerini süreceği masa ve oyuncaklar bile bu dikkatli keşif turundan nasibini alsın. Gözlem kriterlerinizi de unutmayın: Temizlik ve belli güvenlik koşullarının varlığı… İyi bir kitaplığının ve kitap arşivinin olması ve yaşına uygun oyuncakların bulunması da önemli kriterler. Aslına bakarsanız, konuyu ayrıntılarına kadar incelemekte fayda var. Örneğin oyuncaklar yaşına uygundur da, oynarken zarar görebileceği küçük kırıkları vardır veya içine bakterilerin saklanabileceği çatlaklara sahiptir. Size elbette mekânı ve çalışanları paranoyakça incelemenizi önermiyoruz. Sadece içinize sinmeyen her ne varsa “görün, sorun ve öğrenin” diyoruz.
Bu ziyaretinizde belki de en çok dikkat etmeniz gereken şey, bakıcılarla bebeklerin ve çocukların karşılıklı ilişkisi olmalı. Bakıcılar çocuklara nasıl davranıyor, seslerini yükseltiyorlar mı, kullandıkları kelimelerin içeriği aşağılama ve hakaret içeriyor mu, çocukla konuşmaları gerektiğinde onun göz seviyesine inmek üzere eğiliyorlar mı? Unutmayın, ziyaretiniz sırasında duyacağınız bağırma çağırma sesleri veya çocuk ağlaması sesleri kocaman bir soruna işarettir ve aynısını siz de yaşayabilirsiniz demektir.
Gözlemleriniz olumlu bile olsa, beğendiğiniz kreşle ilgili referans bulmaya çalışın. Daha önce orada bebeğine baktırmış birileri, halı hazırda bebeğini oraya bırakan bir anne hatta orada çalışmış birileri… Yine de asıl olarak içinizden gelen sese ve önyargısız olarak yaptığınız bütün o “yerinde” gözlemlere güvenmeniz gerektiğini de hatırlatalım.
Kreş yöneticileri ve personeli kendilerini bu kadar yakın mercek altına almanızdan hoşlanmayabilir ve bunu da sözleri ya da tavırlarıyla belli edebilir. Önemli değil. Kimseyi memnun etmek ya da size sunulanı olduğu gibi kabul etmek zorunda değilsiniz. Hepsinden önemlisi oraya kendi çocuğunuzu emanet edeceksiniz ve yanında olmadığınız onca saat boyunca ihtiyaçlarının tamamıyla karşılanacağından emin olmak da hakkınız. Bu arada… Güvenilir kreş bulmakla işin bittiğini düşünmeyin. Kreş dönüşü bebeğinizi de gözlemlemeyi unutmayın. Bazen henüz konuşmayan bir bebeğin bile davranışlarıyla çok şey anlatabileceğini hatırlayın.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir