Aşk ve Migren

1 Kasım 2018

Elden ayaktan düşüren migrenler geçirdiğinizde her şeyi yapmak daha zor; buna (açıkçası, özellikle) ilişkinizi yürütmek de dahil. Size gerçekten işe yarayacak tavsiyelerimiz var.

İster birkaç ayda bir yakalasın, ister her hafta musallat olsun migren bir ilişkiyi derinden yaralayabilir: suya düşen akşam yemeği planları, ebeveynlik görevlerini yerine getiremeyince oluşan dargınlıklar, yatak odasına libidoyu öldüren bir ağrıyla dalmak….

Daha fazla strese neden olabilecek bir şey daha var: Üçte ikisi kadın olmak üzere Türkiye’de 12 milyondan çok kişiye bela olan nörolojik hastalık migren çoğu zaman görünmez olabilir. Uzmanlar “Genellikle dışarıdan iyi görünürsünüz, bu yüzden eşinizin ne yaşadığınıza dair hiçbir fikri olmaz,” diyor. Hatta migreni olan kişiler ve eşleriyle yapılan bir çalışmada, üçte biri eşlerinin ağrılarının ne kadar ciddi olduğuna inanmadığından şüphelendiğini söylemiş. Uf!
Burada migrenin evlilik üzerine oluşturduğu en yaygın baskıların üçünü nasıl yönetebileceğinize dair pratik tüyolar sunuyoruz.

1- Eşiniz boşluğunuzu doldurmaya içerliyor ve sonunda patlıyor: “Sana ve çocuklara yardımcı olmak için elimden geleni yapıyorum, ama sen kendini daha iyi hissetmek için her şeyi denemiyorsun.”
Öncelikle, migreniniz veya ciddi baş ağrılarınız hakkında doktorunuzla konuşma-dıysanız veya geçen yıl içerisinde muayene olmadıysanız tedavi olmanız gerekir. Ne kadar çok çabalarsanız çabalayın, bu savaşı tek başınıza kazanamazsınız. Araştırmalara göre, migreni olan insanların yarısından azı tıbbi yardıma başvuruyor; oysa reçeteli ilaçlardan biyogeribildirim ve Botox’a kadar pek çok müdahale büyük bir fark yaratabilir. Ayrıca ufukta başka fırsatlar da var. Migren için üretilen ilk önleyici ilaç olan ve ayda bir iğne olarak uygulanan Aimovig, Mayıs ayında hizmete sunuldu ve başkaları da yakında piyasaya sürülecek.

Doktorlar, baş ağrılarınızın muayene gerektirecek kadar “ciddi” olduğunu düşünmeyebileceğinizi veya eşinizin yardım almanız için baskı yapmasının asabınızı bozabileceğini söylüyor. “Ama doğru teşhis ve sağlam bir tedavi planı ikinize de faydalı olacaktır.” Kendinizi daha az yük gibi hissedecek ve belki de biraz eğlenmeye gönüllü olacaksınız. Migren baş gösterdiğinde de eşiniz artık bu rahatsızlığın pençesinden kurtulmak için elinizden geldiğini yaptığınızı bilerek size daha şefkatli yaklaşabilir.

Doktor demişken, en azından bir muayeneye eşinizi de götürün. Soru sorması, endişelerini paylaşması ve bir uzmandan migrenin sizin anlattığınız kadar kötü bir şey olduğunu duyması için iyi bir fırsat olacaktır. Dr. Buse “Kendinizi eğitmek ikinizin de (sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve ilaç almak gibi) nelerin migreni olan kişinin kontrolünde olduğuna ve (atakların ne kadar sürdüğü veya kalıtsal yatkınlığı olup olmadığı gibi) nelerin olmadığına dair netlik kazanmasına yardımcı olacaktır,” diyor.

2-Artık plan yapmıyorsun. Nafile geliyor. Pek çok eğlenceli şey baş ağrısına neden olabiliyor!
Takviminizi doldurmamaya başlayınca, bir şeyleri beklemeyi de bırakırsınız ve bu ailedeki herkes için iç karartıcı olabilir. İşin sırrı, migren vurduğunda kırılmak yerine eğilen sözler vermektir. Örneğin deniz tatiline gidecekseniz çocuklarınızı tek bir otel odasına tıkıştırmak yerine, başka bir aileyle birlikte ev tutun. Bu şekilde migrene tutulduğunuzda eşinizin ve çocukların yanında arkadaşları ve hâliyle desteği olacaktır; siz de sessiz yatak odasında tek başınıza kalabilirsiniz. Bir partiye gitmek konusunda ikilemde misiniz? Ev sahibini önceden arayıp migreniniz azıttığında çekilebileceğiniz bir köşe olup olmadığını sorun.

Doktorlar “Her zaman keyfiniz olmasa da ikiniz için de önemli olan bazı faaliyetlere katılmak, ilişkinizi beslemenin elzem bir parçasıdır,” diyor. Son olarak, iyi hissettiğiniz günlerin tadını çıkarın. Bu zamanı biriken çamaşır veya evrak dağını azaltmak için kullanmak cazip gelebilir. Ama sevdiğiniz insanlarla eğlenmek de bir o kadar önemlidir.

3-İkiniz de artık sevgili gibi hissetmiyorsunuz. İlişkiniz daha çok huysuz hasta ve dargın bakıcınınki gibi. Hastalıkta ve sağlıkta birbirinizin yanında olacağınıza dair söz vermiş olabilirsiniz, ama aslında birbirinizi tutku ve birliktelik için seçtiniz. Evliliğiniz üzerindeki yükü olabildiğince hafifletmek için, destek ağınızı genişletin. Siz iş yapamaz hâlde ve eşiniz de uzaktayken aileniz veya arkadaşlarınızın arada bir çocuklara bakıp bakamayacağını veya akşam yemeği hazırlayıp hazırlayamayacaklarını öğrenin. Duygusal destek için başka birilerinin olması yardımcı da olacaktır.

Kendinizi iyi hissettiğinizde ilişkinizdeki denge ve samimiyeti pekiştirmenin yollarını arayın. Baş başa vakit geçirin (örneğin bir Cuma akşamı çocukları yatırdıktan sonra yemek yiyin) ve migren dışında herhangi bir şeyden konuşun. Koltukta komik bir film izlerken kendinizi kahkaha seline bırakın. Tabii tamamen kötü durumda değilseniz fiziksel olarak da yakınlaşabilirsiniz. Orgazm sonrasında salınan hormonlar, migreni olan insanların üçte birinin baş ağrısını hafifletiyor.

Ayrıca uzmanlar, yalnızca sarılıp yatmayı da öneriyor. “Önemli olan nokta, fiziksel yakınlığı bir derecede korumak veya o noktaya geri getirmek, çünkü eşinizle ilişkinizi diğer herkesle olanlardan farklı kılan en büyük şeylerden biri bu.”

30 SANİYELİK EVLİLİK (VE MİGREN) ÇÖZÜMLERİ

  • Karanlık uyku maskesi alın. Ekstra soğuk rahatlıktan da faydalanmak için buzlukta tutun. Artık sizin ışık hassasiyetinizin arttığı her atakta eşiniz de karanlığa hapsolmayacaktır.
  • Bir yemek servis programına üye olun ki alışverişi ve yemeği kimin yapacağı sorun olmasın. Ha tabi anneniz gelip yardım ediyorsa ne mutlu size.
  • Çocuğunuza bakmaya gelebilecek herkesin olduğu bir mesaj grubu oluşturun. Bu şekilde ikinizden birinin acil bakıcı ayarlaması kolaylaşacaktır.
  • Bebeğinizin çantasına bir migren kiti ekleyin. Işık engelleyen güneş gözlüğü, şapka, kulak tıkacı, su, ilaçlarınız ve daha iyi hissetmenize yardımcı olacak diğer her şeyi koyabilirsiniz.
  • Temizlik ve banyo ürünlerini kokusuz olanlarla değiştirin.
    Artık evde bir tetikleyici daha az!