Anne olma günü

3 Mayıs 2019

Yazan : Gülüş Türkmen

29 yaşındaydım, bir yıl dört aydır evliydim. Hayatımın çalkantılı dönemleri geride kalmıştı: Sıkıntılı eğitim yılları, ham aşklar, “Avrupa’da mı yaşasam ülkeme mi dönsem” ikilemi… Her seçim bir vazgeçişti ya, her vazgeçiş, sancılı da olsa, bir rahatlama getirmişti. Sonra, istediğim pek çok şeyi gerçekleştirmiştim: Şarkı söylemek, albüm yapmak, Türkiye’ye dönerek geniş aileme ve çocukluk arkadaşlarıma kavuşmak… Şimdi eşimle, Assos’ta denize sıfır bir otelde, baş başa tatil yapıyorduk. Bütün gün deniz, kum, güneş, hamakta sallanmaca! Bütün zaman bizimdi ve zaman o kadar genişti ki, üçüncü gün ne yapacağımı bilemez oldum. Yine deniz, yine kum, yine güneş. Akşam programı: yıldızları seyretmek. Ertesi gün, yine deniz, yine güneş, yine yıldızlar. Sonraki gün yine aynı. Diyeceksiniz ki, hayıflanıyor gibisin. Olur mu canım, insan hiç tatilden sıkılır mı? Ne mutlu bize! Hayat artık böyle “farninente” akıp gidecekti. Sıkılacak ne vardı? Kendime bir an önce yeni icatlar çıkarmam gerekiyordu sadece!

Kavga mı çıkarsam? Aman yok! Yeterince kavga ettim, artık sakin sakin oturmak istiyorum. Eşim de müzisyen ben de. Birlikte güzel müzik yaptık, biraz daha yapalım! Ama yetmez. Bir şey daha yapalım…

Evrenin sırrını daha fazla

keşfetmeye gerek yoktu

Dördüncü akşam, aynı yıldızları biraz daha seyrederken anladım: Evrenin sırrını daha fazla keşfetmek istemiyordum! Bu kadar evren bana yetmişti. Buna karşılık, yanımda uzanmış onları bıkmadan izleyen varlığın sırrını merak ediyordum: Bir insan yetiştirmek, gelişimini adım adım izlemek, hatta bu süreçte olumlu bir rol oynayabilmek, yetişenle dost olabilmek, aile olabilmek… Bunlar ne güzel, ne ilgi çekici konulardı! Bir insanın vücudumda meydana gelişini yaşamak, adım adım takip etmek, onunla birlikte değişmek, başka bir şekilde büyümek… Ve bir başka varlık için kendimi sahne arkasına almak. O yıldızları seyretsin, ben onu…

İşte o gece Gülüş’ten daha fazlası olmak istedim. Anne olmak istedim. Bilmediğim, hamilelik sürecimin birkaç gün önce başlamış olduğuydu!

Bu ay dergimizin teması, “koşulsuz sevgi”. İstemediği bir şey yapan çocuğuna küsen yetişkinler biliyoruz. Ya da karnesi iyi gelince baş tacı yapılan çocuklar. Bir çocuk, annesi ona küsecek diye korkarken, diğeri karnesi yeterince iyi olmazsa tahttan indirileceği için korkar. Koşullu sevginin her şekli tehdittir ve her tehdit zarar verebilir.

Koşulsuz sevmenin bir yolu, çocuk yapmadan önce kendi için güzel şeyler yapmak gibi geliyor bana. Yaşantısından tatmin olmak ve zamanını, emeğini bir başkasına vermeyi özgür iradesiyle istemek. Sonrasını merak etmeyin, orasını çocuk öğretiyor size. Anne olma gününüz kutlu olsun!