Yazlıkçı sitelerinin tarif edilemez huzuru – Fatih Türkmenoğlu

1 Ağustos 2018

Evet, devir değişti; Tabletler, sanal alem, sosyal medya her tür ilişkinin yerini çoktan aldı. Çocuklar ellerinde bir ipad ve kullanıcı şifresi ile doğuyorlar sanki. Gruplar halinde yemeğe gidip “çok eğlendik” postları giren ergenler, gerçekte akıllı telefonlarından başlarını kaldırıp karşısında oturan arkadaşıyla gözgöze iki kelam laf etmekten aciz. Herkes klavyesi ile cesur, romantik, macereperest…

Nerede o cumartesi saat 1’de AKM önü randevuları? Hani cep telefonu bile yokken, öyle buluşma saatleri zırt pırt değişmezken, on gün önce verilen söz, kar her yeri kaplasa bile, yerine gelirken…

Biliyor musunuz, hepimizin aslında o eski insan olduğumuza inanıyorum bazen. Koşullar yokuşa sürmüş hayatları; ama insan, aynı insan. Dost isteyen, sevmeyi ve sevilmeyi bekleyen, güvendikçe mutlu olan, yardım ettikçe yücelen, eline aldığı yüreğiyle aslında sadece onaylanmayı bekleyen, birlikte oldukça güçlenen…

Bizim kızlar bu yaz anneanneleriyle bir hayli uzun kaldılar. Onların Ayvalık’ta, 60’larda yapılmış sitelerinde. Herkesin birbirini elli küsur yıldır tanıdığı kırk evlik bir site burası. Zamanın gençleri, şimdi torun sahibi. Evler arası evlilikler olmuş, akrabalıklar gelişmiş. Birkaç ev satılmış, birkaç yeni sima resme katılmış. Devir sürekli değişirken, site asla değişmemiş. Hiçbir salon büyütülmemiş, hiçbir ev ikinci katı çıkmamış. Akıllı sistemler, uzaktan kumandalı alarmlar yakın markaja alınmamış.

Bu sitede beş yaşından itibaren her çocuk gece yarısına kadar sokakta. Bağırış çağırış yok, çok keyifli oyunlar, ah hiç bitmese tadında sohbetler var. Komşunun terasında yenen soğuk karpuz, arkadaşlarla elele plaj yürüyüşleri var. Güven, sadakat, değer bilme var.
Bu yaz bizde durumlar böyle. Tam eski usül yaz tatili kitaplarından yarım saat şöyle bir tekrar, onun dışında saklambaç, yakar top, evcilik. Biraz deniz, biraz güneş, bolca sevgi. Aynı 60lardaki gibi…