Yaşasın takım arkadaşlığı

4 Temmuz 2018

Şüphesiz ki yaşam çemberimizde sosyal ilişkilerin, sosyal ilişkilerimizde ise arkadaşlık ilişkilerimizin önemi büyüktür. Çocuklarda ise yaş ilerledikçe mecburi beraberlikler yerini, seçilen dostluklara bıraksa bile okul arkadaşlığının, sıra arkadaşlığının önemini inkar etmek imkansız.

Peki bir de sadece aynı mekanda bulunmak yerine, hem aynı mekanda bulunduğunuzu, hem aynı amaç uğruna çalıştığınızı, hem beraber terleyip, beraber dinlendiğinizi, hem de beraber kazanıp kaybettiğinizi, böyle aktif ve heyecanlı bir bütünün parçası olduğunuzu düşünün. İşte bu takım arkadaşlığı.

Bu ay ki yazımda takım arkadaşlığından bahsetmek istiyorum.

Hangi sporu yapıyor olursanız olun hem takım arkadaşınız hem de rakibiniz ile güçlü ve saygılı bir iletişim içinde olmayı ve bağ kurmayı öğrenmek her yaşta çok önemlidir. Takım ruhuna yatkınlık bir sporcunun kariyer yolunu belirleyen en hassas özelliklerden biridir. Takım halinde hareket edebilmek ise anlayış ve saygı gerektirir.

Spor yaparken birbirleri ile doğru bağ kuran çocuklar önce topluluk sonra ekip ancak en sonunda iyi bir takım olabilirler. Birbirleri için mücadele etmek, destek vermek, farkında olmadan gerçekleşen sağlam duygularla bağ kurmak, yetişkinliklerinde hatırlayıp uygulayacakları yegane öğretilerdir.

Çok sayıda öğrenci ile bireysel ve takım olarak ilerlemelerini gözlemlemiş biri olarak şöyle diyebilirim ki; toplumsal olarak saygı duyabilmenin yolu, bireysel durumlarda veya küçük gruplarda saygılı, hoşgörülü olabilmekten geçiyor.

Yaşasın beraber hareket edebilen, farklılıklarıyla birbirini kabul eden, birbirinin açığını kapatan takım arkadaşlar.

Çocuklara sporu sevdiren kitaplar: