Salgın var!- Dr. Sinem Karaca Atakan

1 Haziran 2017

Çocuk hastalıkları için yılın hangi döneminde olduğumuz her zaman öncelikli oluyor. Genellikle enfeksiyon hastalıkları sık görüldüğü için mevsimsel değişiklikler her zaman önemli etkenlerden biridir. Geçtiğimiz ay yine birkaç hastalık salgınıyla karşı karşıya kaldık. Bunların en önemlilerinden biri halk arasında beta mikrobu diye bilinen, bilimsel adı A grubu beta hemolitik streptokok olan bakterinin yaptığı boğaz enfeksiyonuydu. “Beta mikrobu” diye bilinen mikroorganizma boğazda iltihaplanma yapan bir çeşit bakteridir. Bulaşıcıdır ve bazı ciddi komplikasyonlara yol açabildiği için önemlidir. Altı aydan küçük bebeklerde genellikle hafif burun akıntısı ve düşük düzeyde ateş ile birlikte nezle yapar. 6 ay ile 3 yaş arası olanlarda, düşük dereceli ateş, eklem ve kas ağrıları ve nezle bulguları vardır. Şeffaf burun akıntısı, boyunda hafif ağrılı beze (lenf nodları), sinüzit, bazen de bunlara eşlik eden orta kulak iltihabı görülebilir. 3 yaş ile 12 yaş arasında ise, genellikle hızlı bir şekilde bademcik iltihabı (tonsillit), nezle (nazofarenjit) ve bazen de kızıl hastalığı görülür. Genellikle yüksek ateş, kusma, boğaz ağrısı, baş ağrısı, terleme ve yorgunluk ile bazen de bu belirtilere eşlik eden karın ağrısı ile kendisini gösterir. Hastalık başladıktan 12 ile 48 saat sonra çok bilindik olan döküntüleri ortaya çıkar. Bademcik, dil ve damakta görülen döküntüleri, büyük, şiş, kırmızı ve iltihap doludur. Beta enfeksiyonu çocuk ve genç erişkinlerde görülür. Okul gibi kalabalık ortamlarda yakın temasla salgınlar oluşturabilir. Enfeksiyon hastalıklarının yaygın olduğu sonbahar ve kış aylarında daha sık görülür. Damlacık enfeksiyonu denilen öksürük, hapşırık ve yakın konuşma ve öpme gibi yakın temas ile ve solunum yoluyla insandan insana çok kolay bulaşır. Özellikle kış aylarında ortamların yeterli havalandırılmamaları sonucu daha sık rastlanır. Ancak her boğaz iltihabı beta değildir. Ateşli boğaz yakınmalarının % 10-15 kadarında A grubu beta hemolitik streptokok mikrobu vardır. Beta mikrobunu hızlı saptayan testler ve boğaz kültürü ile tanı konulabilir. Tablonun durumuna göre ağız yoluyla ya da enjeksiyonla kullanılan penisilin grubu antibiyotikler verilir. Tedavi süresi en az on gündür, tamamlanması çok önemlidir. Tedavi sonrası kültür ile kontrol edilebilir. A grubu beta hemolitik streptokok enfeksiyonunun en önemli yönü tedavi edilmezse ortaya çıkabilecek sonuçlardır. Yeterli veya uygun şekilde tedavi edilmeyen mikrop vücutta daha sonra ateşli romatizma, kalp romatizması, eklem iltihapları ve böbrek iltihapları ortaya çıkarabilir. Bunlar antibiotik çağında çok seyrek
görülseler de ürkütücü sonuçlardır. Tüm çocuk hekimleri gibi yaşadığım kötü tecrübeler ve ailesinde bu sıkıntıyı yaşayan biri olarak bu kalp ve böbrek komplikasyonlarını ben çok önemsiyorum. Bu nedenle her boğaz ağrısı ve ateşli tablo mutlaka doktor tarafından değerlendirilmeli ve gerekli tedavisi mutlaka yapılmalıdır. Bazı kişilerde hastalık belirtileri olmaksızın mikrop bulunur. Bunlara taşıyıcı denilir, hastalığı bulaştırma ihtimalleri düşüktür. Eğer tedavisi yapılmaz veya gecikilirse erken veya geç komplikasyonlara neden olabilir; Erken komplikasyonları, streptokok enfeksiyonunun yayılması, genellikle ilk haftada olur, bunlar, bölgesel lenf nodlarının (beze) iltihaplanması, orta kulak iltihabı, sinüzit, az görülen zatürre, mastoidit, septisemi (kana karışması), kemik iltihabı ve toksik şok sendromu ile kendisini gösterebilir. Geç komplikasyonları, Akut romatizmal ateş ve böbrek iltihabıdır. Betadan korunmak için tüm enfeksiyon hastalıklarında olduğu gibi genel hijyen kurallarına dikkat edilmelidir. Okul, kreş gibi toplu yaşanan yerlerde, belirli aralıklarla boğaz kültürü alınmalıdır, enfeksiyon saptanan çocuklar eve gönderilmelidir. Hasta çocuklar tam olarak tedavi edilmelidir. Sağlıklı beslenme düzeni oluşturulmalı, C Vitamini tüketimi artırılmalıdır. Modern tedavi yöntemleriyle önlenebilecek ciddi komplikasyonlara neden olan ve sık karşılaşılan bu hastalıklarla ilgili bilgi ve farkındalığın artması önemli.