Oyuncak çocukları ne kadar mutlu eder?

1 Mart 2019

‘Kuşlar uçar, balıklar yüzer, çocuklar oyun oynar.’ Bu söz çocuk odaklı oyun terapisinin önemli isimlerinden Amerikalı Psikolog Garry Landreth’a ait. Yetişkin bir kişinin iletişim kurarken kelimeleri kullandığı gibi çocuklar da oyunu kullanırlar ve bu anlamda oyuncaklar çocukların kelimeleridir.
Hazırlayan: Uzm. Psk. Evren Morgül

Oyun mu oynatmalı, oyuncak mı almalı?  
Oyunun ve oyuncağın bu denli önemli olduğu bir dünyada, ebeveynler zaman zaman oyuncak seçiminde zorluk yaşıyorlar. Çocuğun yaşına uygun olmayan oyuncaklar seçmek veya çocuğun ihtiyacı olandan daha fazla oyuncak almak gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Çocuğa gereksiniminin çok üstünde oyuncak sunan ebeveynler iyi niyetle de olsa hata yapmış oluyorlar. ‘Çocuk mutlu olsun diye’ yüksek ücretlerle alınan tasarım harikası oyuncaklar sanılanın aksine çocukları olumsuz şekilde etkiliyor. 

Her şey hazır olunca…
Aileler fazla oyuncak alma yanılgısına düştüklerinde, bir süre sonra çocuğun oyuncaklara olan ilgisinin azaldığından şikayetçi oluyorlar. Bunun en büyük sebebi, çocuğun sahip olduğu çok sayıdaki oyuncağın içinden seçim yapmakta zorlanmasıdır. Zorlanan çocuk ise kendini rahatlatmak için oyuncaklardan uzaklaşmayı seçer. Ayrıca dışarıdan satın alınan birçok oyuncak hazır olduğu için hayal gücü yönünden de çocuğa pek bir şey katmaz ve çocuğun düşünme becerileri kısıtlanmış oluyor. Oysa ki çocukların yaratıcılıklarının gelişmesi için hayal etmeleri ve hayalde canlandırdıklarını ortaya koymaları gerekir.

Sadece günde 10 dakika
Çocuklarımızı mutlu edebilmek adına ihtiyaçlarından fazla oyuncağı sunmak yerine her gün en az 10 dakika onlarla oyun oynayarak ilişkimizi güçlendirebiliriz. Ebeveyn-çocuk ilişkisini güçlendirmek için oynanacak oyunlarda materyale ihtiyaç yoktur. Beraberce yürüyüş yaparken doğanın kendisi için en kıymetli oyuncaktır aslında; toprak, kum, kozalak, yaprak, su çocuğun üretimine sınırsız imkan sağlar. Ayrıca ‘kelimeler’ de kullanışlı oyuncaklardır. İki küçük kelime ile dahi yaratılabilecek sınırsız hikaye vardır ve çocuklar hikayeleri çok sever. Kelimelere melodi katarak şarkı yazabilir, efsaneleştirerek masal anlatabiliriz. Bu nedenle sadece kelimeler bile bir çocukla oynamaya yeter. Parmaklarımız, ellerimiz ve bedenimiz de hiçbir araca ihtiyaç duymadan çocuklarımızla mutlu anılar biriktirebilmemiz için yeterli olmaktadır. Parmaklarımız ile kukla, ellerimizle alkış, bedenimizle dans ve koreografi yaratabiliriz. 

Çocuğun ihtiyaç duyduğundan fazla oyuncağı var ise…
Oyuncakların bir kısmını göz önünden kaldırarak, belirli bir zaman sonra tekrar oynaması için çıkarıp değiştirebilirsiniz. Ayrıca, çocuğunuzla ‘oyuncak bakma’ ve ‘oyuncak alma’ günleri belirleyerek oyuncakçıya gidebilirsiniz. Oyuncak bakma gününde sadece bakıp, almadan çıkmak esastır. Oyuncak alma gününde ise gidip daha önce beğendiği oyuncağı alarak onunla bu keyfi paylaşabilirsiniz. Ebeveynler olarak çocuklarımızı mutlu etmek için onlara fazlaca oyuncak sunmak yerine, fazlaca oyunlarına katılalım. ‘Oyun’ oyuncaktan önce gelir, çünkü oyuncak yapılandırılmış ve tasarlanmıştır ancak oyunun içinde hayal, insan ve ilişki vardır.