Okula Dönüş!

3 Eylül 2018

19. yüzyılda çocuklar tarıma katkıda bulunsunlar diye tatil fikri doğmuş olsa da, aslında beynin de bir kas olduğu ve her kas gibi aşırı kullanılırsa sakatlanabileceğine dair endişeler, yaz tatilinin var oluş sebebini oluşturur.

Belçika’da yaz tatili 2 ay sürerken, Almanya’da 1.5 ay, ülkemizde ise yaz tatili takribi 2.5 sürüyor. Yani aslında yaz, bir rutin oluşturacak kadar uzun bir süreye yayılıyor ve çocuklar da, ebeveynler de, bu sürenin bir kısmında tatil yapan öğretmenler de yaz rutinine alışıyorlar. Şimdi yeni rutine nasıl alışacağız?

Okullar açılmadan en az bir hafta evvel eve, şehre dönmekte fayda var.

Okul ile ilgili olumlu hisler yaratacak hikayeleri gündelik sohbetlere sıkıştırmanızı, bunu yaparken de spordan destek almanızı öneririm. Örneğin basketbol seven bir öğrenciye “artık 1. sınıf öğrencisisin, öğlen tenefüslerinde basketbol oynayabileceğini biliyor musun?” gibi.

Şehre dönüp sayfiyeye veya tatile göre daha az hareket eder hale gelinmesine de spor ile çözüm bulabiliriz. Şehre döner dönmez hareketli olmak ve spor yapmak, iyi beslenen, iyi ve okul düzeninin gerektirdiği gibi erken yatar hale gelmek konularında yardımcı olabilir.

Okul için gerekenleri ve aslında kendi hayatı ile ilgili herşeyi seçerken, öğrencinin dahil edilmesi halinde çocuğun duyduğu aidiyet ve memnuniyet de artacaktır.

Okulda uzun saatleri geneli hareketsiz veya hareketsizliği yücelterek (sessizce dinle, otur ve hareket etme gibi yönlendirmeler ile) geçireceği için, okul dışı aktiviteler ve bunun dışında kalan serbest zamanları da planlamakta fayda var. Okul dışı aktivitelerin ve hatta serbest zamanların mümkünse hep doğada olması gerektiğine inanıyorum. Çocuklarımız eğer müdahale etmez isek, şehirde doğadan çok uzak büyümekte olacakları için, bu uzaklığın da fiziksel ve psikolojik bedelleri ile karşı karşıya kalacaklardır. Bu yüzden de ebeveynlere okul dışı zamanlarda doğada gerçekleşen faaliyetlere odaklanmalarını önerebilirim.

Mutlu ve bol hareketli bir eğitim-öğretim yılı dilerim 🙂