Neden sonbahar detoksu yapalım?

3 Ekim 2018

Sevgili anne babalar, geçen ay kış hastalıklarını ilaçsız atlatmak için evde uyguladığım reçetelerimi paylaşmıştım. Eğer kaçırdıysanız parentsdergisi.com ‘da ve “Doğal Annelik Yolunda” kitabımda hamilelere, annelere ve bebeklere uygun tarifler var. Geçtiğimiz ay okullar açıldı, havalar soğudu, bir anda çocuklarda gribal enfeksiyonlar artmaya başladı. Son 3 yıldır her sonbaharda kışı hastalanmadan atlatmamıza yardımcı olacak bir detoks uyguluyoruz. Bedenimizi dışarıdan ne kadar temiz tutuyorsak, iç organlarımızı da o kadar temiz tutmamız önemli. Temizlik derken lütfen reklamlardaki mikropları öldüren ağır kimyasallar aklınıza gelmesin. Bu tip toksik kimyasallardan zaten hayatımızda 80 binden fazla var ve bedenimizdeki faydalı bakterileri, bağırsak probiyotik bakterilerimizi ve hücrelerimizi yok ediyorlar. Amacımız etrafımızdaki mikrop ve virüsleri öldürerek kuvvetli kalmak değil. Amacımız zararlı kimyasalların ve ağır metallerin dışarıdan bedenimize girişini durdurmak, bedende bunların özellikle karaciğer ve dokularda birikimini azaltmak ve içeriden dokularımızı temizlemek. “Bu toksinler bedende dursa ne olur?” diye sorabilirsiniz. O zaman bir süre sonra fazla yüklenen karaciğer, bağırsak artık efektif bir şekilde boşaltım yapamadığı için bağışıklık düşüyor ve beden virüs ve bakterilere karşı savunmasız kalıyor. Sonrasında çeşit çeşit otoimmün hastalıklar çıkıyor; diyabet, obezite, kanser, MS… Bu hastalıkların görülme yaşının bebeklik yaşlarına kadar indiğini düşünürsek durumun vahimliğini ve ortada yapılan büyük yanlışı görebilirsiniz. Doğada hiçbir varlık boşuna yaratılmış değil. Bakteri ve virüsler aslında savaş açılacak şeyler de değiller. Amaçları bedende bozulmuş dengeyi tekrar yaratmaya yardımcı olmak. Görevlerini tamamladıklarında ya beden evrim sürecine yakışır şekilde eskisinden daha kuvvetli olarak çıkıyor, ya da bedeni yitiriyoruz. Bakış açımızı mikroplarla savaşmak yerine bedeni nasıl güçlendirebiliriz, bedenin iyileşme gücünü nasıl aktive edebiliriz ki onlar da bedende çoğalacak ortamı bulamasınlar diye dönüştürsek nasıl olurdu?

Gelelim sonbahar detoksunu nasıl yaptığımıza. Biz aslında volkanik bir kül olan bentonit kili ile bir kür uyguluyoruz. Her yaşa göre sulandırılmış bu kilden sabah akşam aç karnına içiyoruz. Bentonit aslında sanayide su tutucu, dolgu malzemesi olarak kullanılıyor. Ancak kilin en büyük özelliği negatif yüklü her türlü bakteri, virüs, parazit, ağır metal, toksin, tarım ilacı, zararlı kimyasallar, radyoaktif elementler ve elektromanyetik alan frekanslarını toplaması. Kili içtiğinizde bu zararlı şeylerin etrafını sarıyor ve bedende bir yere tutunmadan boşaltım sistemiyle atılıyor. Kilin su tuttuğu için rahat dışkı yapmak için bol su ile içilmesi gerekiyor. Kabızlık, ishal, mide bulantısı, ateş yanı sıra kanser ve otizmde de beden temizliğinde kullanılıyor. Ayrıca topikal olarak derideki mantar ve çeşitli cilt hastalıklarında lapa formatında sarılarak uygulanabiliyor. Ben bentonit kilini ayrıca yeşillikleri tarım ilacından ve toksinlerden arındırmak içinde yıkama suyuna ekleyerek kullanıyorum. Tabii Anadolu’da 80’den fazla çeşit kil çıkıyor. Kullandığımız bentonit kilinin detoks etkisi olması için mikrobiyolojik, radyoaktif ve ağır metal testlerinden temiz çıkması gerekiyor. Bunun için en güvendiğim marka Medikil. Doğalanneyim bentonit yazınca Google’da bu çok sevdiğim bizi sağlıklı yapan kil hakkındaki makalelerimde bentonit kiliyle yapılan kürü, kullanım miktarlarını ve tariflerimi okuyabilirsiniz.
www.medikil.com.tr’den alırken sizin için de özel bir indirim ayarladım. “dogalanne” kodunu kullanabilir veya telefonda benim ismimi vererek indirim alabilirsiniz.