Mutlu ve dolu bir yıl olsun

1 Aralık 2018

Hazırlayan: Fatih Türkmenoğlu

Artık günleri, haftaları değil; ayları kovalayamaz oldum. Güya esnek bir tempoda çalışıyorum, bir sürü boş günüm var, istemezsem bir işi kabul etmeme lüksüm var. Falan filan.
Nasıl oluyor da her anım doluyor, hiç aklım almıyor. Masanın ayağı, elektrik süpürgesinin filtresi, duşun telefonu, telefonun paraleli, radyatörün kaçağı, duvarın nemi. İşte hayatın özeti. İçine biraz iş, biraz spor, biraz kültür sanat, e hadi arada kısa birkaç gezi ekleyin. Bir tutam dost sohbeti, bir cimcik doktor ziyareti, bolca çocuk aktivitesini güzelce karıştırın. Sonunda bir bakıyorsunuz koca ay kanatlanmış, uçuvermiş. Elde kalan neymiş? Kocaman bir hiç, o kadarmış.

Yıl bitiyor. Geçen ay doğum günümdü; bir yaş daha fazlayım artık. Takvimler 2019 diyecek. Ben soranlara 50. Nasıl da akıyor dakikalar, saatler, haftalar? Durak yok. Zamanın da, hayatın da boşluğa asla tahammülü yok.

Malumunuz, pozitif psikoloji çalışıyorum epeydir. Hatta eğitimler, seminerler veriyorum. Bu alanın daha da genişleyeceğinden çok eminim. Pozitif psikoloji der ki, “Zaman zaman geri dönüp yaptıklarınıza, başardıklarınıza bakın. Eski belgeler, fotoğraflar, diplomalar, mektuplar olabilir mesela. Güzel anılarınızı canlı tutun. Kendi geçmişinizdeki iyi ve başarılı anları tekrar yaşayın.”

Çok doğru. Aynen onu yaptım. Albümü karıştırıp, harika anıları tekrar oynattım zihnimde. Birden hayatın o kadar da hızlı, dünyanın o kadar da boş bir yer olmadığını anladım yine. Ana şalterleri açtım sanki. Enerji kablolarından akımın geçtiğini hissettim. Günlük hay huy içinde unuttuğum ana amaçlarımı hatırladım. Evet, zannettiğim ölçüde kötü değil hiçbir şey. Zaten insan negatifi düşünmeye meyilli, öyle değil mi? Dağıttım gri bulutları. Kendime dolu geçmişimden, umutlu geleceğime bakan sıkı bir bakış ekledim. Ailemi kucakladım zihnimde.