Hadi artık kapat onu! Ama nedeeeennn???

14 Aralık 2018

Hazırlayan: Gülçin Karadeniz

“Çocuklar neden sürekli internete bağlanıp oyun oynamak istiyor?”

Evet, bu oyunlar çok cazip ve çok eğlenceli ve tabi ebeveynlerin de ellerinde telefonlar, dillerinde sosyal medya ifadeleri olunca çocukları suçlamamak gerekiyor diye de düşünebiliriz.
İnternete erişim, çocuğun bilgiye direkt ulaşması, problem çözme, yaratıcılık, analitik düşünme, neden-sonuç ilişkisi kurma, kelime ve sayıları öğrenme ve akılda tutma gibi becerilerin gelişimini destekleyen teknolojik bir mucize olarak karşımıza çıksa da uzun süre, kontrolsüz, amacı dışında ve bilinçsiz kullanım yönü ile endişeye ve korkuya neden oluyor. Özellikle de çocukları yalnızlaştırdığı sosyal ilişkileri kesintiye uğrattığı gerçeği çok düşündürücüdür! Zamanını çoğunlukla internet kullanmak ve bilgisayar oyunları ile geçiren çocukların sosyal gelişimlerinin önemli ölçüde gerilediği, bu çocukların öz güvenlerinin düşük, sosyal endişe düzeylerinin ve saldırganlık davranışlarının yüksek olduğu saptanmıştır. Kontrolsüz bir şekilde internette gezinen bir çocuğun karşısına şiddet, pornografi, ve kötü alışkanlıkları teşvik edici nitelikte içerikler çıkabiliyor. Bu içerikler özellikle küçük yaştaki çocuklar için ciddi problemlere yol açabilir. Örneğin, şiddet içerikli yayınlar çocuklarda saldırgan bir tutum ve kişiliğin oluşmasına sebep olabiliyor. Yine internet bağımlılığı başka sorunları da beraberinde getiriyor. Bu problemlerin başında; göz rahatsızlıkları, radyasyonun olumsuz etkileri, duruş ve iskelet yapısında bozukluklar meydana gelebilir.
Ancak, internetin ihtiyacın dışında ortalama iki saatten fazla kullanılıyor olması farklı bir durumu gündeme getiriyor! İnternet bağımlılığı genel olarak “internetin așırı kullanılması isteğinin önüne geçilememesi, internete bağlı olmadan geçirilen zamanın önemini yitirmesi, yoksun kalındığında așırı sinirlilik hali ve saldırganlık olması ve kișinin iș, sosyal ve ailevi hayatının giderek bozulması” olarak tanımlanabilir. Eğer çocuğunuz okula gitmiyorsa, internette geçirdiği zamandan dolayı ders başarısı düşmüşse, yeme ve uyuma bozukluğu yaşıyorsa, asosyal davranışlar sergiliyorsa daha da dikkat etmelisiniz. İlk olarak unutmamamız gereken internet bağımlılığı ciddi bir hastalıktır ve tedavi gerektirir.
Çocuğunuzun bağımlı değil etkili bir kullanıcı olması için ilk olarak sınırları iyi çizmeniz ve denetlemeniz gerektiğini unutmayın! Ve lütfen aşağıdaki noktalara dikkat edin:

1. Elbette ilk olarak onlara iyi rol modelleri olmaya özen gösterin.
2. İnternetin işe yarar olumlu bir biçimde kullanılabilmesi oldukça önemlidir. Bunun için çocuğunuzun yaptığı çalışmaları paylaşın. Ondan bir konuda yardım isteyin ya da araştırma konuları belirleyin.
3. Çocuğunuzun bilgisayar başında geçirdiği zamanı denetim altında tutun. Bilgisayar çocuğun yatak odasına değil ailenin çocuğun bilgisayar kullanımını denetleyebileceği bir odaya konulmalıdır. Çocuğunuz bilgisayarı kullanırken aralıklı da olsa yanına giderek çocuğunuzu izleyin. Çocuk, uzun süre tek başına bilgisayar ortamında kalmamalıdır. Ayrıca ses yüksekliğini de kontrol etmeniz gerektiğini unutmayın!
4. Çocuğunuzun interneti uygun kullanıp kullanmadıklarını denetlemek için bir denetim sistemi oluşturun. Ancak bilin ki filtre kullanmak yani teknik aracılık yapmak çocukların online risklerle karşılanmalarını azaltmaz ve engellemez. Uygun bulmadığınız şeyleri ona açık açık anlatın.
5. Hep bilgisayarla oynuyorsun, bu bilgisayarı göndereceğim, atacağım vb. tehditlerden uzak durun, çocuğunuzun size olan güvenini zedelemeyin.
6. Çocuğa zaman kavramını öğretmeye çalışın, çünkü çocuk oynarken zamanın nasıl geçtiğini anlamaz ve her zaman kullandığı süre ona yetersiz gelir. (Bunun için size Parents Dergimizin 2015 Aralık sayısında hazırladığımız bir çalışmayı hatırlatmak isteriz. Detaylar için www.parentsdergisi.com adresine bakın.)
7. Zaman kavramının yanı sıra çocuğa günü planlama becerisi kazandırmanın da en önemli noktayı teşkil ettiğini unutmayın! Çocuklar, okuldan geldiklerinde iki seçenekleri olduklarını düşüyorlar. Okuldan gelen çocuğa “önce dersini mi yapacaksın, oyun mu oynayacaksın?” demek yerine başka seçenekleri olduğunu hatırlatmamız gerekiyor (Örneğin; anne ile sohbet saati, kardeş ile oyun, resim yapmak, kitap okumak, futbol maçı yapmak vb. hobiye zaman ayırmak). Elbette, bu alışkanlık da diğer tüm alışkanlıklar gibi erken dönemlerde kazanılacak farkındalıklar ama neresinden başlarsak kardır! 20-20-20-20 kuralını da koyabilirsiniz.

Bilgisayar sonrasında onu hareketli etkinliklere teşvik edin. Bu ay size bu konuda bir etkinlik örneği hazırladık.

• Malzemeler:
Kağıt tabak (Yoksa daire şeklinde kestiğiniz bir kağıt/karton da işe yarayacaktır)
Gazlı boyalar

• Yapılışı:
Çocuğa okuldan yatma saatine dek ne kadar zamanı (kaç saati) olduğunu sorun ve tabağı o kadar parçaya kesin (bu kısmı okul öncesi çocuklarla da yapabilirsiniz),
Sonra her parça için bir etkinlik resimlemesini isteyin.
Ona pasta dilimleri şeklindeki parçaları istediği sıra ile gerçekleştirebileceğini söyleyin! Böylece, ilk olarak bilgisayar oynayıp o günkü bilgisayarla oynama hakkını doldurduysa geri kalan saatlerde çizdiği farklı etkinliklere zaman ayırması gerekeceğini görmüş olacak.
Sizin yapmanız gereken bunların denetimi, yani süre bitmeden bir kez hatırlatmak ve gerekirse sürenin dolduğunu yinelemek
İlk zamanlar sizi yorabilir, ancak tutarlı davranışlar sergilerseniz çocuk da kalıcı davranış değişikliğine neden olacaktır.
Okuma yazma öğrenmiş çocukların ajanda kullanmasına rehberlik edin, okula giden ancak henüz okuma yazma öğrenmeyen çocuklar ajandalarına resim çizerek günlerini planlayabilirler.

Günümüzde bilgisayar oyunları olmadan kendini oyalama becerisi kazanan çocuklar o denli azaldı ki.. Çocuğu, küçük yaşlardan itibaren bir hobi edinmesi (özellikle spor) ve bir müzik aleti çalması konusunda desteklemek hem onun özgüvenini yükseltecek, hem de bağımlılıklara yenik düşmesini büyük oranda engelleyecektir.