Evli, mutlu ve çocuklu aşkların sırları

1 Temmuz 2018

Hazırlayan: Büşra Özgüç

Aşk… Tek bakış ile kalp ritmini arttıran, düşüncesiyle bile böbrek ile dalağın yerini değiştirecek kadar kuvvetli bir kelime. Yazımızı okumaya başladığınıza göre kalbiniz bu kelimeye değmiş sanırız. Hatta değmekle kalmayıp bir de üstüne minik “bağlılık halkaları” ile taçlanmış görünen o ki…
Evliliğinizde kaçıncı yılınızı dolduruyorsunuz? 3-4-5 belki de daha fazla… Şimdi size bir soru. Evliliğinizde hala aynı heyecanı yaşıyor musunuz, üstelik çocuğa rağmen? Eğer cevabı biraz tereddütlü ise bu yazımız tam size göre. Sizin için “ilk gün” tadında evliliklerin sırlarını araştırdık. Şimdi yaslanın şöyle koltuğunuza, bakalım kalemimizden neler dökülecek sizin için…

1- “Her birey kendi içinde özgürdür.”
Kastımız asi ruh değil elbette. İlişkilerde yaşanan en büyük sorunlardan biri sürekli bir arada olmak, nefes alamamak. Evet, birlikte olmak şahane ancak herkesin kendine özel bazı zamanlar ayırması gerekir. Özlemek de sevdaya dair misali, ara sıra uzaklaşmak iyi gelir. Daha çok konuşacak konunuz olur hem. Kişisel hobiler ile “kendinize” ayıracağınız her vakit, daha sağlıklı bir iletişimin temelini oluşturabilir aslında. Bir düşünün olur mu?

2- “Onu daima dinleyin.”
Duymak ile dinlemek arasındaki fark “önemsemek”ten geçer aslında. Karşınızdakini duymak yerine dinlediğiniz zaman karşı taraf onu önemsediğinizi hisseder ki bu da pek çok kapının anahtarı olur. Konu ilginizi çekmiyor olabilir ve hatta dinlemek bazen yorabilir de. Ancak siz yine de elinizden gelen dikkati gösterin, hem ne kaybedersiniz ki?

3- “Karşı olduğunuz görüşlere de katılmayı bilin.”
Bunun özeti burnunuzun dikine gitmeyin aslında. Çift olmak demek, her konuda aynı fikre sahip olmanız anlamını taşımıyor. Bazen karşıt fikirde dahi olsanız, orta yolu bulmak için adım atmayı ihmal etmeyin. Bu yalnızca sizin için geçerli değil, sizin olumlu yaklaşımınıza karşı tarafın da kayıtsız kalacağını sanmayız. Fikirler farklı olsa da münakaşa yoluna gitmektense daima orta yolu bulmayı kovalayın. Daha çözümcül bir yaklaşım olacaktır.

4- “Huylarını kabullenin ve artık onu değiştirmekten vazgeçin.”
Çünkü kimse değişmez. Değişir gibi olur ama can çıkar huy çıkmaz dedikleri kadar var. Size ters gelen şeyleri olabilir, ona “kendi” doğrunuzu öğretmek için çabalayabilirsiniz de. Ancak günün sonunda değişme potansiyeli çok düşük olacaktır. İlişkinizi sekteye uğratmaktansa, bakış açınızı değiştirmeyi deneyin. Evet, belki istediğiniz olmaz ama aşk bazen de “o” olmak değil midir? Deneyin…

5- “Sert değil, yumuşak duyguya odaklanın.”
Hmm, karışık bir cümle değil mi? Her duygu, aslında başka bir duygunun dışavurumudur. Örneğin çok sinirliyseniz, temelinde üzüntülü olmanız yatar. Karşınızdakini yargılamadan önce bir saniye düşünün, nefes alın ve bakın altında yatan nedene. Bir çırpıda bağırmak ve tüm gemileri yakmak 5 dakikalık iş. Yangına körükle girmek yerine, olayların bir adım öncesini düşünün. Temelinde yatan duyguya emin olduktan sonra yüzeydekiler kalbinizi o kadar da kırmayacaktır.

6- “T harfinden uzak durun.”
Tehdit… Onu sürekli ayrılmakla, terk etmek ile tehdit etmeyin. İlişkiye sunulan “koşullar” zarardan başka bir şeye neden olmaz. Sürekli ayrılığın adını dilinize dolamak, işlerin can sıkıcı bir hal almasına da neden olacaktır. Bu yüzden bu kelimelere aman dikkat.
Elbette ilişkiyi canlı tutmak burada saydığımız 2-3 madde ile sınırlı değil, diplerden çıkaracağımız daha çok öneri var. Şimdilik bir virgül koyalım sözlerimize, ileriki sayılarda belki kaldığımız yerden devam ederiz.

Türkiye’de çiftlerin %66’sı cihazlarla fazla vakit geçirdiği için tartışıyor

Günümüzün dijital dünyasında, çiftlerin iletişim kurmak ve birbirleriyle bağlı kalmak için cihazlara bağımlı olması artık normal hale geldi. Ancak, Kaspersky Lab’in en son araştırmasına göre “bağlantılı aşk”, avantajlarının yanı sıra dikkate alınması gereken dezavantajlara da sahip. Örneğin, Türkiye’de çiftlerin %66’sı cihazlarla fazla vakit geçirdiği için tartışıyor. Bu da genelde çiftleri yakınlaştıran cihazların, kişileri birbirinden uzaklaştırıp ilişkileri riske atabileceğini de gösteriyor.

Aşk tazelemek isteyenlere

Wish More Hotel Istanbul’un SPA menüsünde yer alan birbirinden özel 6 farklı standart terapi seçeneğiyle hayatın stresinden uzaklaşarak şımarmaya ne dersiniz?

Bodrum Yarımadası’nın en güzel lokasyonu olan Gündoğan Koyu’nda yer alan Cape Bodrum, tamamen yenilen mimarisiyle mavi ile yeşilin, sadelik ve zarafetle birleştiriyor.

Paris’te aşk başkadır diyenlere Eyfel Kulesi manzarasıyla kendine hayran bıraktıracak Hotel Plaza Athenee’yi öneriyoruz. Hadi ne bekliyorsunuz, hemen bilet fiyatlarına bakmaya başlayın!

Dünyanın en lüks doğa ve SPA oteli olarak pek çok uluslararası ödülün sahibi olan NG Sapanca, yeni çiftleri bu özel anlarında yalnız bırakmıyor. Doğanın huzur ve sakinlik veren yapısı ilişkinize de yansıyacak.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir