Bir annenin kapsül gardrobu

14 Kasım 2018

Hazırlayan: Zeynep Erkan

Bir minimalizm trendidir gidiyor. Amaç, ihtiyacınız olan minimum eşyayla yaşamak. Yiyebileceğimizden, kullanabileceğimizden, giyebileceğimizden fazlasını satın almamak, fazla olanı elemek hatta ilişki kurduğumuz sosyal çevreyi bile buna göre sadeleştirmek. Bu yazıda bizi ilgilendiren kısmı giyim yani minimum sayıda kıyafetten maksimum verim sağlamak için yapılması gerekenler. Kapsül gardrop konsepti işte bu hedefi karşılıyor. Araştırmalara göre de hayatımızın %80’inde, kıyafetlerimizin %20’sini giyiyoruz. Bir başka deyişle farkında olmadan kendinize bir kapsül gardrop yaratmış oluyorsunuz. Fakat bu seçimleri bilinçli yapmadığımız için maksimum verim alamıyoruz. Bizi yansıtmayan, vücudumuzu iyi göstermeyen, içinde rahat edemediğimiz kıyafetlere kalıyoruz. Halbuki hayatımızın %80’inde üstümüzde taşıdıklarımız fiziksel ve ruhsal potansiyelimizi en iyi şekilde yansıtıyor olsa nasıl hissedeceğinizi düşünün. İşte bu yüzden kapsül gardrop üzerinde düşünmek için vakit ayırmaya değer.

Bir defa kapsül gardrop yaptınız mı:
• Sabahları ne giyeceğim derdinden kurtulursunuz çünkü bir kapsül gardroptaki parçaların hepsi birbiriyle giyilebilir.
• Gereksiz alışveriş yapmaktan kurtulursunuz çünkü aldığınız her parça, gardroptan diğer parçalarla giyilebilecek durumda olur.
• Ne giyeceğinizi düşünmeye ayırdığınız vakti sizin için daha önemli işlere ayırabilirsiniz; Çocuğunuzla kaliteli zaman geçirmek gibi.
• Özellikle çocuk bakımıyla ilgilenirken sizin için ikinci planda kalan giyiminiz tatmin edici bir seviyeye geri döner.

Peki kapsül gardropta neler oluyor? Herhangi bir kaynağı açıp okuduğunuzda ya da internet’te biraz araştırdığınızda karşınıza çıkan kapsül gardrop tarifi zamansız, klasik parçalardan oluşan, her kıyafetle giyilebilecek nötr renklerde, sade, belki çok da dikkat çekmeyen bir gardrop. Buna göre ilkbahar/yaz için ayrı, sonbahar/kış için ayrı 30 ila 50 parçadan söz ettiğimizi söyleyebiliriz. Bu anlayışa göre bize uzunca bir süre siyah kalem etek, beyaz gömlek, düz kesim siyah pantolon, trençkot, beyaz, siyah ve çizgili tişört gibi temel kesimlerde ve renklerde, desensiz (en fazla çizgili) parçaların herkesin gardrobuna girmesi gerektiğini düşündürdüler. Ama hayır, kapsül gardrop bu değil. Hayır, herkesin gardrobunda beyaz bir gömlek olması gerekmiyor. Hele ki bebeği, küçük çocuğu olan bir annenin gardrobunda beyaz gömlek olmaması daha bile iyi.

Kapsül gardrobun içinde esas bulunması gerekenler sizi ve hayatınızı yansıtmalıdır. Söz konusu olan sizin karakteriniz, sizin vücudunuz, sizin yaşantınız. Herkesin vücudu kalem etek giymeye müsait olmayabilir, herkesin cilt tonu, saç ve göz rengi krem rengi bir trençkotla uyumlu değildir ve tabii ki herkesin karakterini yani zevkini tek tip bir gardrobun karşılamasına imkan yoktur.

O halde kapsül gardrobunuzu nasıl oluşturacaksınız? Öncelikle kendinize sormanız gereken bir kaç soru var.

Günlerim ne yaparak geçiyor?
• Hayatınızı profesyonel, sosyal ve özel olarak 3’e ayırdığınızda vaktinizi ne yaparak, kimlerle görüşerek ve nerelere giderek geçirdiğinizi düşünün. Eğer hayatınızda siyah bir blazer ceket giyeceğiniz bir durum yoksa sırf klasik, temel bir parça diye neden siyah cekete para ödeyesiniz ki?
• Bunları yaparken nasıl görünmek istiyorum?
• Giydiklerimizle dış dünyaya bir mesaj veririz. Bu da kişisel imajı oluşturur. Siz nasıl bir imaj istiyorsunuz? Klasik parçalardan oluşan bir kapsül gardroba gerçekten ihtiyacınız var mı? O kadar ciddi, hatta belki de sıradan bir imaj istiyor musunuz?
• Vücudumun avantajlı ve dezavantajlı bölgeleri neler?
• Vücudumuzla ilgili düşündüğümüzde aklımıza hemen kalın kollar, kısa bacaklar, geniş kalçalar ya da karnımız geliyor. Esas odaklanmanız gereken nerenizin avantajlı olduğu. Kapsül gardrobunuzda bu bölgeye dikkat çekecek parçalara yer vereceksiniz.

Bu sorulara cevap verdikten sonra hayatınızı kolaylaştıracak kapsül gardrobu hazırlamak için gereken bilgiye sahip olacaksınız. Kendiniz için en uygun gardrobu oluştururken göz önünde bulundurmanız gerekenler ise:
• Tüm parçaların birbiriyle giyilebilecek nitelikte olması. Bir başka deyişle benzer stilde ve uyumlu kumaşlardan olması.
• Aralarında renk uyumu yakalanması. Bu demek değil ki tüm parçalar, her şeyle giyilebilen siyah, krem, beyaz, gri gibi nötr renklerde olmalı. Pekala tamamen pastel renklerde, birbiriyle uyumlu bir kapsül gardrop çıkartabilirsiniz. Eğer daha güçlü, canlı renkleri seviyorsanız tamamen mücevher tonlarında ya da baharat renklerinde bir gardrop yapmak isteyebilirsiniz.
• Hayatınızın farklı alanlarında giyilmeye müsait olması. Bu da demek oluyor ki kapsül gardrobunuz spor ya da çok şık, ağırlıklı gece giyilebilecek parçalardan oluşmamalı. Ufak bir dokunuşla aynı pantolonu hafta sonu da, ofise de, gece yemeğe çıkarken de giyilebilecek şekilde düşünerek seçim yapmalısınız.

Yazıyı, bir annenin kapsül gardrobuna örnek vererek bitirmek istiyorum ama siz yine de bunları gardrobunuzda olmak zorunda şeklinde görmeyin. Eğer bir parçanın rengini beğenmiyorsanız, daha çok kullanacağınıza inandığınız başka bir renkte bir kıyafet edinin. Eğer vücut tipiniz önerdiğim pantolon için uygun değilse, o renkte bir pantolona başka bir kesimde yer verin. Ve tabii ki zevkinizi ve hayatınızdaki sorumlulukları bu denkleme katmayı unutmayın.