5 madde ile okul öncesi eğitimin önemi

7 Ağustos 2018

-Atik Anaokulları Katkılarıyla-

Okullar kapılarını açmak için gün sayarken, 3 ve üzeri yaş çocuklara sahip anneler endişeli; çocukları okul öncesi eğitime başlamadan önceonlardan nasıl ayrılacaklarını düşünüyorlar. Ancak okul öncesi eğitimin çocuklara yararını ve çocuk gelişimine katkılarısaymakla bitmiyor. Annelerin korkularını biraz yenmeleri için okul öncesi eğitimin çocuklara faydasını 5 madde de toparladık.

1- Hem sosyal hem de akademik öğrenme için bir temel sağlar

Küçük çocuklar doğal olarak meraklıdır ve gözlemcidir. Ailelerinin ve toplumun değerlerini öğrenmek isterler; oyuncağın montajı için talimatların okunması veya bir satın alma için ödeme yapmak için doğru fatura veya madeni paraların seçilmesi gibi. Okul öncesi eğitim süresince çocuklar ilkokulun akademik taleplerine ön hazırlık imkanı sağlanır. Öğretmenler gerekli akademik ve sosyal becerileri edinmelerine yardımcı olacak çok çeşitli oyunlar ve etkinlikler sunarlar.

2- Çocuklar için yapılandırılmış bir ortam iyi bir fırsattır

Öğretmenler tarafından verilen talimatların dinlenilmesi, konuşmak/soru sormak için izin alma hakkı, sıra bekleme gibi temel davranışların kazandırılması okul öncesi eğitimle şekillendirilir. Böylece ilkokula başlamadan önce bu tarz davranışları çocuk özümser ve gerçekleştirir.

3- İlkokula geçişi kolaylaştırır

Okul öncesi eğitimde her ne kadar oyunlarla ve aktivitelerle çocukların gelişimi desteklense de aslında çocuğunuzun ilerideki akademik hayatı için bir ön çalışma olur. Aslında, bu programlar oyun yoluyla öğrenmeye dayanmaktadır. Bu yüzden öğrenme çocuğunuz için eğlenceli olacak, hiç şüphesiz!

4- Sosyal ve duygusal olarak gelişmesine yardımcı olur

Okul öncesi eğitimin yararlarından bir tanesi de çocuğun nasıl uzlaşma sağlaması gerektiğine, başkasına nasıl saygı gösterebileceğine ve problemlere nasıl çözüm getireceğine dair fırsat yaratır. Kendi kendine bir algı kazanacağı, keşfettiği, akranlarıyla oynayacağı ve güven kazandıracağı bir yer olacağını da unutmamak gerekir.  Okul öncesi dönemindeki keşfetmeye açık çocuklar kendi yetenek ve becerilerini kendi başlarına öğrenmenin yolunu bulurlar; kendi meyve suyunu boşaltmak ve atıştırmalık sofralarına yardım etmek gibi küçük görevlerden, boş zamanlarını nasıl geçireceklerine karar vermeye kadar. Bu onlar için çok iyi bir adım değil mi?

5- Aklını karıştıran sayısız soruya cevap bulur

Bu dönemde dünyayı yeni yeni keşfetmeye başlayan küçük kaşifler, etraflarındaki dünya hakkında harika sorular sormaya başlarlar; “yağmurdan sonra yağan sulara neler olur? Kuşlar oyun oynayabilir mi? ”Bir ebeveyn olarak bile, bazı sorularına cevap vermeye çalışırken kafanız karışabilir. Ancak okul öncesi  eğitimi işinizi kolaylaştırır. Çocuklarınıza keşif, deneme ve konuşma yoluyla cevap bulmasını öğretir.

Atik Anaokulları ile özgür çocuklar!

Çocuklarımızın her günü, bir birey olma yolunda gerekli olan yapı taşlarını toplamakla geçer. İşlenmemiş ve naif bir değer olan benliği ve beyni yaşadığı her deneyimle şekillenir. Biz Okul Önceciler bu sürece Altın Yıllar deriz. Sadece mesleki deneyim ve gözlemlerimiz değil, yapılan araştırmalar da bizi doğrular. 17 yaşına kadar olan zihinsel gelişimin %80’i 8 yaşına kadar tamamlanmaktadır. (Bloom; Fidan,1977) Sadece bu sonuç bile, Okul öncesi eğitimin tesadüflere bırakılamayacağına işaret eder.

Biz Atik Anaokulları olarak, çocuklarımızın Altın Yılları’nda, onların bireysel özelliklerine ve farklılıklarına saygı duyup hassasiyetle yaklaşarak, her bir gelişim alanında ayrı ayrı ilerlemelerine, yeni deneyimlerle donatılmış eğitim ortamlarında edindikleri yaşanmışlıklarla öğrenmelerine ve duygusal güven ile var oldukları kişilik gelişimlerine rehber olmaktayız. Güvenli ve öngörülerle dizayn edilmiş yaşam alanlarında, sonsuz şefkat ve ilgi ile geçirdikleri günler, bilişsel süreçler için rahat bir öğrenme alt yapısı hazırlarken; oyunlaştırılmış, keşfetme ve merak güdüsünü harekete geçiren bilgi paylaşımları onlara öğrenmeyi sevdirir. Bu süreçte ebeveynlerle el ele vererek ilerlerken, mutlu çocukların mutlu bireylere dönüşümünün en büyük tanıkları olmak ise paha biçilemezdir.