“Annee Ozi öyle diyoooo!

1 Temmuz 2018

Geçen ay bizim evde yeni biri çıktı ortaya diye başladı anlatmaya Nalan. Merakla dinliyorduk, kimdi neydi hikayenin sonu neye çıkacaktı acaba diye. “Rehberlikten aradılar evde Naz dışında bir kardeşi olduğundan daha bahsetmiş. Şaşırmamaya çalıştım ama öğretmen sesimden anladı tabi. ‘Belki bir uzmanla görüşseniz daha etkili olur.’ diye de ekledi. Tabi artık endişelenmem gerektiğini düşünüp hemen bir danışman araştırmaya başladım” dedi.Yaşadığımız çevre çocukları bu tür arayışlara itiyor olabilir.

Evinde aile dışından farklı arkadaşlarla beraber yaşayan Anne Babalar, bu yazı sizin için. Uzm. Psk. Sandy Kasar Ben ile Hayali arkadaşları ve neler yapabileceğimizi konuştuk.

Çocuklar hayali arkadaşa neden ihtiyaç duyarlar?
Çocuklar okul öncesi dönemde gerçek dünyada yaşadığı güçlüklere eşlik edecek yol arkadaşlarına ihtiyaç duyabilirler. Hayali arkadaşı çocuk için bir kolaylaştırıcı olarak
düşünebiliriz. Gerçek dünyada anlam vermekte güçlük çektiği konuları, hayal dünyasında anlaşılır hale getirmesine yardım eder. Algılanan dış dünyanın zorluklarının
çocuğun iç dünyasına yansıması hayali arkadaş ile görünür hale gelir.

Hangi dönemlerde bu durum ortaya çıkar?
Hayali arkadaş kavramının çocukluğun hayal ve gerçeklik arasındaki ayırımın tam olarak yapılamadığı 3 ile 5 yaş döneminde daha sık görüldüğü biliniyor. Bu durumun zaman zaman çocukların okula başlama dönemine kadar uzadığı görülebilir.

Ebeveynler çocuklarının bir hayali arkadaşa sahip olduklarını anladıkları an ne yapmalılar? Onlar da hayali arkadaş oyununa dahil olmalı mı yoksa olayın dışında mı kalmalılar?
Ebeveynler çocuklarının kendi göremedikleri biriyle konuştuğunu gördüklerinde korkabilir ve endişe hissedebilirler. Bu hayali arkadaşların onları yaratan çocuklar hakkında ne dediğini farkedebilmek önemli. Hayali arkadaş çocukluk döneminin doğal bir parçası olarak düşünülmelidir. Esasen hayali arkadaş çocuğun iç dünyasını görmeniz ve anlayabilmeniz için bir araçtır. Bu nedenle çocuğun hayali arkadaşının olabileceği fikrini kabul etmeli ve çocuğa anlaşıldığı hissettirilmelidir. Bu durum hayali arkadaşın desteklenmesi ve gerçekliğinin teyidi anlamına gelmiyor. Bu sadece hayali arkadaşın çocuğun dünyasını anlamak ve baş etmekte güçlük çektiği durumların farkedilmesine hizmet ediyor. Bu nedenle yargılama, yadırgama, eleştirme ve değerlendirmelerden kaçınan bir duruşla çocuğun hayali arkadaşı ile oynamasına izin verilmelidir. Koşulsuz kabul edildiğini ve anlaşıldığını hisseden çocuğun stresi azalır ve kendi ile ilgili olumsuz inançlar geliştirmesini engeller. Unutulmamalıdır ki gelişim dönemi içinde olan çocuklarda hayal ile gerçek arasındaki fark net değildir ve bu nedenle çocuğun bu farkı anlamasına yardımcı olabilmek için, çocuğun ebeveyni hayali arkadaşı ile tanıştırmadan yada oyunlarına sizi davet etmeden çocuğun hayali arkadaşını görüyormuş gibi davranıp oyunun içine dahil olunmamalıdır. Bu çocuğunuzun kafasının daha da karışmasına neden olabilir. Sizi hayali arkadaşı ile olan oyunlara dahil etmek istediğinde oyununa uygun olarak uyum sağlanmalıdır. Ancak sağlıklı sınırları yetişkinin belirliyor olması önemlidir. Oyunu çocuğun yönetmesine izin vermeli ancak kendi yaptığı hataları hayali arkadaşına yükleme gibi durumlarda önce duygusunun ne olduğunu fark ettiğinizi ona somut bir şekilde göstermek ve sınır koymak uygun olacaktır. Hatanın yapılabilir bir şey olduğunu ve davranışın sorumluluğunu alması ve telafi etmesi öğretilmelidir.
Hayali arkadaşla ilgili ebeveynlerin yapabileceği en iyi şey, çocuğun hayali arkadaşına ne çok fazla inanmış gibi gözükmek ne de yalanlayarak sürecine dahil olmak. Örneğin çocuğunuz yanınıza geliyor ve size hayali arkadaşını tanıtıyor; “Baba, anne benim “…….” isimli arkadaşımla tanışın karnı çok acıkmış..” dediğinde; (Oyun dilinde iletişime geçerek..) “Bu harikaaa! Çünkü karnımın gurultusunu duyduğum için karnı tek acıkan benim zannediyordum. Karnımı dinlemek ister misin?” diye yanıt verirseniz hem çocuğunuz ile oyun dilinden konuşarak iletişime geçmiş oluyorsunuz, hem de çocuğunuzun dış dünya ile bağ kurabilmesine yardım etmiş oluyorsunuz.

Hayali arkadaşın çocuklar üzerinde olumlu etkileri olur mu?
Hayali arkadaş çocuğun dış dünyaya uyum sağlamasını kolaylaştırır. Çocuğun değişimlerle (şehir değişikliği, ev değişikliği, kardeş doğumu, boşanma, hastalık vb.) duygusal sıkıntılarla baş etmesini kolaylaştırır ve sıkıntılarına yönelik tüm becerilerinin geliştirmesinde faydalıdır. Başkalarını ve kendini anlama ve duygularını ifade etmesine, sınırları öğrenmesine, sosyal ilişkileri önceden deneyimlemesine olanak sağlar. Bu da özgüveninin gelişmesine yardım eder. Güçlü olumsuz duyguları ve dürtüleri kontrol etmesine yardım eder. Hayali arkadaşa sahip çocukların ayırt edici özelliklerinden biri, dünyayı başkalarının gözünden görebilmeleridir.

Okul döneminde hayali arkadaşıyla iletişime geçen çocuk, arkadaşları tarafından zorbalığa uğrarsa neler yapılmalı?
Çocukların okul döneminde sosyal ilişkileri artar. Sosyal iletişim becerileri geliştikçe hayali ilişkilerinin zayıfladığını düşünebiliriz. Yaş ilerledikçe ve gerçekle kurulan ilişki arttıkça hayal dünyasında geçirdiği zaman azalır. Nadir olarak, uzamış bir hayali arkadaş okul ortamına taşınmış ise, bu durum bir ruh sağlığı uzmanı rehberliğinde kontrol altına alınmalıdır. Ebeveyn, psikolog, öğretmen ve okulun rehberlik birimi koordineli olarak takip etmelidir.

Hayali arkadaş ne zaman tehlikeli olur? Tehlikeli bir durum yarattığında aileler nasıl önlemler almalı?
Bir süre ebeveyn tarafından takip edilmelidir. Normalin dışında olarak değerlendirilen davranışları gözden kaçırmamak gerekir.
• Çocuğun hayali arkadaşı dışında hiç arkadaşı olmaması durumunda,
• Diğer çocuklar ile oynamaya ilgisi olmadığında,
• Hayali arkadaşıyla geçirdiği süre gerçek dünyada geçirdiği süreden daha fazla ise,
• Hayali arkadaş ile ilgili olarak çocuğun gelişimine uygun olarak görülen sürenin uzaması
durumunda,
• Hayali arkadaşlar çocuğa kötü şeyler yaptıran, onu saldırgan olmaya teşvik eden arkadaşlar ve sanki kontrol bu arkadaşların elindeymiş gibi ise,
• Yaptığı davranışların sorumluluğunu almıyor ve hayali arkadaşının yaptığını söylüyor ise,
• Hayali arkadaşının ona bir şeyler yaptırdığını söylüyor ise,
• İsteklerini hayali arkadaşı üzerinden istiyor ise,
• Diğer çocuklardan korkuyor ve onlarla aynı ortamda bulunmaktan şikayet ediyor ise, çocuğunuz duygusal bir sıkıntı içerisinde olabilir. Çocuk gerçek dünyada kalmayı hayal dünyasında yaşamayı seçiyorsa çocuğu sık sık gerçeklikle bağ kurmasına rehberlik etmek gerekir.

Hayali arkadaş durumu ne zaman son bulur?
Çocuklar dış dünya ile ilgili daha fazla bilgi edindikçe hayal ve gerçek arasındaki farkı anlamaya başlar. Hayali arkadaşlar genellikle 5 yaşın sonlarına doğru son bulur.

Çocuk istediği bir şeyi hayali arkadaşı istiyormuş gibi davranarak gizli mesaj vermeye çalışabilir mi?
Çocuklar 5 yaşına gelene kadarki dönemde gelişmeye başlayan hayal güçleri nedeniyle yalan söyleyebilir. Bu döneme kadar söylenen yalanların doğrudan genişhayal gücü ile ilişkili olduğunu, yaş ilerledikçe ve çocuğun gerçekleri kavramadaki becerisi geliştikçe normale döndüğünü söyleyebiliriz. Çocuklar gerçeği iyi değerlendiremedikleri için söyledikleri hayali yalanlar olması muhtemeldir. Hayali arkadaş ; hayalet, canavar vb. bu dönemde sıklıkla görülen ve ebeveynler tarafından anlamlandırılamayan durumlardır. Bunda çocuğun izlediği filmlerin etkisi olduğu gibi daha psikolojik nedenleri de olabilir. Çocuk hayali arkadaşına günlük hayatındaki suçluluğunu atfeder ve rahatlar. Örneğin evde bir şey kırılmışsa onu çocuğunuz yapmamıştır! “Ben yapmadım” onu hayali arkadaşı olan Ali yapmıştır. Bu durumlar bu yaş dönemi içinde normal ve kabul edilebilirdir. Ancak sağlıklı sınırlar koyarak çocuğu gerçeği söylemeye teşvik etmek uygun olandır. Sınırlar çocuğun güvende hissetmesini sağlayarak gerçeğe teşvik eder.

Olmayan bir dünyayı temsil eden çizgi filmleri hangi yaştan itibaren izletmeliyiz?
Sanal dünya anne babaların çocuklarını sakinleştirebildikleri bir kurtarıcı dünyayı da temsil eder hale geldi. Yemek yemediğinde, ağladığında, uyumadığında ekran karşısında temel ihtiyaçları karşılamaya dönüşen bir yapı oluştu. Durum böyleyken çizgi filmler çocukların vazgeçilmezi haline dönüşüyor. Bu konuda çok fazla araştırma ve öneri var. Pedagoji derneğinin yaptığı açıklamada 0-3 yaş arasındaki çocuklar olabildiğince ekrandan uzak kalmaları öneriliyor. 3-6 yaşındaki çocukların günde en fazla 20 ile 30 dakika, 6-9 yaş 40-50 dakika arası, 9-12 yaş 60-70 dakika, 12 yaş ve üzeri günde toplam 3 saati geçmemek kaydıyla ekran başında kalmalarını uygun buluyor. Bazı araştırmalar 2 yaş itibari ile günde iki defa en fazla 20 dakika olacak şekilde televizyon izletilmesini uygun buluyor.

Yaşı ilerlemesine rağmen çizgi film karakterleriyle kendini bağdaştıran ve o karaktermiş gibi hareket eden çocuklardaki sorun nedir? Hayal alemine gizlenmesi neyin gerekçesidir?

Çocukların internette şiddet içerikli çizgi filmler izlemeleri veya şiddet içerikli oyunlar oynamaları şiddeti çocuklarda sempatik ve ilgi çekici bir hale getirmektedir. Fiziksel gelişimleri onları birçok faaliyette yetişkinlerin yardımından bağımsız kılma yetkinliği verir. Çocuklar çevrelerinde belli bir hakimiyetleri olduğunu kanıtlama çabası içindedirler. Bu nedenle anne babasının veya bakım veren kişilerin sınırlarını zorlamak isteyebilir. Okul öncesi dönemde çocukların zihinsel gelişimi, onların olayları ve sonuçlarını somut olarak algılamalarını sağlar. Bu dönemde çocuklar, her şeyi gerçekmiş gibi algılama eğilimindedirler. Bu nedenle televizyonda izledikleri her şeyin gerçek hayatta yapılabilecek şeyler olduğu tuzağına kolayca düşebilirler. Sanal dünyada çocuk gerçek dünyada sahip olmadığı olumlu inançlara sahip olmasını sağlayabilir. Şayet sanal dünya gerçek dünyadan daha fazla olumlu inanç geliştirmesini sağlıyorsa çocuk burada daha fazla vakit geçirmek isteyecektir. Örneğin diğer arkadaşları tarafından istenmeyen ve zorbalığa maruz kalan bir çocuk savaş oyunları oynayarak gerçek hayatta kaybettiği gücü sanal ortamda geri kazanmaya çalışabilir. Veya derslerinde başarısız bir çocuk sanal ortamda sık sık başarıyı hissedebileceği oyunları seçerek vakit geçirebilir.

Çocuklarda sanal-gerçek algısını oluştururken nelere dikkat etmeliyiz?
Sanal ortam kullanımı 3-6 yaş grubu içinde yer alan çocuklar için çok dikkatli bir şekilde planlanmalıdır. Çünkü bu yaş grubundaki çocukların özellikle bedensel ve sosyal etkinliklere ihtiyaçları vardır. 0-6 yaş arasında öğrenme, yaşayarak (deneyimleyerek) gerçekleşmelidir. 3-6 yaş çocuklarının sosyalleşmesi, arkadaşları ile koşup oynaması, oyun kurması, tartışma ve tartışmayı çözme yollarını öğrenmesi gerekir. Aynı şekilde arkadaş gruplarının içinde gelişimine devam ederken sanal dünyadan da haberdar olması önemlidir. Bu nedenle kontrolü sağlanan sanal dünyayı tanıma önemlidir. Bilgisayar, ipad ve TV başında geçirilen uzun, hareketsiz ve yalnız saatler, çocuğunuzun hem sosyal hem bedensel hem de bilişsel gelişimini olumsuz etkilemesi olasıdır. Bu nedenle çocuğunuzun gireceği sanal ortamın öncelikle güvenli olduğunu kontrol etmek ve süre olarak yaşına uygun sınırlama getirmek önemlidir.

Yaşadığımız ya da araştırdığın vakaları ve nasıl ilerlendiğini paylaşabilir misin?
Profesör bir test sorusu olarak öğrencilerinden bir karıncanın çevresindeki hayvanları nasıl ayırabileceğini düşünmelerini istemiştir. İşte sonuç: Karınca hayvanlar alemini
iki sınıfa ayırmaktadır.
A) Aslan, kaplan ve çıngıraklı yılan gibi şefkatli ve iyi huylu hayvanlar
B) Piliçler, ördek ve kazlar gibi yırtıcı hayvanlar olarak ayırmışlardır.

Yaşamda var olan her varlığın yaşamını sürdürebilmek için çevresini anlamlandırmaya ve sınırlarını bilmeye ihtiyacı vardır. Yukarıdaki hikayede bahsi geçen karıncanın , çevresindeki varlıkları ele alışı gibi çocuklarımızın da çevresindeki varlıkları nasıl anlamlandıracağı ve güvenli ortamını nasıl yaratacağı konusunda ebeveynler olarak rehberlik ederken çocukların dünyaya dair algılarıyla hareket etmek bizim sınırları belirlememizde yardımcı olacaktır. Çocuklar, kurallarını bilmedikleri bir dünyaya doğarlar. Hayali arkadaş çocuğun dünyayı keşfederken uyum sağlama sürecini ve anlamlandırmasını kolaylaştırıyorsa endişe edilmemelidir. Çocuğun dünyayı anlamlandırma yolunun bizimkinden farklı olması demek yanlış veya problematik bir durumu sembolize etmez. Ebeveyn olarak bu farklılığı görmek ve takip etmek önemlidir.